Yılanlar korku dolu anlar yaşatıyor

18 Haziran 2018 Pazartesi 17:34

Yılanlar korku dolu anlar yaşatıyor

Son günlerde havaların da ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan yılanlar vatandaşlara korku dolu günler yaşatıyor.

Edinilen bilgiye göre, Bolu’da havaların ısınması ve ekim yapılan arazilere iş makinelerinin girmesiyle birlikte yılanlar, insanların yaşadıkları bölgelere gitmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne arka arkaya gelen yılan ihbarlarına ekipler anında müdahale ederek herhangi bir olumsuz durum yaşanmamasını sağladılar.
Gelen ihbar üzerine Bolu merkeze bağlı Rüzgarlar Köyü’nde yaşayan bir vatandaşın evine ve Kılıçarslan Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan bir sitenin bahçesine giren yılanlar itfaiye ekiplerinin kullandığı özel aletle yakalanarak doğaya salındı.

Etiketler:

yılan , bolu ,

Yorumlar

"MHP’nin önü açıktı, şimdi daha açık”

18 Haziran 2018 Pazartesi 14:21

"MHP’nin önü açıktı, şimdi daha açık”

27. Dönem MHP Zonguldak Milletvekili Adayı Hamdi Ayan seçim gezilerini tam süratle devam ediyor. Ayan, Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde bir dizi seçim ziyaretleri yaptık ve destek istedi.

MHP Zonguldak Milletvekili Adayı Hamdi Ayan, beraberinde İl Başkanı Metin Soydaş, Ereğli İlçe Başkanı Rahman Demirtürk, Milletvekili Adayları Abdullah Bekar, Fehmi Nuhoğlu ile birlikte ilk olarak MHP İlçe Başkanlığında Ramazan bayramı dolayısıyla partililerle bayramlaştı. Burada açıklama yapan Ayan, “Bir yemin verdik, yola çıktık. Neydi yeminimiz? 8 maddede, 8 ilçemizin kalkınması. Dedik ki; kadınlarımız, özgür ve ekonomik kalkınmanın içerisinde olmalıdır. Ezilmemeli, dik durması gerekir dedik. Bir madde de kadınlarımıza yazdık. Bunun yanında da Türk milletini ve Türk devletini emanet edeceğimiz 18-25 yaş arasında olan gençlerimizi de unutmadık. İstihdam sağlayacağımız tüm alanlarda bunlara yüzde 40 kota uygulayacağımızı söyledik” diyerek sözlerine şöyle devam etti; “Böylesi bir heyecan ve böylesi bir teveccüh ile bizleri beklemenizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Evet, bir guru içerisindeyiz. Bu gurur, hepimizin gururu. Şunun şurasında malumun ilanına artık 6-7 gün gibi bir zaman kaldı. Uzun yıllar siyasetin içerisinde yer alan, siyasetin her kademesinde görev yapmış bir arkadaşınız olarak şunu net olarak söyleyebilirim ki; MHP’nin bütün mensupları, geçmişte görev yapmış bütün arkadaşlarımız bu seçime dört elle sarılmışlardır. Önemli olan yanı zaten burası. İnanç hedefli olan her şey mutlaka hedefe ulaşacaktır. Tabi ki sonuçlar Cenab-ı Allah’ın takdiridir. Buna asla bir itirazımız olmayacak.”
“Zonguldak’ta MHP’nin önü açıktı, şimdi daha açık”
Zonguldak’ın MHP’ye ve adaylarına ihtiyacı olduğunu ifade eden Ayan, “24 Haziran’da sandık iradesi, bizim Zonguldaklı seçmenlerimizin iradesi olacaktır. Bu süreç içerisinde şunu görmüşüzdür ki, Zonguldak’ın MHP’ye ve adaylarına ihtiyacı olduğunu açık ve net bir şekilde gördük. Aslında bu gün burada malumun ilanını konuşuyoruz. Zonguldak MHP’nin önünü açmıştır. Tabi ki buralara kolay gelinmedi. Bizler sıkıntılı dönemler yaşadık. Ama böylesi bir zamanda, teşkilatlarımızın içerisinden çıkmış bu listelerimizin güzel bir karşılık bulduğunu, bunda da en büyük pay sahibinin sizler olduğunu buradan net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Bir yemin verdik, yola çıktık. Neydi yeminimiz? 8 maddede, 8 ilçemizin kalkınması. Dedik ki; kadınlarımız, özgür ve ekonomik kalkınmanın içerisinde olmalıdır. Ezilmemeli, dik durması gerekir dedik. Bir madde de kadınlarımıza yazdık. Bunun yanında da Türk milletini ve Türk devletini emanet edeceğimiz 18-25 yaş arasında olan gençlerimizi de unutmadık. İstihdam sağlayacağımız tüm alanlarda bunlara yüzde 40 kota uygulayacağımızı söyledik. Bunun millette karşılığı olmuştur ve tutmuştur. Bunlar bizim teveccüh alıpta, Cenab-ı Allah’ın takdiri ile meclise gittiğimiz gün MHP’nin Zonguldak raporları olacaktır. 10 maddelik bir broşür yazdık, bunları anlatmaya çalıştık. Neden? Zonguldak göç veriyor. Ekonomiye, istihdama bağlı sıkıntılar yaşıyoruz. 1989 yılından bu yana Zonguldak'ımız kaybeden bir şehir durumuna gelmiştir. Bizler bunları hak etmediğimizi söylüyoruz. Birilerinin buna dur demesi gerekiyordu. Birilerinin artık bu gidişe ‘Yeter’ demesi gerekiyordu. Cenab-ı Allah’ın izniyle biz buna talip olduk ve yollardayız.”
“Ben bu şehirde ekmek kazandım”
Söz ve yeminle yola çıktıklarını ifade eden MHP Zonguldak Milletvekili Adayı Hamdi Ayan, “Siyasi bir kamplaşmanın içerisinde değiliz. Hiçbir arkadaşımızı kötülemiyoruz. Ama diyoruz ki; biz sözümüzle yeminimizle yola çıktık, sizde böyle yapın. Duyuyorsunuzdur; MHP’nin önünü kesmek için ‘Seçim alamayacak’ diyenlerde var. ‘Şu kadar oy alacak’ diyenlerde var. Bütün samimiyetimle söylüyorum; bu seçimin galibi MHP’dir. Zonguldak’tan Ereğli’ye kadar gelirken, korna çalmaktan arkadaşlarımızın kolları yoruldu. İşte bu doğru yolda olan teşkilatımız ve adaylarımızın bir inancının karşılığının halkımızda olduğunu göstermektedir. Ne derlerse desinler; burada kazanacak olan MHP ile birlikte Zonguldak halkından başkası değildir. Bu şehrin bize ihtiyacı vardır. Zonguldak 30 sene önce Türkiye ekonomisinin 5.’si, nüfusta 7. Sırasındayken bu gün 45. Sıraya gerilemiştir. Zonguldak bunu hak etmedi. Bunu yapmaya da kimsenin hakkı yok. Cenab-ı Allah’ın izniyle buna müsaade etmeyeceğiz, her yerde söylüyorum bunu. Çünkü ben bu şehirde doğmuş ve yaşamış bir insanım. Ben bu şehirde ekmek kazandım, çoluk-çocuk sahibi oldum, şahsiyetlendim. Dolayısıyla bu şehir bunu hak etmiyor. Bazı arkadaşlarımız ‘Bunları niye söylüyorsun?’ diye bize kızıyor. Biz doğruları söyleriz” şeklinde konuştu.
“Yok, öyle Ankara’da oturmak, yatmak”
Bu şehrin artık toparlanması gerektiğini sözlerine ekleyen MHP Zonguldak Milletvekili Adayı Hamdi Ayan “24 Haziran’a kadar ilke ve ülkülerimizi Zonguldak halkına anlatmakla görevliyiz. Ucu kime değerse değsin, hiç mesele değil, önemli değil. Bir gerçek var ki; bu şehrin artık toparlanması lazım. Köy meydanlarını geziyoruz, bayram vesilesi ile Köyler kalabalık. Nereden geldi bu insanlar? Ankara, İstanbul, Bursa’dan gelmişler. Eskiden Zonguldak olarak inşalar memleketlerine giderdi. Şimdi Zonguldak halkı memleketine bayramlaşmaya geliyor. Söz sözü açıyor. İşin sonuna yaklaştık. Hiçbir problem yok, her şey yolunda gidiyor. Zonguldaklı hemşerilerimiz bizim ve sizlerin arkasında. Bu saatten sonra yapacağımız sadece milletimize güler yüzümüzü göstermek. Tamamıyla bu siyaseti birlikte yapacağımızı anlatacağız. Dün hacılar köyünde söyledim; Cenab-ı Allah bize bir imkan sağladı. Diğer seçilecek olan milletvekillerini de getireceğiz buralara. Gelmek zorundalar. Yok, öyle Ankara’da oturmak, yatmak. Siyasi parti farkı gözetmeyeceğiz. Zonguldak’ın buna ihtiyacı var. Pırıl pırıl bir liste yaptık, arkadaşlarımızla yollardayız. Tevekkül edeceğiz ama bir gerçek varki; Zonguldak halkı bizi sevmiştir. Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik ediyorum; Cenab-ı Allah nice bayramları daha birlikte geçirmeyi nasip etsin” şeklinde konuştu.
MHP Milletvekili Adayı Hamdi Ayan daha sonra ziyaretlerini Türk Eğitim-Sen Ereğli Şubesinde, ilçede olan iki sünnet düğünü ve iki köy düğüne iştirak etti ve mutluluklar diledi.

Etiketler:

Hamdi ayan , MHP ,

Yorumlar

Ereğli Fransız işgalinden bugün kurtuldu...

18 Haziran 2018 Pazartesi 14:05

Ereğli Fransız işgalinden bugün kurtuldu...

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinin 18 Haziran Fransız işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü düzenlenen çeşitli törenlerle kutlandı.

18 Haziran Kdz. Ereğli’nin düşman işgalinden kurtuluş günü için Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende Atatürk anıtına çelenk konuldu, halk oyunları gösterisi yapıldı.
Burada günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, 8 Mart 1919’da Zonguldak’ı işgal eden Fransızların 18 Haziran 1920 tarihinde Ereğli’ye asker çıkarttığını ancak ilçe halkının karşılık vermesi sonucu düşmanın püskürtüldüğünü söyledi. Ereğli ve Alaplı’nın köylerinden gelen vatanseverler tarafından başlatılan mücadelede Ramazan Bayramı’nın son günü ilçenin düşman işgalinden kurtarıldığını belirten Uysal konuşmasında şu sözlere yer verdi; “11 ayın sultanı Ramazan’ın ardından Ramazan Bayramını hep birlikte kutladık. Bugün bir bayram daha yaşıyoruz. Kdz. Ereğli’mizin düşman işgalinden kurtuluşunun 98. yılını kutluyoruz. 4 bin 500 yıllık şanlı bir tarihe sahip bu şehir, bir Ramazan ayında Fransızların işgaline uğradı. 8 Mart 1919’da Zonguldak’ı işgal eden Fransızlar, bir yıl sonra 18 Haziran 1920 tarihinde Kdz. Ereğli topraklarını işgal etmek istemiş, denizden savaş gemileriyle top atışına tutarak topraklarımıza düşman askeri çıkartmışlardır. Ancak, unuttukları şey, Kdz. Ereğli halkının milli ruhu, vatan sevgisi, birlik ve beraberliğidir. Belediye başkanı Akmanoğlu Raşit ve Rüşdiye öğretmeni Nimet Hoca önderliğinde işgale karşı hızla müdafaa-ı hukuk cemiyeti kurulmuş, o yıllarda milli mücadele çalışmalarını yürüten, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal’e durum bildirilmiştir. Kdz. Ereğli’nin işgal edildiği ilk günden itibaren her safhadan haberi bulunan, verdiği direktiflerle savaşa yön veren ve yardım sağlayan Mustafa Kemal, Karadeniz Ereğli’ye bir taraftan destek kuvveti gönderirken, egemenliğine ve bağımsızlığına düşkün Kdz. Ereğli halkı da boş durmamış, Müdafaa-ı Hukuk cemiyeti adı altında toplanarak, Fransızlara ilk kurşunu sıkıp topraklarımızda direnişe başlamıştır. Ramazan ayının son on gününde, bölgemizin tüm yerleşim noktalarından, Alaplı’nın köyleri, Gülüç ve Kaptaş’tan, Cuma ve Yalı boyundan gelerek, Emekli Yüzbaşı, Kuvay-ı Milliye Komutanı İzzet Dura komutasında direnişe geçen vatanseverlerimiz, 10 gün süren milli mücadele sonunda Ramazan bayramı sabahı Kdz. Ereğli’yi düşman işgalinden kurtarmıştır. Yüzbaşı Cevat Bey, Devrekli Muharrem, İpsiz Recep de şanlı direnişe destek olmuş ve Kdz. Ereğli “Gazi Ereğli” ismiyle şanlı tarihimizde yerini almıştır. Milli birlik ve beraberlik ruhunu en zor günlerde, hiç kaybetmeden ortaya koyan Kdz Ereğli halkı, 98 yıl önce verilen mücadelede olduğu gibi, her zaman, her koşulda bu birlik ve beraberliğini üst düzeyde tutacaktır. Tarihi şereflerle dolu bu kentte yaşamaktan gurur duyan bizler, Nimet Hocaları, Recep Kâhyaları, şanlı tarihe imza atan ve bu uğurda şehit düşen büyüklerimizi asla unutmayacağız ve unutturmayacağız. Gelecek nesillerimiz, böylesine büyük tarihi değerlere sahip olmaktan gurur duyacak, bu şanlı tarihe ve Kdz. Ereğli’mize sahip çıkacaklardır. İlçenin Belediye Başkanı olarak geleceğimizin teminatı olan gençlerimize güvenim tamdır. Kurtuluşumuzun 98.yılında, İlçemizi özgürlüğüne kavuşturan, böylesi bir şanlı tarihe sahip olmamızı sağlayan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, şehitlerimizi ve bugün aramızda olmayan gazilerimizi rahmetle anıyor, onların torunlarını saygı ve minnetle selamlıyorum. Tüm halkımızın kurtuluş yıldönümünü bir kez daha kutluyor, en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
Yapılan konuşmanın ardından protokol ve törene katılanlar Ereğli’nin kurtuluşunda rol alan kahramanların heykellerinin ve şehitliğin yer aldığı alana geçerek burada tüm şehitler için dua yapıldı.
Törene Alaplı Kaymakamı ve Kdz. Ereğli Kaymakam Vekili Saim Eskioğlu, Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Karadeniz Bölge Komutanı Tuğ Amiral Aykut Manioğlu, CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Kdz. Ereğli İlçe emniyet Müdürü Ferdi Kuyu, Kdz. Ereğli İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Erkan Bülbül, Kdz. Ereğli Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Azar, Kdz. Ereğli TSO Başkanı Aslan Keleş, siyasi partilerin ilçe başkanları, Şehit Aileleri ve Gaziler ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Öte yandan, protokol üyelerince Abdi İpekçi Sergi Salonu'nda Cumhuriyet Halkevleri Kurs Öğretmeni Serap Ay ve kursiyerlerinin el emeklerinden oluşan serginin açılışı da gerçekleştirildi.

Yorumlar

Sakarya’da vahşet Zonguldak’ta köpeğe sevgi

16 Haziran 2018 Cumartesi 23:03

Sakarya’da vahşet Zonguldak’ta köpeğe sevgi

Zonguldak’ta 38 yaşındaki Bulut İşçi, yerel basından 1 buçuk yaşındaki Cango isimli köpeğinin fotoğrafının paylaşarak bayram mesajı yayınladı.

Zonguldak’ta reklam ve tanıtım işleri ile uğraşan 38 yaşındaki Bulut İşçi, Ramazan Bayramı nedeniyle Cango isimli köpeğinin fotoğrafını çekerek yerel basında bayram mesajı yayınladı. Sosyal medyada kısa sürede beğeni rekoru kırdı.
Köpeği sosyal medya aracılığıyla bir sene önce arkadaşından sahiplendiğini ifade eden Cango’nun sahibi Bulut İşçi, “Sosyal medyada kendi resimlerimi paylaştığımda Cango ile paylaştığım resimler kadar hit beğeniler almadı. Bende sosyal mesajımı Cango üzerinden yaparsam daha etkili olacağını düşündüm, gerçekten de etkili oldu. Bu yaptığım Türkiye’de ilkmiş bende bilmiyordum. Cango’da gayet memnun bende memnunum. Köpeklere kaşı küçüklükten beri ilgim var çok sadık bir hayvan oldukları için ama buradaki en önemli etken 38 yaşında hala bekar olduğum için ve Annemin devamlı torun istemesi. Nasipsizlikten evlenemedik en azından ona layık bir torun edineyim. Şuanda annem de, Cango da gayet mutluyuz” şeklinde konuştu.
“Bunu yapan insan olamaz”
Sakarya İli Sapanca ilçesinde ormanlık alanda patileri kesilmiş halde bulunan yavru köpek vahşeti ile ilgili konuşan İşçi, bunu yapanların insan olabileceğini düşünmediğini söyledi. Yapanların en acı şekilde cezalandırılması gerektiğini belirten İşçi, “Dün akşamki görüntüyü tüm Türkiye gibi bizde izledik. Gerçekten vicdanları kanatan bir görüntü diyecek bir kelime bulamıyorum. Bunu yapan kişi ya da kişiler insan olamaz. İnsanlıktan nasibini almamış mahluklar. Devletimizin bunu yapanların bir önce bulması namus borcudur” dedi.
“4 evladım bir yana cango bir yana”
Cango'yu çok sevdiğini ifade eden Bulut İşçi'nin annesi Yıldız İşçi, "Oğlum Cangoyu 1 sene önce sahiplenmiş benim haberim olmadan. Sonradan ben oğlumun iş yerine gittim. 1 hafta beni yanına sokmadı. Şuanda yanımdan ayrılmıyor. Oğlumdan evlenmesini ve bir torun istedim ama olmadı. Cango bir tarafa 4 oğlum bir tarafa” dedi.

Yorumlar
  • EREĞLİLİ
    19 Haziran 2018 Salı 15:04

    ZONGULDAK HALKI BUDUR

Tatmetal'den grev oylaması öncesi son uyarı...

16 Haziran 2018 Cumartesi 19:26

Ereğli Haber

Tatmetal'den grev oylaması öncesi son uyarı...

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren demir çelik fabrikasında çalışan işçilerle ilgili dün gazetecilere açıklama yapan Türk Metal Sendikası’na Tat Metal Çelik A.Ş.’den yanıt geldi. Fabrikanın Mali Direktörü Sedat Çiftçioğlu sendikayı uyararak “Kaş yapayım derken göz çıkarmamak lazım” dedi.

Tat Metal Çelik A.Ş. Mali Direktörü Sedat Çiftçioğlu, Türk Metal Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Ziya Odabaş ile sendikanın Ereğli Şube Başkanı Metin Ercan’ın kendilerine yönelik dün yaptığı açıklamalara yanıt verdi.

“Sendikalar işçinin görüşlerine değer veren yapıda olmalı”
Demir çelik sektöründe yaşanan grevlerin fabrikalara geçmişte çok büyük zararlar verdiğini hatırlatan Çiftçioğlu, Türk Metal Sendikası’nın işçi için ne zam talep ettiğini halen açıklamadığını dile getirdi. Açıklamasında sendikacılık tarihi ve gelişimlerinden örnekler veren Çiftçioğlu “Zaman değişiyor insanlar değişiyor tabi buna bağlı olarak kurumlarda bu değişimden nasibini alıyor. Bakın Türk Sendikacılığı kitabında Refik BAYDUR ne diyor “Küreselleşme hemen hemen her alanı etkilediği gibi devletleri, sivil toplum örgütlerini ve fertleri de etkilemektedir. Küreselleşmeyi tetikleyen gelişmelerin başında; teknolojik gelişmeler, ideolojik eğilimler ve ekonomik hızlı değişim ihtiyacı gelmektedir. Bu gelişmeler karşısında örgütlü işgücü, yaşanan bu hızlı değişime ayak uyduramamakta ve hızla zayıflamaktadır.” Yani özetle diyorki; Ne kadar söz varsa düne ait dünle beraber gitti cancağazım. Şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım. Sendikalar iş yaşamının önemli kurumlarındandır. Ancak birçok kişi ve kurum gibi onlarda çeşitli sorunlarla yüz yüzedir. Sendikal demokraside bu sorunlardan biridir. Gerek çalışma hayatı açısından gerekse de sağlıklı bir demokrasi açısından sendikaların şeffaf, açık, net sorgulanabilir, patronaj (ağalık) sisteminin olmadığı, üyelerinin kendilerine ve görüşlerine değer veren bir yapıya sahip olması gerekir. Yoksa çalışma hayatında sosyal barıştan ve adaletten söz etmek güç olur” dedi

“İşçiler önerdiğimiz zamdan memnun”
Türk Metal Sendikası’nın baskısıyla işçilerin verdikleri iftar yemeğini bıraktıklarını belirten Çiftçioğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Biz dedik ki işçimize %25 ila %38 arasında bir artış teklif ettik. Benzer şekilde beyaz yaka çalışanımıza da zam yaptık. Beyaz yaka genel olarak zamdan memnun olduğunu söylüyor. Biz söylemiyoruz mavi yaka yani aynı zamanda sendika üyesi çalışanlarımız soruyor neden bizim sözleşme imzalanmadı diye? Bu sorunun cevabı sendikada. Şimdi bunun neresi yalan, bunun neresi iftira? Rastgele bazı çalışanlarımıza ‘ücret beklentiniz nedir?’ diye sorduk beklentilerinin üzerinde bir artışı duyunca çok memnun oldular. Elbette hiçbir şey her zaman mükemmel olamaz yapılacak işler hep vardır ve var olmaya da devam edecektir. İftar yemeklerine katılmadıklarını söylemek yani olan bir şeyi ifade etmek Tat Metal’e yakışmıyor ise yemeğe gitmemeleri için sendikanın işçiye köfte ekmek dağıtmak suretiyle yemekhanelerde verilen yemeği aldıktan sonra yemeyip masada bırakmak ve zayi etmek ne kadar yakışık alıyor? Yemekleri alıp yemeden bırakmak nankörlük etmek, nimeti tepmek, bindiği dalı kesmek olmuyor mu? Samimi sözcüğü sözlükte candan açık yüreklilikle davranan olarak tanımlanıyor. Biz diyoruz ki %25 ila %38 arasında bir artış verdik. Siz ne kadar istediniz diye soran basın mensubuna siz niçin söylemiyorsunuz o halde? Bu durumda kim samimiyetsiz oluyor? Fabrika kapısında bir açıklama yapmadılar mı? ‘İşveren enflasyon oranının da ki zammı bile kabul etmedi’ demediler mi? Bu mu işçiye doğru aktarım? Bu söylemler Türk Metal gibi köklü bir kuruma hiç yakışıyor mu? Son derece acı, bir o kadar da trajikomik olan “İşten Atılırsınız” gibi bir ifademiz yokken var mış gibi söylenmesidir. Asıl iftira budur. Oysa Biz dedik ki “Sendikadan ayrılmak isteyen işçilere de işten ayrılacaksınız” diye tehdit ediyorlar. Bu haberlerin ve sözlerin tamamı asılsızdır. Bizim işine sahip çıkan hiçbir işçimizle sorunumuz yok ve olamaz.” Birde kalkıp diyorlar ki; “Patronlarla şirket yöneticileri birbirlerinden bihaber” Oysa gerçekte bunlar birbirlerinden bihaber. Genel başkanları bizimde olumlu bulduğumuz güzel bir çalışma başlatmıştı akademik çevre ile sendikayı buluşturan. Ancak anlıyoruz ki asıl Bihaber’lik bunlarda. Endüstri ilişkilerinde kullanılan dil ve yöntemlerini geliştireceklerine halen eski ağalık sisteminin ifadeleriyle yol almaya çalışıyorlar.”

“İşçiler greve gitti, koca fabrika kapandı gitti”
İzmit’te kurulu bir fabrikanın işçilerin sendika öncülüğünde başlattığı grev sonucu kapandığını ve işçilerin kıdemlerini bile alamayarak büyük mağduriyetler yaşadığını belirten Çiftçioğlu, Erdemir’de çalışan işçilere grev zamanı neler yaşadıklarının sorulmasını istedi. Çiftçioğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Araştırma gereği bile duymamış denilmiş ya, bakın ben size bir örnek vereyim; Tarih tekerrürden ibarettir derler. İzmit’te kurulu Çelik Sanayi adında bir dövme fabrikası vardı. 1959 yılında kurulmuş koca fabrika ülkede örnek gösteriliyordu. Yakınlarımızda çalışıyordu bu fabrikada. Bir gün işçiler maaşlarını mazeret göstererek greve gittiler ve fabrikanın şalterini kapattılar. Sonra ne mi oldu? Koca fabrika kapandı gitti. İşçiler bir araya gelip dernek kurdular. Fabrikayı satacak adam aradılar. Ne kıdemlerini aldılar ne diğer haklarını. İşçiler işsiz kaldı. ‘Biz limon satarız, biz simit satarız’ diyenler hiçbirini yapamadı. Çünkü o yerlerinde sahipleri vardı. Bu psikolojiyi kaldıramadılar, bir süre sonra işçi sendikaya da ağır geldi. Çünkü sendikanın gücü yetmedi, çekip gitti. Bir daha selamete çıkamadılar. Çelik Sanayi gibi diğer birçok şirketin çalışanları grev nedeniyle zor duruma düştü. Araştırmaya meraklı olanlar gidip araştırabilirler ve sütten ağzı yananların yoğurdu nasıl yediklerini dinlerler. Hatta uzağa gitmesinler Erdemir’in grev yapan işçisine bir sorsunlar. Akıl veren çok olur, başka şeye gelince yok olur. Küçük vuruşlar, dev meşeyi devirirmiş derler. Tatmetal bölgenin meşesidir. Kaş yapayım derken göz çıkarmamak lazım. Herkes hür iradesiyle kendi kararını kendi verecek ve oyunu kullanacak. İşimize, gücümüze sahip çıkalım meşemizi zedelemeyelim. Son olarak işçi kardeşim sana vereyim bir öğüt; kendi ununu kendin öğüt.”

Yorumlar