Uzmanından konserve uyarısı...

3 Aralık 2019 Salı 14:47

Uzmanından konserve uyarısı...

Zonguldak'ta yaşayan Yıldız çiftinin; "clostiridium botilinum" bakterisi sebebiyle yedikleri gıdadan zehirlenmelerinin ardından yoğun bakımda tedavileri sürüyor. BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Cömert ise özellikle evde hazırlanan konservelere dikkat çekti. Cömert, hastalığın belirtilerini de anlattı.

 Çaycuma ilçesine bağlı Kayıkçılar köyünde yaşayan 55 yaşındaki Ramazan Yıldız ve 54 yaşındaki eşi Zuhriye yedikleri gıdadan zehirlendi. BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne kaldırılan çift, "Clostiridium botilinum" bakterisinin sebep olduğu zehirlenme nedeniyle tüm fonksiyonları felç olan çiftin yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor. BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Cömert, bakterinin tanımını yaparak insanlar üzerindeki etkisini açıkladı. 

"Besin zehirlenmesi olarak ifade edilmekle birlikte, biz bu hastalığı daha ziyade kas felci şeklinde görüyoruz" 
BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Cömert, "clostiridium botilinum" isimli bakterinin doğası gereği oksijensiz ortamlarda yaşadığına dikkat çekti. Mikroorganizmanın doğada çok yaygın bulunduğunun altını çizen Cömert, "Bu klinik tabloya sebep olan Clostiridium botilinum isimli bakteri. Bu bakterinin üretmiş olduğu toksin botilizm adı verilen bu klinik tabloya yol açmakta. Aslında Clostiridium botilinum doğası gereği oksijensiz ortamlarda bulunan bir mikroorganizma. Ama doğada da çok yaygın olarak bulunuyor. Doğada spor oluşturarak kalıyor. Bakterilerin sporları dış ortam koşullarına en dayanıklı olan yaşam formlarıdır. İnsanda sporların alınmasıyla hastalık yapan çok az sayıda bakteri var. Bunlardan biri de Clostiridium botilinum. İki farklı yaş grubunda iki farklı alınım şekli var. Bunlardan bir tanesi yeni doğan yeni bebeklik döneminde 1 yaşından önce anne sütüyle beslenen bebeklerde, bağırsaklarda bakteri florası tam olarak oluşmadığı dönemde bu mikroorganizma sporlarıyla alınarak insan bağırsağına yerleşip burada toksin üretebiliyor. Aslında bu bakteri besin zehirlenmesi adı verilen klinik tabloya neden oluyor olarak bilinmesine rağmen asıl etkisi sinirler üzerine. Sinirlerden salınan bir molekül var. Bu molekül kaslarımızın çalışmasını, kasılmasını sağlayan bir molekül. Clostiridium botilinumun üretmiş olduğu toksin bu molekülün salınmasını engelliyor. Dolayısıyla çizgili kasların salınmasını bloke ediyor. Bu nedenle biz bu hastalığı daha ziyade kas felci şeklinde görüyoruz. Öncelikle küçük kaslardan başlayarak göz, yutkunma kasları gibi bunları etkiliyor. Buna bağlı olarak çift görme, yutamama gibi belirtiler oluyor. Bağırsak kaslarımızın etkilenmesine bağlı olarak kabızlık ve ardından kaslarımızda genel güçsüzlük ve ardından da vücudumuzda çok hayatı bir kas olan diyafram kası etkileniyor. Bu bizim soluk alıp vermemizi sağlayan bir kas. Solunum felci nedeniyle de solunum yetmezliği sonucunda ölüm ortaya çıkıyor. Hastayı kaybetme nedeni de zaten solunum felci şeklinde" diye ifade etti. 

"Bebeklerde uykuda ani ölüm sendromunun en önemli nedeni 'Clostiridium botilinum' tablosudur" 
Bir yaş öncesi bebeklerdeki "Clostiridium botilinum" vak'aların anlatan Prof. Dr. Füsun Cömert, "Bebeklerde oluşan bu klinik tabloda biz bebekleri uykuda ani ölmesi şeklinde görüyoruz. Önce ses kısıklığı, cılız ağlama, kabızlık şeklinde ortaya çıkıyor. İlerleyen bir kaç saat içerisinde de bebek uyuduğu zaman uykusunda solunum felci geliştiğinde ölüyor. Bebeklerde görülen ani ölüm sendromunun da en önemli nedenlerinden bir tanesi clostiridium botilinum tablosudur. Erişkinlerde ise bağırsak florası çok daha zengin olduğu için bakterinin dışarıdan vücuda yerleşip toksin üretmesi zor. O nedenle biz toksini dışarıdan hazır alıyoruz. Bir besin maddesinin üzerine yerleşiyor. Orada toksin yapıyor. Biz bunu da yiyerek alıyoruz" dedi. 

"Bakteri için en uygun ortam konserve gibi kapalı ortamlar" 
"Clostiridium botilinum" isimli bakterinin oksijensiz ortamda çoğalarak toksin üretmesi dolayısıyla konserve gibi kapalı ortamların en uygun ortamlar olabileceğini anlatan Cömert, konserveleri hazırlarken dikkat edilmesi gerekenleri de şöyle vurguladı: "Bakteri oksijensiz ortamı sevdiğinden dolayı konserve gibi kapalı ortamlar en uygun ortam. Konservelerin uygun teknikle yapılması gerekiyor. Biz konserveleri hazırlarken uygun teknik kullanmazsak farkına varmadan bakteri sporlarının da bulunduğu kavanozu kapattığımızda bakterinin üremesi için çok elverişli bir ortam oluşturmuş oluyoruz. O nedenle de hep literatüre baktığımızda bu tür hastalık tabloları konserve ilişkili. Özellikle evde üretilen konservelerle ilişkili olarak gösterilmiş. Konserveleri evimizde herkes üretiyor. Ben de evde konserve yapıyorum. Nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Bir kere konserveleri hazırlayacağımız kavanozları ve kapaklarını kaynatarak steril hale getirmek gerekiyor. Her seferinde yeni kapak kullanılması gerekmekte. Bakteri sporları sebzelerin üzerinde fazlaca bulunabiliyor. O nedenle sebzelerin bulunduğu konservelerde daha azami dikkat sarf etmek gerekiyor. Konserveyi hazırladıktan sonra ağzını da çok iyi kapattığımızdan emin olmamız gerekiyor. Konserve yapıldıktan sonra büyük ve içi su dolu tencerelerde konserveler de tamamen suya daldırılmış şekilde bir saat kaynatılması öneriliyor. Aslında ideal olan düdüklü tencere gibi basınçlı ortamda 15 dakika gibi pişirilmesi. Çünkü sporlar çok dayanıklı olduğu için kaynatmaya rağmen ölmeyebilir. Basınçlı ısı uyguladığımız zaman sporları ortadan kaldırmamız daha mümkün. Bu ısıl işlemi yaptıktan sonra da konserveleri ters çevirip bir gün oda sıcaklığında bekletiyoruz ve havanın tamamen boşalmış olmasına dikkat ediyoruz. Konservelerin kapaklarının içe bombe yaptığının gözlenmesi önemli. Muhafaza edilirken de serin ortamlarda muhafaza edilmesi gerekiyor. Botilinum toksininin 80 santigrat derecede 15 dakika gibi bir sürede etkisini kaybettiği tespit edilmiş. O yüzden hazırlanan konservelerin tüketilmeden 15-20 dakika ısıtılması yine toksinin etkisiz hale getirilmesi açısından önerilen bir yöntem. İster ev tipi ister sanayi tipi konserveler olsun marketten de alırken konservelerin kapaklarını kontrol etmemiz lazım. Kapakları dışarıya bombe olmuş olan konserveleri almamamız ve tüketmememiz gerekiyor. Çünkü bu içeride bakteri üretmesinin en iyi göstergesi. Çocuklarımıza da 1 yaş altında, en fazla suçlanan gıda da bal olduğu için, bal verilmesini önermiyoruz. Bal doğada yapılan bir gıda maddesi. Arıların doğadaki dolaşımı sırasında bakteri sporları ile teması çok mümkün olduğundan balın içinde Clostiridium sporu bulunma ihtimali fazla. Bu önlemlere, temizlik ve hijyen koşullarına dikkat edilerek ve olası tehlikeler hakkında bilgi sahibi olunarak kapak kontrolü yapıp, temiz ve yeni kapak kullanılarak botulinum tehlikelerin önlenebilir. Bilinçli olmak oldukça önemli, uyanık olmak lazım. Çünkü toksin vücuda geri dönüşümsüz bağlanıyor. 6 ay gibi bir ömrü var. Oluşan bu toksik reaksiyonun geri dönüşü için hastanın 6 ay ila 1 yıl gibi süreyle izlenmesi gerekiyor. Bu da oldukça sıkıntılı bir durum. Hasta ve yakınları için. Bu süreçte olabilecek daha farklı komplikasyonların ortaya çıkabilme ihtimali nedeniyle." 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , clostiridium botilinum bakterisi , konserve , zehirlenme uyarısı

Yorumlar

Bektaş: "engelliler adına güzel projeler gerçekleşti"

3 Aralık 2019 Salı 14:36

Bektaş: "engelliler adına güzel projeler gerçekleşti"

3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin, öğretmen ve öğrenciler Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş'ı makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan Vali Erdoğan Bektaş; "Son dönemde ülkemiz engelliler adına sosyal faaliyetler acısından güzel yerlere geldi güzel projeler gerçekleşti" dedi.

 3 Aralık Dünya Engelliler Günü çerçevesinde Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş'ı, Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin, Zonguldak Milli Eğitim Müdür Vekili Murat Kapıcı, Aile Sosyal Politikalar İl Müdürü Kemal Gümrükçü, öğretmen ve öğrenciler ziyarette bulundu. 
Ziyarette ilk konuşan Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak Şube Başkanı Hüseyin Şirin; "Zonguldak engelliler için zor bir şehir ama bizler çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki aylarda çalışmalarımızın sonucunu alacağımızı düşünüyoruz. Ayrıca dernek binamızın yenilenmesini rica ediyoruz. Engelli arkadaşlar ve ailelerin bir arada olmaları için bir yer olmalı" dedi. 
Çatalağzı Engelliler Derneği Başkanı Özcan Albas da; "Ulaşımla ilgili sıkıntılar yaşıyoruz. Valilikte engelliler için sadece tek araç yeri var bununla ilgili bir çalışma bekliyoruz" dedi. 
Vali Erdoğan Bektaş da konuşmasında Engellilerin aileleri ve öğretmenleri karşısında saygıyla eğildiğini belirterek şunları ifade etti. 
"3 Aralık Dünya Engelliler Günü nü kutluyoruz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile ilgili STK'lar hocalarımız, ve derneklerimiz ziyarete gelmişler teşekkür ediyoruz. Bir ülkede yaşayan ülkeler ne kadar rahatsa o kadar gelişmiş demektir. Bu bütün dünyada böyledir. Son dönemde ülkemiz engelliler adına sosyal faaliyetler acısından güzel yerlere geldi güzel projeler gerçekleşti. Biz bu anlamda mutluyuz. Bu mutluluğa kolay ulaşılmadı. Önce aileler sonra kurumlardaki öğretmenler olmasaydı bu mutluluk yaşanmazdı. Bu fedakarlık karşısında saygı ile eğiliyoruz" dedi. 
Ziyaretin ardından Vali Erdoğan Bektaş engelli öğrencilere çeşitli hediyeler takdim ederken engelli öğrencilerde Vali Bektaş'a çiçek takdim ettiler. 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , Vali , Erdoğan Bektaş , 3 Aralık engelliler günü , etkinlik

Yorumlar

4 Aralık Dünya Madenciler Günü kutlu olsun mesajı...

3 Aralık 2019 Salı 14:30

4 Aralık Dünya Madenciler Günü kutlu olsun mesajı...

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil, Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yaparak 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nü kutladı.

 Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Hakan Yeşil, yönetim kurulu adına açıklama yaparak 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nü kutladı. Yeşil yaptığı açıklamada "4 Aralık tarihi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de "Dünya Madenciler Günü" olarak kutlanmaktadır. 4 Aralık tarihi, Roma İmparatorluğu döneminde babasının gazabından kaçarak, madencilerin çalışmakta olduğu bir mağaraya sığınan ve madenciliğin piri olarak kabul edilen Santa Barbara'ya adanmıştır. Madenciler tarafından azize kabul edilen Santa Barbara'nın aynı zamanda İzmit'te yaşamış olması ve efsanenin geçtiği mekânların Anadolu olmasının da ayrı bir önemi vardır. 4 Aralık tarihi önce Anadolu'da daha sonra Avrupa ve tüm dünyada "Dünya Madenciler Günü" olarak kutlanmaya başlanmıştır. Ülkemizde ve dünyada tüm madenci kardeşlerimize dayanışma duygularımızı iletiyoruz. Bu vesileyle, 171 yıllık üretim kültürüyle ve yüzlerce yıl üretilmeye hazır rezerviyle ZonguldakMaden Havzası’na dikkati çekmek istiyoruz. Zonguldak taşkömürü, yüksek kalorisi nedeniyle çimento fabrikaları, şeker fabrikaları, çay fabrikaları, ateş tuğla ve diğer sanayi alanlarında kullanılırken, koklaşabilir özelliği nedeniyle de demir-çelik sektöründe kullanılır. Önce Kardemir'in, sonra Erdemir'in Zonguldak bölgemize kurulmasının en önemli nedeni, koklaşabilir özellikteki taşkömürünün bu bölgede bulunmasıdır. Taşkömürü ülkemizin demir-çelik sektörü açısından tek güvencesidir. Türkiye’nin ihtiyacını uzun yıllar karşılayabilecek rezerv ise Zonguldak’ta mevcuttur. İzlenen yanlış ekonomik ve siyasi politikalar sonucu bugün azalan işçi sayısı ile birlikte üretim de gerilemiştir. Ülke ihtiyacı artarken, kömür üretimi azalmış ve ithalat artmıştır. Demir-çelik sanayisi enerji hammaddesi olarak dışa bağımlı hale gelmiştir. Bugün, Erdemir ve Kardemir; koklaşabilir kömür ihtiyacı karşılanamadığı için ithal kömür kullanmaktadır. Ülkemiz her yıl taşkömürü ithalatına 4-5 milyar dolar para öder hale gelmiştir. İthalata harcanan bu paranın önemli bir miktarının ülkemizde kalması mümkündür. Genel Maden İşçileri Sendikası olarak yıllardır bu konuya dikkat çekiyor, TTK'nın yıllık 5 milyon ton üretmesi için nelerin yapılması gerektiğini her fırsatta anlatıyor, raporlar hazırlatıyor ve önerilerimizi hem ilgililerle hem de kamuoyu ile paylaşıyoruz. Türkiye’nin her zamankinden çok Zonguldak’a, yani taşkömürüne ihtiyacı var. TTK en kısa zamanda tam kapasite ile çalışır hale getirilmelidir. Ülkemizin ve milletimizin geleceği için Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük önem verdiği, yerli ve milli varlığımız olan Maden Tetkik Arama Kurumu’na sahip çıkılmalı ve daha aktif çalışır hale getirilmelidir. Bu düşüncelerle tüm madencilerimizin ve bölgemiz halkının Dünya Madenciler Günü’nü kutlarız. Tüm maden şehitlerimizi bir kez daha sevgi, saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz” dedi. 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , GMİS , 4 Aralık Dünya Madenciler Günü mesajı

Yorumlar

Herkesin bir gün 112 acil çağrı hattına ihtiyacı vardır...

3 Aralık 2019 Salı 14:26

 Herkesin bir gün 112 acil çağrı hattına ihtiyacı vardır...

Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner 1-7 Aralık tarihleri ‘112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftasını kutladı. Güner, 7 Aralık tarihleri ‘112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası olarak kutluyoruz ve bu yıl ise farklı bir gururu yaşamaktayız dedi.

 Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, 112 Ambulans sisteminin kuruluşunun 25’inci yıl dönümü olduğunu ifade ederek “112 Ambulans sisteminin kuruluşunun 25. Yılını idrak etmekteyiz. 25 yıl önce atılan temeller ile tüm yurtta büyük bir sağlık ordusunun parçası olan Acil Sağlık Hizmetleri, yurt genelinde en uç noktalara kadar yayılmış, kesintisiz olarak hizmet veren büyük bir sistemdir. Acil Sağlık Hizmetlerinin amacı; acil sağlık hizmeti ihtiyacı oluşan vatandaşlarımıza günün 24 saatinde ücretsiz olarak 112 acil çağrı hattının aranması halinde en kısa sürede ulaşmak, hasta ya da yaralıya olay yerinde gerekli tıbbi müdahaleyi yapmak ve ihtiyaç varsa en uygun şekilde tedavisinin yapılabileceği bir merkeze ulaştırmaktır. Acil çağrılara, şehirlerde ilk 10 dakikada, kırsal alanda ise ilk 30 dakikada ulaşma oranı yüzde 90’ın üzerine çıkarılmıştır. İlimizde 24 tane 112 istasyonu bulunmaktadır ve 42 ambulansla hizmet vermekteyiz. Her türlü coğrafi ve iklim şartlarında hastalara ulaşabilmek amacıyla o şartlara uygun ambulanslar temin edilmiştir. Bu amaçla palet takılabilen ambulanslar, yoğun bakım ve obez ambulansları göreve hazırdır” dedi. 
“Sürücülerin ambulansa yol vermesi hayati önem taşıyor” 
112 acil servisinin yaşadığı sorunlara değinen Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm.Dr. Ertuğrul Güner, “Arayan kişilerin doğru adres verememesi ve hasta konumunun net olarak belirlenememesi nedeni ile adres bulmak öngörülenden çok daha fazla zaman alabilmektedir. Yollarda ambulanslar ve diğer geçiş öncelikli araçların kullanımı için güvenlik şeridi olmaması, diğer sürücülerin ambulansa yol vermemesi verememesi, bazı saatlerde yaşanan trafik yoğunluğu, ara sokakların ambulansın geçişine uygun olmaması gibi nedenler, ambulansların vakalara ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Ambulansa ait siren sesi duyulduğunda ya da tepe lambası yanarken görüldüğünde mutlaka yol verilmesi hayati önem taşımaktadır. Trafikte ilerleyen ambulansa yol verme konusunda özen gösterilmemesi, zamanla yarışan 112 acil müdahale ekibinin hayati tehlikesi olan hastayı zamanında tedavi merkezine yetiştirmesine engel olmaktadır. Ayrıca 112 acil sağlık hizmetlerinin hayati tehlike durumu olmayanlar tarafından meşgul edilmesi nedeniyle gerçek sağlık yardımına ihtiyacı olan hasta ve vakalara ulaşmada geç kalınmakta veya ulaşılamamaktadır.112 Acil Çağrı Hattının gereksiz meşgul edilmesi zaman ve iş gücü kaybına yol açmakta daha önemlisi gerçek acil vakalara ulaşmakta sorun oluşturmaktadır. Herkesin bir gün 112 Acil Çağrı Hattını aramaya ihtiyacı olabileceği unutulmamalıdır. Bu vesile ile kar kış demeden canı gönülden 24 saat kesintisiz hizmet vererek tüm zorluklara göğüs geren sağlık ordumuzun parlayan yıldızları 112 Ekipleri, UMKE gönüllüleri ve tüm Acil Sağlık hizmetleri Sunumunda görev yapan mesai arkadaşlarımın haftalarını kutlar başarılar dilerim” şeklinde konuştu. 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , 12 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası , kutlama mesajı , Uzm. Dr. Ertuğrul Güner

Yorumlar

"Maden emekçilerine vefa borcumuz asla ödenemez"

3 Aralık 2019 Salı 12:33

"Maden emekçilerine vefa borcumuz asla ödenemez"

Kdz. Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.

 Madenciliğin gelişmesini sağlayacak tedbirler alınması gerektiğine vurgu yapan Kdz. Ereğli Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, maden emekçilerine vefa borcunun asla ödenemez olduğunu söyledi. Çorumluoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi: “Dünyanın en eski ve en zor mesleklerinden biri Madenciliktir. Yeraltı kaynaklarımızı çıkarmak için yerin binlerce metre altında, alın teri döken maden emekçilerine vefa borcu asla ödenemez.
Madenciliğin gelişmesini sağlayacak tedbirler alınarak, desteklenmesi keşfedilen her kaynak ve üretime geçirilen her madenin ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacağını unutmadan, çevre ve insan sağlığına duyarlı bir üretim anlayışı ile maden zenginliklerimizin ekonomiye kazandırılması temennisindeyiz.
Tüm madencilerimize, her türlü kaza ve olumsuzluktan uzak, iş güvenliği ve sağlığı içerisinde bir çalışma ortamı ile aileleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu, mutlu bir yaşam diliyor, mesleğini yaparken hayatını kaybeden maden şehitlerimizi de rahmetle anıyorum.”

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , kaymakam , 4 Aralık Madenciler Günü , kutlama mesajı

Yorumlar