O Tesis'in Açılışını Yapıldı

1 Temmuz 2020 Çarşamba 13:17

O Tesis'in Açılışını Yapıldı

Devrek Hışıroğlu Mevkinde hayata geçen Baston Park yerli ve yabancı ziyaretçilerini bekliyor.

Zonguldak’ın Devrek ilçesinde 2016 yılında inşaatına başlanan ve 2019 yılında işletilmek üzere Öğretmen evine teslim edilen Devrek Baston Park yerli ve yabancı ziyaretçilerini bekliyor.
2016 yılında Güdümlü Proje Desteği kapsamında BAKKA tarafından desteklenen ihalesi yapılarak Devrek Baston Müzesi ve Doğa ve Kültür Parkı 35 dönümlük çevrili bir arazi üzerine kurulan ve içinde birçok kültürel ve sosyal aktiviteyi barındıran tesiste başta ilçenin sembolü olan Devrek Bastonu ve yine ilçenin ünlü simidinin imalatının yer aldığı tesis hakkında bilgi veren Devrek Baston Park Müdürü Hüseyin Okay, şöyle dedi:
”İlçemizde Devrek Baston Satış Merkez, Müzesi ve Doğa Kültür Parkı Projesinin yer aldığı tesisimizde Devrek bastonculuğunun korunması, sürdürebilirliği ve bastonculuk ve hediyelik eşya alanlarının devamlılığı için iyi bir dinlenme ve çalışma ortamı oluşturulmuştur. Baston Park’ta Devrek Baston kültürünün sergilendiği Baston Müzesi, yöresel ürünlerin satışa sunulduğu yöresel yemek (beyaz baklava, kömeç, simit) kültürünü yansıtan kır lokantasının yer aldığı ve 2016 yılında Güdümlü Proje Desteği kapsamında BAKKA tarafından desteklenen ihalesi yapılarak Devrek Baston Müzesi ve Doğa ve Kültür Parkı’nın tamamlanması bitirilerek Eylül 2019’da BAKKA’dan teslim alındı. Tesisimizin içinde baston imalat ve satış dükkanları, hediyelik eşya dükkanları, Devrek baston müzesi, baston imalatı için kara fırın, serender, Devrek ekmeği imalatı için fırın barındıran Devrek evi,100 kişilik kır lokantası, idari bina, güvenlik binası, yöresel ürünler pazarı, bir kilometrelik yürüyüş parkuru, kır düğün alanı, otopark mescidin yanı sıra 40 ıhlamur,40 kestane, 40 kiraz,40 deveci armudu ile çilek bahçelerimiz gezip görmeye değer yeşil alanlarımız içerisinde misafirlerimizi beklemektedir. Ayrıca hedeflerimizden birisi de gençlerimizi gerçekleştirilecek olan sosyal aktivitelerle ekranlardan uzak tutarak akranları ile bir araya getirmektir. Baston Parkımızda engelli vatandaşlarımız ile çocuklarımızın aileleri ile hoş vakit geçirebileceği alanlarımızı da göz ardı etmemek lazım. Devrek Baston Parkımız ulaşım açısından da çok kolay diyen Okay, Gerek Ankara, gerekse İstanbul’dan gelecek ziyaretçilerimiz Devrek’te bizleri ziyaret ettikten sonra aynı güzergahlarda bulunan il ve ilçelere de kolayca ulaşabilirler ve ilçemizde konaklamak isteyen yerli ve yabancı ziyaretçilerimiz içinde kaliteli konaklama otellerimiz de mevcuttur."

Etiketler:

zonguldak , devrek , hüseyin okay , baston , park ,

Yorumlar

"Ereğli'nin yüzde 49'u Erdemir'den öncede dışardan gelmişti"

19 Haziran 2020 Cuma 18:50

"Ereğli'nin yüzde 49'u Erdemir'den öncede dışardan gelmişti"

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Belediyesi’nin Ereğli’nin kurtuluşun 100. yılında düzenlediği e-sempozyumun 2’nci gününde araştırmacı, yazar, akademisyen, gazeteci ve yerel tarihçilerden oluşan 12 katılımcı Ereğli’nin birikimini çok yönlü ortaya koyan sunumlar yapıp önerilerde bulundu.

Tebliğlerde, tarımdan, kömüre, sanayiden, çalışma hayatına, tarihten ekonomiye kadar çok önemli bilgiler yer aldı. Eğitim, sağlık, turizm, siyasi tarih ve kültürel mirasın da konu edildiği e-sempozyumda Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu ‘Kurtuluş Savaşı'nda Ereğli’, E. Amiral, Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu Direktörü Cem Gürdeniz ‘Alemdar Olayı ve Siyasal Sonuçları’, Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Aydın Erol ‘Ereğli ve Kömür-Uzun Mehmet’, Gazeteci-Yazar ve Araştırmacı Sina Çıladır ‘Çileğimiz, Kömürümüz ve Logomuz’, Tarih Öğretmeni Burhan Akbaş ‘Erdemir’in Kuruluşu ve Ereğli’ye olan etkileri’, Sendika Uzmanı Can Şafak ‘Ereğli'de Sendikacılık/Beyaz Gemi Olayı’, Rest. Uzmanı, Yüksek Mimar, İnşaat Mühendisi Ahsen Karagöl ‘Karadeniz Ereğli Kalesi ve Surlarının Kültür Mirası Olarak Anlamı ve Değeri’, Prof. Dr. Ruşen Keleş ‘Ereğli'nin Yönetsel Yapısı-Kentleşme-Demografik Yapı’, Zonguldak ve İzmir eski milletvekili, yazar Kemal Anadol ‘Ereğli seçmeninin siyasi tercihleri’, Gazeteci Meliha Okur ‘Ereğli Ekonomisi ve Sorunları’, Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz ‘Ereğli'de Eğitim ve Sağlık’ ve ÇEKÜL Vakfı Temsilcisi, Belediye Başkan Danışmanı Raif Tokel ‘İnanç Turizmi Kapsamında Cehennemağzı Mağaraları’ üzerine sunum yaptılar.

Sarıkoyuncu: “Doğal liman Kdz. Ereğli”
‘Kurtuluş Savaşı’nda Ereğli’ konusunda tebliğ sunan Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, Milli mücadele esnasında Ereğli ve çevresinin ekonomik önemini koruduğunu, ayrıca stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.
Sarıkoyuncu; “Her şeyden önce kömür rezervleriyle dolu olan ocaklar, faal olarak çalışmaktaydı. Ayrıca yöre sahilleri, Anadolu’ya giriş kapılarına da sahipti. İstanbul’dan İnebolu’ya uzanan deniz yolu, Ereğli ve çevresi sahillerinden geçmektedir. Bu yol, Menzil Hattı’ndan Anadolu’ya geçişler olanaksız hale gelince, daha çok önem kazanmıştır. Bu arada deniz yolu açısından da Ereğli Limanı çok önemli bir limandı. Zira, Batı Karadeniz’de İğneada’dan Sinop’a kadar tek doğa limanı, Ereğli Limanı idi. Bu liman; Karadeniz’in hırçın poyraz ve karayeline kapalı olması nedeniyle, gemiler için aynı zamanda bir ikmal limanı durumundaydı” dedi.

Gürdeniz “Alemdar’ın rotasında Karadeniz mucizesi”
‘Alemdar Olayı ve Siyasal Sonuçları’ hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulunan E. Amiral, Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu Direktörü Cem Gürdeniz, Alemdar’a sahip çıkan Kdz. Ereğli halkının Karadeniz rotasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Gürdeniz şu değerlendirmeleri yaptı: “Tarihimizde devlet kaderini etkileyecek öyle önemli anlar vardır ki oluşturtığı etki, kelebek ve hatta çağlayan etkisi ile her şeyi değiştirir. 27 Ocak 1921 tarihinde yaşanan Alemdar römorkörünün büyük bir fedakârlık ve kahramanlıkla Fransız donanma gemisi esaretinden kurtularak, Karadeniz Ereğli’ye sığınması ve Ereğli halkı tarafından her türlü baskı ve tehdide karşı korunması, 9 Eylül’de İzmir’de sonuçlanan büyük Kurtuluş çağlayanına özgürlük ve bağımsızlık suyunu taşımıştır. Öl ama esir olma düsturu ile hareket eden bu kahraman denizcilerimiz çok değil henüz 17 gün önce karada kazanılan I. İnönü zaferine adeta denizden, kuzeydeki cepheden geleceğin müjdesini vermiştir. Mesaj bellidir: Karadeniz Cephesini açık tutacağız. Kurtuluşun demirini Karadeniz’in tuzlu sularından Anadolu’nun bağrına akıtacağız.”

Erol “Kömüre bağlı istihdam ve ticaretin merkezi Kdz. Ereğli”
Tarih, Doğa ve Kültürünü Yaşatma Derneği Başkanı Aydın Erol, ‘Ereğli ve Kömür-Uzun Mehmet’ konulu tebliğinde 100 yıllık tarihi özetleyen değerlendirmelerde bulundu. Kdz. Ereğli’nin önceleri kömüre bağlı istihdam ve ticaretin merkezi olduğunu, Erdemir’in kurulmasıyla bu sürecin değiştiğini ifade eden Erol, şunları söyledi: “Kdz. Ereğli özellikle havzanın 1865 Bahriye idaresine devredildiği tarihten havzanın merkezinin Zonguldak’a taşınmasına kadar geçen uzunca bir süre boyunca Osmanlı’da kömürün başkenti olmuştur. Daha sonra Ereğli’nin kömürle olan bağı 14 km. uzaktaki Armutçuk ve Kandilli üretim sahaları ve buralarda oluşturılan emek yoğun istihdam ile köylerde ve şehir merkezindeki işsizliğin bertaraf edilmesi, işçi ve memur kazançlarının Kdz. Ereğli esnafına olan yansıması,1953 yılından itibaren EKİ limanının faaliyete geçmesiyle daha yüksek tonajlı gemilerin limanda kömür yükleme ve ocak direği boşaltma faaliyetini yapabilir hale gelmesi ile Ereğli tekrar kömüre dayalı ticaretinde yükselme devrini yaşamıştır. Ereğli’de Kömüre bağlı istihdam ve ticaret 1960 yılında Ereğli Demir ve Çelik Fabrikalarının temelinin atılmasına kadar devam etmiş, bu tarihten sonra istihdam ve ticaretin merkezine Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları oturmuştur.”


Şafak “Siyaset ve sendikada çok kişinin yolu Ereğli’den geçti
Sendika Uzmanı Can Şafak ‘Ereğli'de Sendikacılık ve Beyaz Gemi Olayı’ konulu tebliğinde önemli değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye’nin yakın tarihi içinde, siyasette, sendika hareketi içinde öne çıkmış pek çok kişinin yolu Ereğli’den geçmiştir” diyen Şafak şunları söyledi: “12 Mart’ın Ereğli’ye, Ereğli’deki sendika hareketine vurduğu en önemli darbe Beyaz Gemi operasyonuydu. Beyaz Gemi olayı ve oluşturtığı sonuçlar, 12 Mart döneminin özellikleri dışında ele alınamaz, değerlendirilemez. Bu noktada, operasyonun, tam da Erdemir’de işçilerin DİSK’e bağlı Maden-İş’e geçtikleri döneme rastlamış olması da dikkat çekicidir. Hiçbir kanıta dayanmayan ve açıkça akıl dışı ithamlarla başlatılan ve ısrarla yürütülen Beyaz Gemi operasyonu, 12 Mart muhtırasına imza koyan generallerin ve 12 Mart hükümetinin 60’ların başlarından itibaren büyük bir ivmeyle yükselen sol siyasete, işçi hareketine ve DİSK’in büyümesine karşı duydukları tepkinin bir ifadesi, dışavurumudur. Erdemir’deki patlamanın 12 Mart darbecilerine Zonguldak’ta sıkıyönetim ilanı için fırsat vermiş olduğu açıktır. Onlar, patlamayla Ereğli’deki sol siyasetin hiçbir ilgisinin olmadığını elbette biliyorlardı. Ama suçsuz olduklarını bile bile insanları günlerce zindanda tutmaktan çekinmediler. Ancak 12 Mart uygulamaları, hükümetin ve işverenin karşı tutumuna rağmen Erdemir’de Maden-İş çözülmemiş, toplu iş sözleşmesinin imzalanmasının ardından akit sendika haline de gelerek gücünü ve ağırlığını korumayı başarmıştır.”

Karagöl “Ereğli’nin değerini fark edelim”
Restorasyon Uzmanı, Yüksek Mimar, İnşaat Mühendisi Ahsen Karagöl ‘Karadeniz Ereğli Kalesi ve Surlarının Kültür Mirası Olarak Anlamı ve Değeri’ konularında detaylı bir sunum gerçekleştirdi.
Kdz. Ereğli’de çalışmalarda bulunduğunu söyleyen Karagöl, tebliğinde Kdz. Ereğli’nin konumu ve tarihsel gelişimi, kültür varlıkları, kent surları ve kalesi üzerinde açıklamalar yaparak Ereğli’nin kültür mirası için çeşitli önerilerde bulundu.

Keleş “Erdemir kurulmadan önce de Ereğli’nin yüzde 49’u dışarıdan gelmişti”
e-Sempozyumda, Ereğli’de nüfus yapısının ERDEMİR’in kurulmasıyla değiştiğine yönelik toplumda oluşan algıya Prof. Dr. Ruşen Keleş’den farklı bir yorum geldi. ‘Ereğli'nin Yönetsel Yapısı-Kentleşme-Demografik Yapı’ konulu tebliğ sunan Keleş, ‘ERDEMİR kurulmadan önce de Ereğli’nin yüzde 49’luk nüfusu dışarıdan gelmişti” dedi.
Geçmişte, Devrek’in ve bugün il olan Bartın’ın Ereğli’ye bağlı kasabalar olduğunu söyleyen Keleş, şu değerlendirmeyi yaptı: “ Ereğli’nin gelişme seyrini yakından izlemeye çalışmışımdır. Ereğli, 1924 tarihli Köy Yasasının (No:442) gerekçesindeki sınıflandırmaya göre “kasaba” niteliğini (2.000-20.000 arası nüfus), 1960’lı yıllara değin sürdürmüş bir yerleşim yeridir. Şöyle ki, 1840 yılında 2.000 nüfuslu bir köyden biraz büyükken, bu nüfus 1890’da 4.000’e, 1945’te 6.360’a, 1960’taysa 8.818’e yükselmiştir. Kent nüfusunun 2017 yılında 175. 351 olduğunu görmekteyiz. Geçmişte, Devrek’in ve bugün il olan Bartın’ın Ereğli’ye bağlı kasabalar olduğu bilinmektedir. Ereğli halkı Kurtuluş Savaşı’na stratejik katkı sağlamış, Lozan Antlaşmasıyla birlikte (1.200) Rum nüfusun değişime (mübadeleye) konu yapılması sonucunda kasaba tamamen Türkleşmiştir. 1960’lı yılların başlarında bile, hane halkı başkanlarının mesleklerine göz atıldığında, %31 kadarının tüccar ve esnaf, % 19’un memur ve subay, %15 kadarının nitelikli (kalifiye) işçi, %7,5 oranındaki aile başkanlarının ise serbest meslek sahipleri olduğu görülür. Bu durum, Ereğli’nin bir köy olmaktan çoktan çıkmış olduğunun göstergelerinden yalnız biridir. Ereğli, öteden beri göç alan bir yerleşim yeri olma özelliğini korumuştur. 1960’lı yılların başlarında bile, Ereğli’de doğmuş olanlar toplam nüfusun %51’ini oluştururken, nüfusun % 49 ‘unun, yani yarısına yakınının kente dışarıdan gelmiş oldukları görülüyordu.”

OKUR: KDZ. EREĞLİ, 55 YILDIR SANAYİNİN ÖNCÜ İLÇELERİNDEN BİRİ
e-Sempozyumda ‘Ereğli ekonomisi ve sorunları’ üzerine açıklamalar yapan Gazeteci Meliha Okur, kentin perspektifini ‘İyi şehir…Yeşil Şehir…Endüstri, Tarım, Turizm, Teknoloji Üssü’ olarak açıkladı.
Okur, şu önerilerde bulundu: “Çağ değişiyor. Geçen yüzyılın ağır ve önemli endüstrisi bugünün ihtiyar endüstrisi oldu. İnsanlar gibi endüstriler de yaşlanıyor. Bugünün küçük ve orta ölçekli işletmeleri startuplar üzerinden doğarak geliyor. Ereğli halkı ağır endüstrisine yine dört elle sarılmalı. Ağır endüstri de üretmeli. Patent almalı. AR-GE’sini artırarak, yan sanayiye el vermeli. Ağır sanayi yerinde durmalı. Kdz. Ereğli, sabit üretimine sahip çıkarken dönüşümü gerçekleştirmeli. Çünkü, yükte hafif pahada ağır üretime ihtiyaç var. İşte şimdi bunu oluşturmanın, bunun modellemesini oluşturmanın tam da zamanı.
Ereğli’nin iyi yetişmiş güçlü insan kaynağı, yeniden yapılanma ve model oluşturulması için arama konferanslarıyla bir araya getirilmeli. Bölgenin ulusal, uluslararası ve bölgesel akademik gücü devreye alınmalı. Ortak akıl ile kalkınma planı oluşturulmalı. Yeni kalkınma modelinin içeriğinde ne olmalı? Şu an tüm dünya bu soruya yanıt arıyor. Ereğli yerel yönetiminin bu arayışı çok değerli. Endüstri, turizm,tarım ve teknoloji dörtlü bir sacayağı olarak birbirini kucaklamalı. Ereğli, ihtiyar endüstri ile yüksek teknolojiyi birleştirmek için çok önemli bir kaynağa sahip. İyi donanımlı insan kaynağı. Startuplar ile bağlantıya geçilerek “Ereğli için Üretin” çağrısı yapılmalı.”


AÇIKGÖZ: EREĞLİ’DE EĞİTİM VE SAĞLIK
Karaelmas Bülent Ecevit Üniversitesi’nde rektörlük yaptığı dönemden itibaren Kdz. Ereğli’yi çok iyi tanıyan Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz, ‘Ereğli’de eğitim ve Sağlık’ üzerine bir tebliğ sundu.
Geçmişten günümüze eğitim ve sağlık alanındaki verileri paylaşan Açıkgöz, ileriye dönük şu önerileri sundu: "Karadeniz Ereğli’de eğitim gören her bir yavrumuzun ve gencimizin uluslararası düzeyde bir eğitimden geçmesi ve kendi yetenekleri ile farkındalık oluşturması ana hedef olmalıdır. Anaokulu eğitimine önem verilmeli ve çağ nüfusunun tümü anaokulu eğitiminden geçirilmelidir. Biz ne kadar çok çocuğumuzun beyninden yararlanır ve soru sormalarına ömür boyu fırsat verir isek o kadar başarılı oluruz. Karadeniz Ereğli’de eğitim gören her gencimizin daha geniş bir ifade ile tüm Karadeniz Ereğli sakinlerinin müzik, edebiyat, resim, heykel gibi sanat dallarını tanımak ve yaşamak hakları bulunmaktadır. Bu nedenle zaten bu yönde somut çabalarını bildiğimiz Belediye Başkanımız Sayın Halil Posbıyık, Belediyemiz ve Erdemir’in öncülüğünde kentimizde mevcut halk kütüphanesinin çok donanımlı, evrensel ölçütlerde bir kütüphane olarak donatılması ve hizmet vermesi ayrıca anılan sanat dalları için gerekli mekanların ve olanakların oluşturılması, var olanların genişletilmesi uygun olacaktır.”


TOKEL: CEHENNEMAĞZI MAĞARALARI BAKANLIĞIN PROGRAMINA GİREN ZONGULDAK’TAKİ İLK VE TEK KÜLTÜR PROJESİDİR
ÇEKÜL Vakfı Temsilcisi, Belediye Başkan Danışmanı Raif Tokel ‘İnanç Turizmi Kapsamında Cehennemağzı Mağaraları’ üzerine sunum yaptı.
Cehennemağzı Mağaraları’nın Bakanlık programına giren Zonguldak’taki ilk ve tek kültür projesi olduğunu ifade eden Tokel, şunları söyledi:
“Antik çağın önemli kültür merkezi olan bu mağaralar çok tanrılı inancın geçerli olduğu dönemde bilicilerin ve özellikle geleceği haber veren tanrı Apollon’a ait bilicilik merkezlerinden biri olduğuna inanılan ve ziyaret edilen önemli başvuru merkezleri arasında Hıristiyanlığın yayılma sürecinde de ilk inanan Hıristiyanların gizlice ibadet ettiği yerler arasındaydı. Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 13-14.Mart.1996/2131 Tarih/Sayılı kararlarıyla; doğal yapısı nedeniyle “doğal sit”, tarihsel ve ekinsel (kültürel) özelikleri nedeniyle “arkeolojik sit” olarak kabul edilen yöre, I.Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı” statüsünde Kültür Bakanlığı’nın/Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi kayıtlarına girmiş olmasına karşın, adı geçen yörede bugüne kadar arkeolojik bir çalışma yapılmamıştır. 2001 yılında açılan Cehennemağzı Mağaraları Zonguldak’ın Bakanlık programına giren ilk ve tek kültür turizmi projesidir.”

 

Yorumlar

'BenDeniz' kitabı yazarı okuyucuları ile buluşacak...

25 Mayıs 2020 Pazartesi 14:00

'BenDeniz' kitabı yazarı okuyucuları ile buluşacak...

Zonguldaklı yazar Hafize Şentürk Süalp, ilk kitabı 'BenDeİZ'nin imza gününde Sapiens Yayınları instagram hesabından 25 Mayıs Saat:17.00’da yapılacak canlı yayınla okuyucuları ile buluşuyor.

Zonguldak doğumlu yazar Hafize Şentürk Süalp, “İlk romanım çıktı. Çok heyecanlıyım. 25 Mayıs saat 17:00 de @sapiensyayinlari hesabından yapılacak olan canlı yayında lansman ve imza günü olacak. Yanımda olursanız çok sevinirim... “ dedi


Kitabın tanıtım yazısında kitapla ilgili şu bilgilere yer veriliyor: “O’nun adı Deniz… Hırçınlığına ortak olduğu bir başka denizin sahillerinde gelmiş dünyaya… Karası bol bir şehrin isi, dumanı sarmış her yanını… Kulaklarında maden göçüğü, soluğu kömür karası… O’nun adı Deniz… İliğine kadar biliyor yalnızlığı… Duvar gibi çaresizliği…Gidenleri, yitirilenleri…Ama sevmeyi de biliyor.Sevilmeyi…Çünkü O’nun adı Deniz…Atadan miras kalan ismin ilk üç harfini kabulleniyor sadece…Asiye asileşiyor…Özgürlük, kanat…Özgürlük, ufuk…BenDeniz, yaşamla savaşı, savaşı barıştırmayı, hayatın sevgide karar kılan ‘kabul makamı’nı anlatıyor. Rengarenk bir gülümsemeyi, gökkuşağına nispet olsun diye tepemize dikiyor…Ve gökkuşağının sonundaki altını aramaya çağırıyor, halden anlayanı…


Yazarın Özgeçmişi
Hafize Şentürk Süalp 1971 yılında Zonguldak’ta doğdu. Gazi Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü’nden mezun oldu. Bugüne kadar sosyal sorumluluk projeleri kapsamında yayınlanan İmza:Karın, İmza:Ben ve Bir Arkadaşın Başına Gelmiş isimli 3 kitapta yazdığı bölümleri ile yer aldı. BenDenİZ, yazarın ilk şahsi kitabıdır. Ankara’da yaşıyor. Evli ve bir çocuk annesidir. Çok uluslu bir firmada 21 yıldır bağımsız dağıtıcı olarak faaliyet göstermektedir.

Etiketler:

kdz ereğlihaber , ereğli haber , Zonguldak , yazar , hafize şentürk , bendeiz ,

Yorumlar

Rutkay Aziz 1984 - Büyük Gözaltı oyunu ile Ereğli’ye geliyor

6 Mart 2020 Cuma 14:45

Rutkay Aziz 1984 - Büyük Gözaltı oyunu ile Ereğli’ye geliyor

Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’nde faaliyet gösteren Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi “1984-Büyük Gözaltı” tiyatro oyununu tiyatro severlerle buluşturuyor.

 İngiliz yazar George Orwell’in 1949 yılında yayınlanan ve kısa sürede kült mertebesine erişmiş eseri “1984”, iki usta sanatçının buluşmasıyla tiyatro sahnesine taşınıyor. Taner Barlas’ın roman ve oyun çevirilerinden kurgulayarak oluşturduğu “1984 - Büyük Gözaltı”, Rutkay Aziz’in yönetmenliği ve her iki sanatçının başrol performansına eşlik eden geniş bir oyuncu kadrosuyla 14 Mart 2020 Cumartesi günü, saat 20.30’da Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. 
Kdz. Ereğli Öğretmenevi ve Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi Müdürü Vedat Açıkalın tüm Ereğli halkını “1984 - Büyük Gözaltı” adlı tiyatro oyununa davet etti. 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi , Büyük Gözaltı oyunu ,

Yorumlar

Ferhat Göçer dinleyenlerinden tam not aldı

21 Şubat 2020 Cuma 15:58

Ferhat Göçer dinleyenlerinden tam not aldı

Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’nde şarkıcı Ferhat Göçer “Aldırma Gönül” müzikal tiyatro oyunu ile karşısına çıktığı hayranlarından tam not aldı.

 Kdz. Ereğli Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde Ferhat Göçer sevenleri buluştu. Ünlü sanatçı Ferhat Göçer “Aldırma Gönül” adını verdiği müzikal tiyatro ile hem kulakların pasını sildi hem de Sabahattin Ali’nin hayat hikâyesini anlattı. Göçer sahnede “Aldırma Gönül, Göklerde Kartal Gibiydim, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olamaz, Leylim Ley” gibi şarkılar söyleyerek ünlü şair ve yazarların unutulmaz eserlerini seyirci ile paylaştı. Davetliler salonda Göçer’in şarkılarına eşlik ederek, eğlendiler. İzleyicilere unutulmaz bir gece yaşatan Göçer’in performansı ayakta alkışlandı.
Müzikale Kdz. Ereğli İlçe Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, Karadeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Hüseyin Sami Uyar, Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi Hayırseveri ve Tat Metal Yönetim Kurulu Başkanı Akın Tatoğlu, Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi Müdürü Vedat Açıkalın ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Etiketler:

Kdz Ereğli Haber , Ereğli Haber , Zonguldak , Ferhat Göçer , Konser , Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi

Yorumlar