Neyi bekliyoruz?

28 Kasım 2017 Salı 19:42

Neyi bekliyoruz?

Zonguldak, Ereğli deyince akla ya TTK geliyor ya da Erdemir… İstihdam deyince yine insanlar bu iki kurum arasında mekik dokuyor. “TTK ‘ya işçi alınsın, Erdemir'e nasıl girebiliriz?”

Sıkıştık kaldık. Alternatif yok, yatırımcı yok, ya da var ama bürokratik engeller…
Esnafın durumu zaten içler acısı, üç kuruşa beş köfte hesabı yapmak zorunda.
Memurlar ne aç ne de tok.
Bir çıkış yolu lazım, Turizm gibi…
Doğanın yeşilini, denizin mavisini, elmasın siyahını kullanamıyoruz.
Lafa geldiğinde herkes turizm için bir atak yapıyor(!) ama yapmıyor, konuşuyor. Konuşulduğu gibi de kalıyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok, yakına bakalım.
Akçakoca’nın plajlarından bizde yok mu?
Safranbolu’nun eski evlerinden biz de yok mu?
Düzce’nin şelalesinden biz de yok mu?
Kastamonu’nun kalesinden biz de yok mu?
Bolu’nun doğal güzelliklerinden biz de yok mu?
Hepsi var, hatta fazlası var.
O zaman biz neden turist alamıyoruz?
Geçtiğimiz günlerde ERİDAK ile doğa yürüyüşüne Ölüce Feneri’ne gittik.
Kimler biliyor Ölüce Feneri’ni? 200 yıllık bir tarih yatıyor doğanın içerisinde ama bilen yok, tanıtan yok. Ölüce Feneri sadece bunlardan bir tanesi.
Kandilli’ deki Varagel, Tasgölü, Köseağzı, Çavuşağzı, Cehennem Ağzı Mağaraları, Kayalıdere, Güneşli ve Gümeli Şelaleleri, Gökgöl Mağarası, Maden Müzesi, Ereğli’de iki ayrı müze…
Daha sizlere burada sayabileceğim 10’larca yer var.
Eko Turizm, Doğa Turizmi, Kültür Turizmi….
Hangisini istersen…
Buralar tanıtılsa, mesela turlar düzenlense, kamplar yapılsa, turistler gelse, esnafına uğrasa, alışveriş yapsa, her gelen bir iki fotoğraf çekip sosyal medya da paylaşsa, kitle büyür, turist sayısı artar, esnaf kazanır, ekonomi alanı açılır, istihdam sağlanır.
Takılıp kalmışız aynı şeylere; “Zonguldak Büyükşehir olsun” ya da “olmasın”, “Ereğli il olsun, TTK ’ya işçi alınsın, siyasetçiler kavga etsin, o onu çekemesin, o makama gelsin, bu yönetsin, şu gitsin, egolar yarışsın”
Bunları aşmak lazım.
Yeni projeler lazım bize, Ereğli- Devrek yolu hikâyesine dönmeyecek, hayata geçecek, gelir getirecek, istihdam sağlayacak. Kişisel çıkarlar konuşulmayacak, “önce ben dedim, önce ben yaptım” denmeyecek.
Dinlemekten sıkıldık, konuşmaktan yorulduk. Neyi bekliyoruz?
Yeni yapılara, dev bütçelere gerek yok, zaten doğamızda her şey mevcut. Sadece bu orkestraya bir şef lazım… Şöyle bir araştırdığımız zaman görev yaptığı her ilde kalıcı izler bırakmış Zonguldak Valisi Ahmet Çınar bence en uygun isim…

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , bazı insanlar , köşe yazısı , izmedyadergisi , Vali Ahmet Çınar , Turizm ,

Yorumlar
  • Lodos
    30 Kasım 2017 Perşembe 02:24

    Koltuk sevdalıları olduğu sürece hiç bir şey olmaz olamaz gelişmez her daim oldu gibi sobaya yakın olanlar ısınır ülkede yapılan yatırımların hemen hemen hepsi büyük şehirlere harcanıyor varsa yoksa bu şehirler diyerler sadece seçim zamanı duraklama yerleri olmuş otobüsün üskatın dan vatandaşın beynini yıkama politikası yok o şehir bunun kalesi yok o şehir bunu bahçesi olduğunu sürece

  • Hüseyin
    29 Kasım 2017 Çarşamba 20:21

    Yeşim hanım neyi bekliyoruz? Birilerinin rant sağlamasını. Yoksa ereğli kimin umrunda rant olmayınca dediklerinizi uygulamak zor

  • İbrahım BAYSAL
    28 Kasım 2017 Salı 22:13

    Tesekkurler Yesım Hanım elerınıze saglık.yazınızı zevkle okudum.bızımkılerde laf canbazlıgı var.ıcraat yok.soylenenler hep lafta kalıyor.oyle bır yaraya parmak bastınızkı tebrıkler.

Duyanlar duymayanlara söylesin

7 Kasım 2017 Salı 20:26

Duyanlar duymayanlara söylesin

Sonunda heyecanla beklediğimiz, yoğun çalıştığımız dergimiz elimize ulaştı.

Duyanlar duymayanlara söylesin. İz Medya Dergisi ilk yayınını verdi. İçerisinde neler var derseniz; öncelikli konumuz Zonguldak Büyük şehir yada bütün şehir olmalı mı? Tam 18 belediye başkanının görüşlerini aldık. Ama buradan iletmek istediğim bir şey var; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal'dan bu konuda görüş almak istedik fakat açıklama yapmayı kendileri istemediler. Aslında bu konu, en çok sayın başkanlarımızı ilgilendiriyor.
İkinci önemli konu ise Bülent Ecevit üniversitesinin Zonguldak’a katkısı. Özellikle ekonomik anlamında ciddi bir katkısı var. Fakat kime göre neye göre yâda biz ne kadarını biliyoruz? Detayları dergimizde...
İş hayatı, toplum davranışları, stres yönetimi, güzel konuşma bunların hepsi bizden bir parça aslında ama biz toplum olarak stresimizi yönetebiliyor muyuz? Toplum davranışları günden güne nasıl değişiyor? Güzel konuşmadan çıkardığımız anlam ne? İş hayatında bizi anlatan harika bir yazı var. Bu yazı da bizi kırmadığı için Eğitimci, yazar ve davranış biçimi uzmanı Oğuz Gülay hocamıza teşekkürü bir borç biliyorum.
Gelelim gezi yazımıza; sizi Zonguldak’tan karayiplere taşıdık. Mesut Bayezit ve Dinçer Ocaktan’ın anlatımıyla keyifle okuyacağınızı umduğumuz bir yazı.
Teknolojinin bize sunduğu güzelliği anlatan bir sağlık sayfamız var. Bu sayfamızda Dr. Murat Koca ve Esteelaser ailesinin samimi kadrosu bizlere ışık tuttu. Merakla okuyacağınızı tahmin edebiliyorum.
Kültür sanat sayfamızda yok yok aslında... Zonguldak'tan yeni bir yıldız mı doğuyor? Kendi sanata adamış, sosyal sorumluluk projeleriyle tanınan ve hayatta dolu dolu bakan bu kadın kim? Prodüksiyonu hala bilmeyen mi var? Bu çocuk bunları nereden biliyor? Zonguldak'ta en çok hangi sektör kazanıyor? Ereğli, Alaplı, Yığılca, Gülüç, Muslu, Kandilli de neler oluyor? Dergimizde daha neler olduğunu merak ediyorsanız o halde İz Medya Dergisini elinize alın...
Ben şimdiden bu dergi de emeği geçen, katkı sunan, bizleri kırmayarak dergide yer alan, eline alıp dergimizi okuyan herkese teşekkür ediyorum...

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , bazı insanlar , köşe yazısı , izmedyadergisi ,

Yorumlar
  • DURMUŞ YILDIZHAN
    8 Kasım 2017 Çarşamba 11:07

    YAZILARINIZ SEVEREK OKUYOR VE TAKİP EDİYORUZ.BAŞARILARINIZIN DEVAMINI TEMENNİ EDERİZ YEŞİM HANIM

İliklerime kadar yaşadım

31 Ekim 2017 Salı 19:29

İliklerime kadar yaşadım

‘Eskiden olsaydı’ cümlesini hemen hemen hepimiz birilerinin ağzından duymuşuzdur. Özellikle bayramlarda ‘nerde o eski bayramlar’ cümlesi şimdiki bayramların temel cümlesi haline geldi.

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyetimizin 94. Yılını kutladık. Türkiye’nin dört bir yanında bayraklar, meşaleler, sloganlar atıldı. Zonguldak’a baktığımız da bence en güzel bayram Kilimli’ye bağlı Muslu Beldesinde kutlandı. Kutlama haberini organizasyonu Muslu Belediyesi ile düzenleyen Nur Sarı’dan aldım. Nur Sarı’yı haberlerden az çok tanırız, Zonguldak Sevdalısı yazarsanız google’ye ne demek istediğimiz anlarsınız. Birçok güzel projeye imza attı, sosyal sorumluluk projesinden tutun da konserlere kadar. Muslu Belediyesi’ne baktığımız da en çok etkinliği yapan, konserler veren, hiçbir önemli gün ve haftayı atlamayan bir Başkan var, Sabahattin Adıyaman…
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haberini aldım, baktım dolu dolu bir organizasyon hazırlanmış Muslu’daki kutlamaya katılmaya karar verdim.
Zonguldak, Kilimli başta olmak üzere çevre ilçe ve beldelerden yoğun bir katılım sağlandı, tabii Zonguldakspor taraftarlarını da atlamayalım. 150 tane meşale yakıldı, 300 metrelik bayrağı kadını, erkeği, genci, yaşlısı ellerine aldı. Bir de mehter ekibi bu yürüyüşe eklenince tam gümbür gümbür bir topluluk oluştu. Sloganlar, marşlar tam anlamıyla meşale geleneği yerini buldu. Kimse ‘nerde eski bayramlar’ demedi.
Yürüyüşün ardından Muslu Belediye’si sosyal tesisine gelindi, herkesin elinde Türk Bayrağı vardı. Sunucu Gizem Bayram’ın konuşmasıyla asıl gösteri başladı. Ankara’dan gelen Tulpar Dans ekibinin hazırladığı birbirinden güzel yörelerimizden halkoyunu gösterisi yapıldı. Koltukta otururken arkamda ki konuşmalara şahit oldum. ‘Helal olsun Başkana çok güzel organizasyon’ , ‘Keşke Zonguldak’ta böyle kutlasa’ gibi konuşmalara kulak misafirliği yaptım. Halkın bu tür organizasyonlara ihtiyacı var. Her şey güzel ilerlerken yerel sanatçı Nesil Kartal sahne aldı. Organizasyonun en güzel kısmı sona bırakılmıştı aslında, Aysel Yakupoğlu’nun sahneye çıkmasıyla ortalık bir anda hareketlendi. Aysel Yakupoğlu son zamanlarda en çok dinlenen, sesiyle, duruşuyla, kıyafetiyle, sahnede ki tavırlarıyla, kendisini dinlemeye gelen hayranlarıyla kurduğu iletişimiyle, insanları kendine hayran bırakan bir sanatçı. Salonda ki misafirlerin hayran bakışlarını, şarkıya eşlik etmelerini ve eğlenmelerini anlatmam imkânsız. Konser kapanışını da İzmir Marşı ile yapan Yakupoğlu günün anlam ve önemini de unutmadı. Kutlama daha bitmemişti, Marşlar ve sloganlar eşliğinde havai fişek gösterisi de gerçekten görülmeye değerdi. Uzun süren gösteride soğuğa rağmen insanlar ayrılmak istemedi ama her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi organizasyon sona erdi.
Bu organizasyon da emeği geçen Muslu Belediye Başkan’ı Adıyaman’a, işin mutfak kısmında kalıp en ince ayrıntısına kadar düşünen Zonguldak Sevdalısı Nur Sarı ve ekibine, kendi adıma da teşekkür ediyorum. Ben de oradaki insanlar gibi abartısız Cumhuriyet sevinci ve coşkusunu iliklerime kadar yaşadım. Umarım bu organizasyon diğer belediyelere de örnek olur ve devamı gelir…

Etiketler:

Muslu Belediyesi , Sabahattin Adıyaman , Zonguldak Sevdalısı , Nur Sarı , 29 Ekim , Cumhuriyet ,

Yorumlar

Bazı insanlar…

20 Eylül 2017 Çarşamba 19:25

Bazı insanlar…

Sevginin yerini farklı duygular aldığını gördüğümüz zaman anlıyoruz insanları.

Kafamızı kime çevirsek sorunlar ortak payda da buluşuyor, sonra o paydayı ikiyi ayırıyoruz, bazı insanlar, bazen insanlar…

Bazı insanları anlamak, bazen insanları anlamaktan daha zordur.

Senelerdir tanıdığımızı zannettiğimiz insanları “aslında o öyle değilmiş” dediğimiz zaman tanıyoruz.

Hele ki herkesin herkesi şikâyet ettiği bu toplumda kendimizden bile şüphe eder hale geliyoruz. Kendimizle kavga ediyoruz, sonra ne mi oluyor? Gün boyu suratı asık insanları görüyoruz.

Sabah kalkıyoruz, dışarıda güneş harika, ağaçların yeşilinden, asfaltın griliğini görmüyor gözümüz pencereden.

 Araba sesleri yerine, kuşları ve rüzgârı dinliyoruz.

 Dışarı çıkma, işe gitme vakti geldiğinde bir şikâyet alıyor bizi.

Bazen havanın sıcaklığı ya da soğukluğu, bazen yolların bozukluğu, bazen de işe geri giden çalışmak istemeyen ayaklar gibi çoğalabilir…

Maalesef toplum olarak şükretmiyoruz.

 

*********

 

 “Bazen insanlar seni incitir, ama sen incitmişsin gibi davranırlar”

Bu sözü kim yazdıysa güzel noktaya değinmiş.

Aslında uzun uzun anlatmaya gerek yok duyguları ‘anlayana’

Şarkılar gibi hislere tercüman sözler var.

Ama bazı insanlara ne söylersen söyle yine de kendi kafasındakinin dışına çıkamıyor.

 Böyle zamanlar da yine bazen insanlar devreye giriyor.

 Bazen hatta sık sık anlayamazsınız insanları,

Anlarsınız da, o anlamıyorsunuz sanır.

 Herkes kendini karşısındakinden akıllı sanıyor bir nevi.

Bunu hepimiz yaşıyoruz illaki…

 Bazı insanlar ise bazen insanlara göre çok farklılar.

Gerçekten senden akıllılar, keşke o insanlar olsa karşımızda ki,

 Leb demeden anlasa Leblebiyi, yormasa yani.

Ne güzel olur değil mi?

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , bazı insanlar , köşe yazısı ,

Yorumlar
  • ayhan birinci
    20 Eylül 2017 Çarşamba 19:49

    Çok güzel bir açıklama yaptınız.

Biz ne mi yapıyoruz?

1 Ağustos 2017 Salı 18:16

Biz ne mi yapıyoruz?

Her insanın bir hayali vardır, hedefi olmasa bile hayal kurmadan duramaz.

Hayaller de masallardan ibaret değil elbette ama hayat bana yapamayacağım şeylerin hayalini kurdurtmadı hiçbir zaman. Belki hayal kurarken imkânsız gibi geldi ama bazı imkânsızlıkların aslında benim hedefim olduğunu, zamanla gördüm. Hedeflerim de hiçbir zaman uzun vadeli olmadı. Kısa vadeli hedefler, uzun vadeye dönüştü. Yani anlatmak istediğim, hedef hedefi doğurdu. Bazen hedeflerde değişebiliyor tabi. Zaman ya da hayat sizi çizdiği yola sokuyor. İş hayatına yeni atıldığımda bir nevi prodüksiyon işi içerisine buldum kendimi. Sonrasında sunuculuk, muhabirlik, spikerlik derken yine prodüksiyon işine döndüm. Aslında bunlar birbirleriyle bağlantılı şeyler.
Peki ne bu prodüksiyon?
Prodüksiyonun sözlükte ki karşılığı yapım, üretim anlamındadır. Genellikle TV ve sinema filmleri için kullanılır. Bizlerde yerel de bu sektörde ki açığı görerek, işten anladığımızı düşünerek bu alana girdik. Sıradan tanıtım videoları yerine, ihtiyaca karşılık verecek, marka değerini yükseltecek ve kurumsal bir hava katacak işler ortaya koymak istedik.
“Bunu nasıl yapacaksınız?” diye soracak olursanız, açıklayayım; tanıtım videolarına bakış açımızı değiştirerek, teknolojiyi ve insanların gelişen medya okuryazarlığını arttırdığını düşünerek. Kurumsal Tanıtım videolarının yanında senaryolu reklam filmleri de çekmeye başladık. Uzun uzun seslendirme metinleri yerine, tek kelime ve doğru kamera açıları ile olayı kısa ve net anlatmaya çalıştık. Sonra baktık ki insanların prodüksiyona ihtiyacı var, bizlerde bu alanı kendimize iş edindik.
Genç ve deneyimli çalışma arkadaşlarımızla bu yolda yürümeye çalışıyoruz. Biz bu işi severek yapıyoruz. Kendi gözümüzü değil, objektifin gözünü kullanıyoruz. Ne anlatmak istediğinizi anlıyor ve en iyi nasıl anlatabileceğimizi düşünüyoruz. İzleyici hedef kitlesini çözümlüyoruz ve görülmeyeni göstermeye çalışıyoruz.
Aslında biz sizin yerinize sizi anlatıyoruz.

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon ,

Yorumlar
  • Erkan
    28 Kasım 2017 Salı 20:39

    Tanıtım videolarınızı izledik, gerçekten çok profosyonel ve akıcı, reklam verecek, tanıtım yapacak arkadaşların örnek tanıtımları izlemeden karar vermemesini tavsiye ediyorum. Sizede başarılarınızın devamını diliyorum.