Uysal Hatip Sokak'tan destek istedi

6 Nisan 2017 Perşembe 12:23

Ereğli Haber

Uysal Hatip Sokak'tan destek istedi

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Belediye Başkanı Hüseyin Uysal referandum çalışmaları kapsamında Bağlık Mahallesi’ni ziyaret ederek vatandaşlardan Evet’e destek istedi.

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak’ta katıldığı Toplu Açılış Töreni programı nedeniyle bir gün ara verdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ilişkin destek turlarına, Bağlık Mahallesi ile devam etti.
Kdz. Ereğli halkına ve mahalle sakinlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak programına katılımları için teşekkür eden Başkan Hüseyin Uysal, Zonguldak’ta güzel bir Kdz. Ereğli fotoğrafı ortaya konulduğunu söyledi.
Evet’in Türkiye’ye huzur, barış, kardeşlik getireceğini söyleyen Uysal, “Koalisyon dönemlerinde ülkemizde ilerleme olmadı kaos yaşandı, darbeler oldu. Güçlü bir hükümet için, koalisyonlardan kurtulmak için, Evet dememiz lazım. Vereceğimiz her Evet oyu, gelişmekte olan Türkiye’yi istikrarlı bir şekilde ileriye taşıyacaktır” şeklinde konuştu.
Uysal sözlerini , “Yeniden diriliş, yeniden şahlanış için 16 Nisan’da bir kez daha ayağa kalkıp, ülkemizi bölmek, parçalamak isteyenlere, Türkiye’de kaos isteyenlere karşı birleşerek, güçlü bir Türkiye için Evet’te birleşelim” diyerek noktaladı.
Başkan Uysal’ın Hatip Sokak’taki destek turuna, belediye başkan yardımcıları Ayhan Atay ve Esra Alpago, belediye meclis üyeleri ve AK Parti gönüllüleri de eşlik etti.

Yorumlar

Çakır, Gençlere Cumhurbaşkanlığı Sistemini Anlattı

5 Nisan 2017 Çarşamba 15:04

Çakır, Gençlere Cumhurbaşkanlığı Sistemini Anlattı

Ak Parti Kdz Ereğli Gençlik Kolları Tarafından Keleşler Park Otelde Genç Kürsü programı düzenlendi.. Ak Parti Ereğli İlçe Başkanı Fatih Çakır’ın konuşmacı olarak katıldığı Programda yoğun bir katılım gösteren gençler Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini tartıştılar.

Programda söz alan Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Alagöz Yeni sistemin darbelerin iktidarından, medya patronların iktidarından, finans grupların iktidarından sıyrılıp milletin iktidarının gerçekleşeceğini belirtti. Ayrıca Alagöz konuşmasında Yeni Anayasanın gençlere verdiği önemden de bahsetti. Akabinde Genç Kürsü Programının konuşmacısı olanİlçe Başkanı Fatih Çakır gençlere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin maddelerini anlattı. Çakır konuşmasında gençlere mevcut sistem ile artık ilerlenemeyeceğini, Yeni sistem ile daha hızlı karar alınıp hizmetlerin daha hızlı gerçekleşeceğini belirtti. Programın sonunda soru cevap bölümü ile gençler İlçe Başkanı Çakır’a Yeni Anayasa ile ilgili merak ettiklerini sordular.

Etiketler:

ak parti , genç kürsü , yeni sistem , fatih çakır ,

Yorumlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan Zonguldak’ta

4 Nisan 2017 Salı 17:53

Ereğli Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Zonguldak’ta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 16 Nisan Anayasa Değişikliği referandumu için Zonguldak’a gelerek halka seslendi. Konuşmasında Zonguldak’a son 15 yılda yapılan hizmetleri ve yapılması planlanan yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, Zonguldak’a 14 yılda 14 katrilyon yatırım yaptıklarını söyledi.

Ereğli Haber- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TBMM Eski Başkanları Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin, Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar ile birlikte Zonguldak’a geldi.
Madenci anıtı önünde 10 binlere seslenen Erdoğan konuşmasına bu sabah Gab-ar dağı eteklerinde şehit olan 3 askere Allah’tan rağmen yaralanan 9 askerimizede şifa dileyerek başladı. Erdoğan konuşmasında “Bu sabah Gabar dağında el yapımı patlayıcının infilakı sonucu 3 askerimiz şehit oldu. 9’u yaralandı. Buradan tüm şehitlerimize bir kez daha Mevla’dan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Yaralı askerlerimize ve tüm gazilerimize rabbimden şifalar niyaz ediyorum. Bugün büyük devlet ve siyaset adamı MHP’nin kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş’in 20. Ölüm yıldönümüdür. Bu vesile ile kendisini rahmetle yâd ediyor. Ülkemizin sıkıntılı dönemlerinde milletimize öncülük etmiş kişilikleri sık sık hatırlıyoruz. 16 Nisan’da getirmek istediğimiz yeni sistemin hazırlığında rahmet Türkeş ve diğer liderlerin çok önemli payı ve katkısı olmuştur. Ülkemizin sahip olduğu böylesine geniş ufuklu liderlerin kıymetini bu gün muhalefet diye ortada dolaşanları gördükçe çok daha iyi anlıyoruz” dedi.

“Zonguldak bana uzak değil”
Babasının Rize’den çıkıp Zonguldak’a, buradan Sakarya ve daha sonrada İstanbul’a göç ettiğini belirten Erdoğan kendisinin Zonguldak’a yabancı olmadığını söyledi. Erdoğan Zonguldak ile ilgili olarak şu sözlere yer verdi; “Zonguldak, Karadeniz’in kıyısında yer almasına rağmen kömür dışında bu avantajını kullanamamış bir şehirdir. Bu bölgeyi deniz ticaretinin merkezi kılmak için asırlardır çeşitli projeler geliştirilmesine rağmen maalesef bir türlü gereken adımlar atılamadı. Zonguldak bana uzak değil. Zira rahmetli babam Rize’den çıkıp buraya buradan Sakarya, oradan İstanbul’a göç etmişti. Bu şekilde anlatırdı bize hayat hikayesini. Biz de Batı Karadeniz’i cazibe merkezi haline getirecek böyle bir projeyi, Başbakanlık dönemimden itibaren çalışıyorduk. Hepsini kararlılıkla aştık ve nihayet kazmayı vurduk. Filyos Limanı Projesi’nden söz ediyorum. Türkiye’nin 3. Büyük limanının inşaatına 2016 yılı aralık ayında başladık. Karadeniz’in çıkış kapısı olacak olan bu liman önemli bir alternatif olacak. Limanla entegre şekilde kurulacak demir yolu bağlantısıyla Güney illerimize Ortadoğu’ya ulaşım imkanı getiriyoruz. Filyos Limanı’nın sadece alt yapı bedeli 655 trilyon. Üst yapı ile rakam zaten tırmanıyor ve katrilyonu yakalıyor. Hedefimiz 2019 yılı ortasına kadar alt yapıyı bitirmek. Üst yapıyı da yap-işlet-devret ile tamamlamak. Ardından endüstri ve sanayi merkezi haline gelecek. Filyos Limanı projesi bu bölgede tam 12 bin kişilik bir istihdamın oluşmasını temin edecek. Zonguldak’a yaptığımız hizmetler sadece bununla sınırlı değil. Geçtiğimiz 14 yılda şehrimize 14 katrilyonluk yatırım yaptık.”

“İşçi alınsın” sloganı atan madencilere kızdı
Erdoğan konulması sırasında “İşçi alınsın, üretim artsın” şeklinde sloganlar atan maden işçilerine kızarak “Sloganik şeylerle bizim konuşmalarımızı kesmeyin. Ben buraya geldiğimden bu yana 3 bin 3500 kişi aldık. Eleman almakla üretim artmıyor. Biz her şeyi düşünürken ülkenin menfaatini de düşüneceğiz. Olayı bazı fitne unsurlarının girmesiyle slogana dönüştürmeyeceğiz. Çünkü bu ülke hepimizin. Hep beraber bu ülkede ekmek sahibi olacağız. 3 bin - 3500 kişi buraya alan benim. Bana slogan atmayın. Bunu başkalarına yapın” şeklinde tepki gösterdi.

Zonguldak’a yapılanlar, yapılacaklar
Erdoğan konuşmasında Zonguldak’ta açılışını yapacağı yatırımlar ile yapılması düşünülen yatırımlardan da bahsetti. Erdoğan şunları dile getirdi; “Yolların yanı sıra pek çok tünel yaparak coğrafyası zor bu bölgede ulaşımı kolaylaştırdık. Zonguldak ve Ereğli’ye birer çevre yolu kazandırılması ile ilgili çalışmalar sürüyor. Bu günde Zonguldak’ta toplam yatırım bedeli 130 trilyon olan 35 ayrı projenin toplu açılış törenini yapıyoruz. TOKİ, kapalı yüzme havuzu, Kız imam hatip lisesi, dere ıslahları var. Belediyelerimizin çeşitli projeleri var. Üniversitemizin sosyal tesis ve fakülte binaları var. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Şimdi önümüzde Türkiye’nin 80 vilayetiyle birlikte Zonguldak’ın geleceğini de aydınlatacak tarihi bir fırsat var. 16 Nisan’da sandık başına gidip tercihimizi ortaya koyacağımız anayasa değişikliği için hazır mıyız? Bu değişiklikle Türkiye Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamların birleştirerek daha güçlü ve daha icracı bir yürütmeye sahip oluyor. Mecliste yasama yetkisini tamamen uhdesine alarak, çalışmalarına devam ediyor. Bundan sonraki ilk seçimde önümüze aynı anda iki sandık gelecek. Birinde Cumhurbaşkanını ve dolayısıyla onun kuracağı hükümeti seçeceğiz. Diğer sandıkta ise milletvekillerimizi belirleyeceğiz. Bu mesele parti meselesi değil. Ülkemizin ve milletimizin meselesidir.”

Erdoğan, Kılıçdaroğlu için “Acayip yalan söylüyor”
Konuşmasının büyük bir bölümünde muhalefete ve CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na yüklenen Erdoğan “Ana muhalefetin başındaki zat ne diyor. Diyor ki Cumhurbaşkanı gelecek bir defa bütün parlamentoyu feshedecek. Böyle diyor mu? İnandınız mı? Böyle bir parlamentonun feshi diye bir şey asla söz konusu değil. Tam tersine daha güçlü bir parlamento var. Milletvekili sayısı 600’e çıkıyor. Güçlü parlamento ile birlikte eğer Cumhurbaşkanı bir seçim yenileme kararı alacak olursa hem milletvekili seçiminin yenilenmesi demektir. Hem de Cumhurbaşkanlığı seçiminin yenilenmesi demektir. Ben yenileme kararını aldım, parlamento seçim yenileyecek Cumhurbaşkanı yerinde kalacak. Yok, öyle bir şey. Bu öyle kolay bir şey değil. Tutmuş acayip yalan söylüyor. Bıktım bunun yalanlarından Şimdi diyor 400 muhtar var. Yarın sabah 16 Nisan seçim yapıldı 17’sinde muhtarlıklar kapatılacak. İnandınız mı? Ama inananlar var. Bu zatın muhtarlarla işi gücü yok. Zaten muhtarlara değer veren birisi de değil. Ben BM Genel Kurulunda konuşma yapıyorum. Arkadan Türkiye’de açıklama yapıyor. Diyor ki BM Genel Kurulunda muhtarlara konuşur gibi konuştu. Ey Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ın 40 yıllık siyaset tecrübesi var. Ta 20 yaşından itibaren bu işin içerisinde olmuş, gençlik kollarından itibaren bu işin içinden yetişmiş. Belediye başkanlığı yapmış, Başbakanlık yapmış ve şimdi de iki buçuk yıldır Cumhurbaşkanlığı yapıyorum. Bir kere haddini bileceksin. Sen daha BM’nin kapısını bilmiyorsun. O genel kurulda kimler olur kimler olmaz bundan bile haberin yok. Sadece seçilmişler olmaz aynı zamanda atanmışlar da olur. Ama sen sanki muhtarlara konuşuyor gibi ifadesini kullandığın zaman bu benim muhtarlarıma hakarettir. Nitekim Ankara Sincan’da 30-40 muhtar arkadaşımıza konuşma yaptı. Nitekim bir muhtar arkadaşım çıktı. Sen bize hakaret ettin dedi. Ne dese beğenirsiniz, ‘haddime mi?’ Ya akşam başka sabah başka. Şunu da bilmiyor. Şu kardeşiniz göreve geldiğinden beri Cumhurbaşkanlığı külliyesine rest çektiler ya. Sonra geldi. Ama şimdi baktım gene giderim diyor. Çünkü maalesef düşünmeden konuşuyor. Tabii kılavuzu karga olunca durum değişiyor. Sıkıntı orada. Peki, ne yaptık. Göreve geldiğimden beri her hafta 400-450 muhtarı külliyeye davet ederim. Önce içişleri bakanım konuşur. Sonra ben konuşurum. Ve sonra hepsine form dağıtılır. Sonra hepsi ekipler tarafından toplanır. Ve kendilerine sonra yemek ikram ederim. Kendileriyle il il fotoğraf çektiririm. Hediyemizi veririz ve kendilerini uğurlarız. Şu anda 16 bin muhtarı külliyede milletim adına ağırladım. Ya niye bu yalanı söylüyorsun. 17 Nisan’da muhtarlıklar kapatılacakmış. Ya şunu öğren. Bir defa kararname ile muhtarlık kapatılamaz. Zira kanunla geldiler. Kanuna gelen ancak kanunla gidebilir. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ne anayasanın ne de kanunların üzerindedir. Oku be. Oku.
Türkiye’nin artık bırakın koalisyonların kendisinin ihtimaline dahi…. Bunun son örneğini 7 Haziran seçimlerinde gördük. Hiçbir parti iktidar olacak çoğunluğu yakalayamadı. Sıkıntıları biliyorsunuz. Bu sıkıntılardan dolayı bizler de süratle hemen bir erken seçime gidelim dedik. Geçmişte koalisyonları genç kardeşlerim bilemez belki ama bizim kuşak çok iyi bilir. 1950 yılından beri, ülkemizde 48 hükumet görev yaptı. Eğer görev süreleri 5 yıl olsaydı, 4 yıl olsaydı 12 hükümet iş başında olacaktı. Ama 48 hükümet kurulmuş olacaktı. Fransa’da 11, Amerika’da 17 başkan görev yapmış. Yine bu dönemde İngiltere’de 15 hükumet, Almanya’da 24 hükümet kurulmuş. Bizim tüm derdimiz ülkemizi ve milletimizi işte bu istikrarsızlık batağından kurtarmaktır. Onlardaki istikrarın altında bu yatıyor. Bunlar ise Türkiye’de istikrarsızlık istiyor. Türkiye büyüdükçe geliştikçe, yeni yatırımlarla gücüne güç kattıkça birilerinin yüreği daralıyor. İstanbul’a bakıyorlar boğaz boyunca inci gibi dizili üç tane köprüyü görüyorlar. Şimdi nasıl söyleyebilirim ya. 15 Temmuz şehitler köprüsü yapıldığı zaman ne dedi bu solaklar. Hayır dediler. Fatih Sultan Mehmet köprüsü yapıldığı zaman ne dediler, hayır dediler. Yavuz Sultan Selim köprüsünü yaptık. Dört gidiş dört geliş. Bir de üzerinden hızlı tren geçecek. Ne dediler. Hayır dediler. Denizin altından Marmaray’ı yaptık. Üç yılda Marmaray’dan ne kadar insan geçti biliyor musunuz? 200 milyon insan geçti. Buna da hayır dediler. Dedik ki raylı sistemi yaptık. Bir de otomobilleri denizin altından geçirelim. Avrasya Tüneli’ni yaptık. Bunlar ona da hayır dediler. Osmangazi Köprüsü’nü yaptık. Ona da hayır dediler. Ula hangisine evet diyecesun. Yeni bir şeye hazırlanıyoruz. Dedemiz Fatih, İstanbul’un fethinde yaş 21 gemileri karadan yürüttü. Biz de torunları olarak denizin altından yürütüyoruz. Şimdi boğaza bir köprü daha yapıyoruz. Üç kat gidiş, geliş ve bir de tren. Şu anda onun çalışmaları devam ediyor. Ama bizim yaptıklarımızı bunlar hayal bile edemezler. Derdimiz bu. Eser üretmek. Bunların böyle bir derdi yok. Ama biz onlara rağmen yapmaya devam edeceğiz. Bak ihracatımız düştü diye seviniyorlardı. Şimdi o da yükselmeye başladı. Turizmdeki sıkıntılarımıza umut bağlamışlardı. Şimdi turizmde de kıpırdanma var. Büyüme rakamımız AB rakamının neredeyse iki katı üzerinde çıktı. Orada da hüsrana uğradılar. Son üç yıldır ellerinden gelen her aracı üzerimize saldılar. Çukurlarla terör örgütüne yol vermeye kalktılar. DAEŞ’i, sokakları teröre organize etmeye kalktılar. FETÖ’nün ordu, emniyet ve yargıdaki tüm militanlarını üzerimize saldılar. İşte 15 Temmuz. O gece benim milletim Marmaris’ten kendilerine çağrıyı yaptığım zaman sokaklara döküldü mü? Biz Marmaris’ten çağrımızı yaptık. Helikopter ve uçağımızla Yeşilköy’e indik. Üzerimizde F16’lar uçuyordu. Ana muhalefetin başındaki zat şimdi bir şey çıkardı. Bunun senaryo olduğundan bahsediyor. Ben diyorum ki Ey Kılıçdaroğlu, elinde belge varsa çık açıkla. 16 Nisandan sonraya bırakma rezil olursun. Her zaman diyorsun ki elimde dosyalar var. Elimde dosyalar var diyorsun. Çık açıkla. Bizi rezil et. Biz şu anda orduda, emniyet teşkilatımızda, devletin kurumlarında ne kadar FETÖ’cü varsa temizliyoruz. Ve temizlemeye devam edeceğiz. Çünkü bu kanser virüsünü bu ülkenin, bu devletin tüm bünyesinden temizleyip atacağız. Bunlara hayat hakkı tanımayacağız. Zira bunlar bu milleti, bu ümmeti böldüler. Bu mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Çıktılar yeni bir şey söylediler. Güya bizi Suriye’de sıkıştıracaklardı. Orada da Fırat Kalkanı ile oyunu bozduk. Şimdi yeni yeni bir oyunun hazırlığını yapıyorlar. Ceraplus ve El Bab’da terörü mahvettik. Irak’ta Sİncar’ı ile Telafer’i ile Kerkük’ü ile yeni tezgahlar kuruyorlar. Emin olun onları da başlarına geçireceğiz. Kerkükte bir defa milli bayrağın dışında orada ikinci bir bayrağın asılmasını kesinlikle yanlış buluyorum. Ve oradaki o bayrağın sahipleri şunu bilsinler ki bölücülük yapıyorlar. Ben Irak bölgesel kürt yönetimine sesleniyorum. BU yanlıştan bir an önce dön. Zira şu anda Irak merkezi yönetimi zaten onu doğru bulmadığını aldılar kararı açıkladılar. Bizler de aynı şekilde buradan uyarıyı yapıyoruz. Çünkü Kerkük kürtlerindir safsatasına biz Türkiye olarak asla uymuyoruz. Kerkük orada yaşayan Türkmeniyle arabıyla Kürdü varsa kürdüyle hepsinindir. Bizimdir diye bir iddianın içine girmeyin. Türkiye ile münasebetleri bozmayın. Hemen o bayraklarınızı indirin. Sadece Irak milli bayrağıyla orada yola devam edin. Yoksa şu andaki geldiğimiz noktadan kusura bakmayın geri adım atmak zorunda kalırsınız. Baktılar ki bizi alt edemeyecekler. Avrupa’nın göbeğinde atlarıyla itleriyle benim vatandaşımın üzerine geldiler. İşte bakanlarımız Avrupa’ya gidiyorlar. Bizim bakanlarımızı konuşturtmadılar. Salon vermediler. Bir hanım bakan, arabanın içine mahkum edilir mi? Bunlar benim aile ve sosyal politikalar bakanımı arabaya mahkum ettiler. Hani ya siz kadın haklarından bahsediyordunuz. Ya bu bir bakan. 30 metre ilerisinde bizim konsolosluğumuz var. Bizim toprağımız. Orayı bile kilitlediler. Bunlar uluslararası hukuk nedir ondan haberleri yok. Faşist diyorum, nazi artıkları diyorum rahatsız oluyorlar. İstediğiniz kadar rahatsız olun. Böyle devam ettikçe ben de böyle konuşmaya devam ediyorum. Aynısını Almanya yaptı. Şu anda Almanya teröristleri sokaklarda dolaştırıyor. Polis araçlarında teröristler dolaşıyor. Ama benim bakanlarımı konuşturtmuyor. Sonra haber gönderiyorlar. Münasebetleri düzeltelim. Dur bakalım şu 16 nisanı geçelim bakalım. Her şeyin bir bedeli her şeyin bir karşılığı var. O bedeli ödeyeceksiniz. İsviçre’de parlamento resimin önünde benim resmim. Şakağıma silahı dayamışlar. Ne diyor Erdoğan’ı öldürün. Ya nerede İsvicre’nin yönetimi. Bütün polisler odada. Polisler orada olduğu halde bunu yapıyorsunuz. Zonguldak’ın tamamına sesleniyorum. Ak Parti’ye gönül verenlere MHP’ye gönül verenlere BBP’ye, CHP’ye, Saadete gönül verenlere hepsine sesleniyorum. Ülkenizin cumhurbaşkanını öldürmesi talimatını parlamento binası önüne asanlarla beraber hayır mı diyeceksiniz. Almanya, Avusturya, İsvicre’sinde bütün bunlar olurken ben inanıyorum ki benim milletim 16 nisanda sandıkları patlatmaya hazır mı?

“54 Yıldır Avrupa’nın kapısında bekletiyorlar”
Bu topraklarda kardeşliğimizle geleceğe farklı yürüdük. Biz ayakta kaldıkça onlar sendeliyor. Bölgemizdeki operasyonların meşruiyeti de yol açtığı kayıpları her yerde tartışılıyor. Terörü maşa gibi tutanlar o maşanın ellerini ısıtmaya başladıkça ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bak ne oldu. Vatikan’da gelip toplandılar. AB üyesi bütün ülkelerin liderleri Vatikan’da papa ile bir arada oldular. Hepsi oturdular ve Papa onlara nasihat çekti. Orada Ortodoks var, Proteston, ateist var. Ama beraber oldular. Çünkü bunlar tek millet. Ama 54 yıl Türkiye’yi kapılarında beklettiler mi? Hala bekletiyorlar mı? İşte 16 Nisan bunun için çok önemli. Onlar da şimdi 16 Nisan’ı bekliyorlar. Türkiye için kurulan tuzaklar eninde sonunda bunların başına geçecektir. Tarih boyunca bu ülkenin istikrar ve istikbal mücadelesinde en ön safta yer alan Zonguldak, 16 Nisan’da sandıkları patlatarak bu mesajı verecektir.

“Kılıçdaroğlu yalanda çok kıvrak”
Zonguldak bu mesajı vermeye hazır mı? 16 Nisan’da tek millet için evet mi? Tek bayrak için evet mi? Anayasa değişikliğiyle getirdiğimiz yeni sistem ülkemiz ve milletimiz için yürek sızısı taşıyan her liderin hayalidir. Özal’dan, Demirel’e, Erbakan’dan, Türkeş’e ve Yazıcıoğlu’na kadar tüm liderler ülkenin kurtuluşunu bu sistemde görmüşlerdir. FETÖ’süyle, PKK’sıyla, DEAŞ’iyle hayır demeleri normaldir. Kim hayır diyor Kandil’dekiler hayır diyor. Bölücü Terör örgütünün başı hayır diyor, Pennsylvania’daki hayır diyor. Kandil’dekini seven onunla beraber, FETÖ’yü seven onunla beraber. Bizi seven bizimle beraber. Kılıçdaroğlu yalanda çok kıvrak. Ne diyor. Kılıçdaroğlu yalan söyleme. Bizim için demokrasilerde biz hangi oyu kullanıyorsak herkes aynı oyu kullansın diye bir kaide yok. Hür iradesiyle millet oyunu kullanır. Yeter ki dürüst olalım. Doğru anlatalım. Milleti yanlış istikamete sevk etmeyelim. Onun için Kandil’deki hayır diyor, İmralı hayır diyor, Pensilvanya hayır diyor. Daha bir kere sen PKK’yı lanetleyemedin. Hakkari’ye gittin. Miting yapıyorsun. Bir tane Türk Bayrağı yok. Kayıtları çıkartıp yüzüne mi vuralım. Bu iş aşk işi. Yürek işi. Ama biz her yerde bayrağımızla yürüdük. Hiç taviz yok. Her yerde. Ve şimdi kimi Avrupa ülkelerinin hayır dediğini anlıyor musunuz? İşte mesele bu. Çünkü onlar geçmişte zayıf yönetimlere istedikleri gibi istediklerini yaptırıyorlar. Şimdi bize yaptıramıyorlar. 25 havalimanından 59 havalimanına çıktık. Her ilde üniversiteler. 181 üniversite. Bakıyorlar dev şehir hastaneleri kuruluyor. Bunlar da bunları rahatsız ediyor. Bizde yok sizde niye var diyorlar. Olacak olacak. İsteseniz de olacak. İstemeseniz de olacak. Şimdi biz bu sistemi daha hızlı gidelim diye. Bunları geçelim. Muhasır medeniyetlerin üzerine çıkacağız. Bunlar Atatürkçüyüz diye geçiniyorlar. Muhasır medeniyetler üzerine çıkmak için bir şey yaptılar mı? Öyle 25 günlük hükümetler gidiyor artık.

“Bunlarda haya yok”
Ya Kılıçdaroğlu işte bu kavgalar olmasın diye biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiyoruz. Artık bizim sistemimizde Başbakan olmayacak. Dersini çalışmamışsın Kılıçdaroğlu. Dersi çalış dersi, 18 maddeyi bir oku. Okumuyor. Al işte bir tanesi çıkmış, ‘Ben hayır çıkacağına inanıyorum. Fakat ola ki evet çıkarsa, biz Samsun’dan gireriz. Amasya, Sivas, İzmir’den denize dökeriz’ diyor. Bu da CHP’nin Konya Milletvekili. Şimdi bu adama terbiyesiz demeyeceksin de kime diyeceksin. Seni bir defa Samsun’a sokmazlar. Seni Sivas’a sokmazlar, seni Amasya’ya sokmazlar. Sen kimi İzmir’den gelip dökeceksin? Sen kimsin be ahlaksız. Haddini bil, kendini bil, ceddini bil, neslini bil. Ama bunlarda böyle bir haya yok ki. Bizim kültürümüzde edep denilen bir şey vardır.


“Bizim bahtımıza düşe düşe CHP düştü”
Meclisin 600 milletvekili ile güçlendirilmesinin, yaşının 18’e düşmesinin milli iradenin aleyhine olduğunu kim öne sürebilir. Genler 18-24 yaş arasındaki gençler. Size parlamentoya gidişin önünü engellemek isteyenlere 16 Nisan’da gereken cevabı vermeye hazır mıyız? Dinamik bir meclis, gayretli bir parlamento. Bunun önünü açıyoruz. Fakat bunlar rahatsız oluyorlar. Şunu bilsinler ke 16 Nisan’dan sonra biz sizi denize dökmeyeceğiz. Sizi biz siyaset müzesine vitrin objesi olarak yerleştireceğiz. Bunlardan siyaset müzesine iyi bir vitrin objesi olur. Şaka bir yana inanın Türkiye böyle bir muhalefet anlayışını hak etmiyor. İnsan siyaset arenasına çıktığı zaman ister istemez karşısında akıllı uslu bir muhalefet bekliyor. Bizim bahtımıza da düşe düşe CHP çıkıyor. Ne yaparsınız kader bu. 16 Nisan da muhalefet anlayışı tarihe gömülüyor. 16 Nisan’da evet diyerek millete söyleyecek sözü olmadığı için hakaret edenleri sandığa gömüyor mu?”


Erdoğan konuşmasının ardından beraberindeki bakan, milletvekili ve parti yöneticileri ile birlikte Zonguldak’a yapılan hizmetlerin toplu açılışı için kurdele kesti.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun açılışın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a merhum Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş ile birlikte çekilen fotoğrafı hediye etti.
Erdoğan alanda toplanan kalabalığa çeşitli hediyeler dağıttıktan sonra Zonguldak Valiliğini ziyaret etti.

 

Yorumlar

Uysal Ereğli'yi Zonguldak'a taşıdı...

4 Nisan 2017 Salı 14:33

Ereğli Haber

Uysal Ereğli'yi Zonguldak'a taşıdı...

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Belediye Başkanı Hüseyin Uysal 200’e yakın araçla 31 mahalleden binlerce kişiyi Zonguldak il merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitingine taşıdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak Mitingi için Ereğli’de adeta seferberlik ilan edildi. Kdz.Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal görevlendirilen 200’e yakın araçla Kdz.Ereğli’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleşecek miting ve toplu açılış törenine taşıdı. Elif Otel önü ve 31 mahalleden kaldırılan araçlar, Belen’deki yeni şantiye bölgesinde toplanırken, tüm araçlara güne özel hazırlanan şapka, tişört ve iaşeler dağıtıldı. Kdz.Ereğli- Zonguldak yolu üzerinde yaklaşık 6 km uzunluğu bulan konvoy Zonguldak’a doğru ilerledi. Başkan Uysal’ın önderlik ettiği konvoy, Zonguldak şehir merkezine sloganlar eşliğinde girdikten sonra miting alanına ulaştı.

Yorumlar

Cumhurbaşkanının geleceğini duyunca 'Evet' dedi

3 Nisan 2017 Pazartesi 19:40

Ereğli Haber

Cumhurbaşkanının geleceğini duyunca 'Evet' dedi

AK Parti iktidarı döneminde milletvekili olduktan sonra büyük bir servet yapan Fazlı Erdoğan referanduma 13 gün kala ortaya çıkıp 'Evet' dedi. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Zonguldak'ı ziyaretinden hemen bir gün önce bu açıklamayı yapması manidar bulundu.

AK Parti'de iki dönem milletvekilliği yapan ve bu dönem içerisinde karayollarından aldığı ihalelerle büyük bir servet yapan Fabrikatör Fazlı Erdoğan referandum çalışmalarında ortalarda görünmezken bu gün sabah basına kahvaltı verdi. 16 Nisan referandumuna 13 kala sahneye çıkan Fazlı Erdoğan'ın tamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Zonguldak'a ziyaretinden bir gün önce 'Evet'demesi manidar bulundu. 

22. ve 23. Dönem Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan, Ereğli Cehennemağzı Mağaraları mevkisinde bulunan bir kafede düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında Türkiye’nin on yılda bir darbeler yaşadığını, darbelerin ardından istikrarsız dönemler yaşadığını belirtti. Erdoğan açıklamasında şu görüşlere yer verdi; “Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin genel faydaları nedir dersek, kalıcı siyasi istikrar,  hızlı ve etkili icraat, güçlü icraat, güvenli ve huzurlu Türkiye, güçlü meclis, güçlü temsil, birlik ve uzlaşma temeline dayanması, güçlü yönetim, güçlü meclis, Türkiye’nin bekası için toplumun önüne evet başlığı altında hükümetimiz, cumhurbaşkanımız ve MHP öncülüğünde bir adım atılmıştır. Bunun karşılığı da vardır. Bu ülke 80 milyon insanın yaşadığı, huzurlu ve mutlu fertlerin arzulandığı bir coğrafyadayız.

Zor bir coğrafyadayız. Bizi parçalamak bölmek isteyenler var. İçeride ve dışarıda. Bunların hesabını biliyoruz. Bunları bilen ülke yöneticileri, 14-15 yıllık istikrar ortamını hesaba katarak değil, bunun daha sonra da  devamı için bir adım atılmıştır. Bunun birincisi gençlere güvendir. Atatürk’ün dediği gibi, ‘Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizsiniz.’ Dünya ortalaması 20-21’dir. Türkiye’miz bunun tabanına inmiştir. Milletvekilliği sayısını daha fazla temsil, daha fazla halka dokunmak için 550’den 600’e çıkarmıştır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve meclis seçimi dört yılda bir değil, beş yılda bir yapılacak. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci dönem geliyor. Cumhurbaşkanı yenilenecekse, parlamento da yenilenecek. İkisi birbirini kontrol için biri seçime götürecekse, kendisi gidiyorsa karşı taraf da gidiyor. Cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisi yoktu. Şimdi partili cumhurbaşkanı geliyor. Dünyada bunun örnekleri çok. Amerika, Fransa gibi.

Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi veriliyor. Eğer işine gelmiyorsa parlamento kararnameyi kanunla değiştirebiliyor. Üst düzey idari görevlileri cumhurbaşkanı atıyor. Sorumlu cumhurbaşkanı geliyor. Eskiden yetkisi çok, sorumluluğu yok bir cumhurbaşkanı vardı. Bütçe hazırlama yetkisi cumhurbaşkanına veriliyor. Cumhurbaşkanının kendisine diye düşünmeyin. Onun da kurumları vardır. Onlar hazırlayacak. Meclis onaylamazsa ne olur? Ereğli belediyesinin bütçeyi onaylamaması halinde belediye çalışamaz. Meclis onaylamazsa onun da formülünü bulmuşlardır. Geçici bir bütçe yapılabilir.  Cumhurbaşkanının bütçe onaylamaması halinde cumhurbaşkanının eli kolu bağlıdır. Onun parlamentoya, parlamentonun cumhurbaşkanına güveni önemlidir. Uzlaşma bu konuda önemlidir.

Sıkıyönetim kalkıyor, olağanüstü hal yeniden düzenleniyor. Yargının bağımsızlığına tarafsızlığı ekleniyor. Yargının sivilleşmesi geliyor. Askeri yargı sivil yargı diye bir şey yok. Askeri yargı vatandaşın yargısından farklı olamaz.  Askerin rütbesine göre değil, suçun niteliğine göre sivil yargıda ifade edilecek. HSYK’ya yeni düzenlemeler geliyor. Bunların yeniden yapılanması sözkonusu”

Ülkenin bunların sonunda bir çıta yükselmesi yaşayacağını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti: “Ülkemizin büyümesinden, gelişmesinden, köprülerin, yolların, en büyük havaalanının yapılması birilerini rahatsız ediyor. Çanakkale köprüsü, Avrasya tünelleri, karayolu, havayolu ve demiryollarında, ulaşımda dünya lideri bir ülke. Demokrasinin de arada bir kösteklendiği bir ülke olmasını arzu etmem. Ben İspanya’yı, Güney Kore’yi, Japonya’yı bilirim. Bunlarda petrol yok. Kaynak olarak gerçekten bizim ülkemizden farklı durum yok. 1960’ta milli gelir bunlarda Güney Kore’de dünya bankası verilerine göre, 165 dolar, Japonya’da 480 dolar, İspanya’da 470 dolar. Türkiye’de ise 462 dolar. Şu anda o ülkelerin hepsinde en az 25 bin dolar. Türkiye’de ise 10 bin dolar. 2003’ten 2007’ye kadar 3 bin dolardan 10 bin dolara getirdik. Ne hikmetse orada durakladık. Bizim hedefimiz de 25 bin dolardı.

Niye böyle oldu. Farklı gelişmeler oldu. Cumhurbaşkanı seçimleri tıkandı, 367 garabeti oldu, kitap fırlatma olayı oldu. Ülkemiz fakirleşti. Rahmetli Sabancı servetim bir günde yüzde 40 küçüldü dedi. Böyle istikrarsız bir ülkeye dışarıdan kimse yatırım yapmıyor. Noksanları var mı var. Buna rağmen CHP ve diğer partiler komisyonlara katılsaydı diye gönül isterdi. Bakıldı, görüldü, Cumhurbaşkanlığı sistemi fiili olarak sahaya indi. Yüzde 52 oyla seçildikten sonra. Tamamen halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olarak, 82 anayasasına göre yetkilerimi kullanacağım dedi. Birileri bunu sistem farklılaşıyor deyince MHP genel Başkanı Bahçeli bu öneriye öncülük yaptı, AK Parti de bunu değerlendirdi. Parlamentoda bu karar alındı.  

Erdoğan, “Kuvvetler ayrılığı konusunda endişeler var, kontrol mekanizması nasıl kurulacak, bu yetkiler sadece görevdeki cumhurbaşkanına yönelik istendiği konusundaki eleştirilere” ne dediğinin sorulması üzerine şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’nin yüz yıllık geçmişine baktığımız zaman yüzde 50’nin oydan fazlasını almış biri yok. Cumhurbaşkanı olarak. Muhafazakar çizgide MHP ve CHP bir araya gelip Ekmelettin beyi aday göstermiş. Demek ki MHP önceki seçimde CHP ile birlikte hareket etmiş, bugün de AK parti ile hareket ediyor. Demokrasilerde bir oy üstünlükle iktidar olunur. En iyisi bu olduğu için böyle olmuş. Bu bir siyasi anlatım biçimi olarak açık arama yaklaşımıdır. Dilerdik ki farklı argümanlarla biz Evet’i daha iyi anlatalım. Hayır diyenler de alternatifi nedir diye arasın.  Eksikleriyle birlikte geçecektir. Eksiği varsa yolda düzeltilecektir. Kalkınmayı sağlamadan beşinci senenin sonunda cumhurbaşkanının toplumdan destek alacağını zannetmiyorum.

Erdoğan, toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtladı, sohbet etti.

Yorumlar