Nerede kalmıştık? Hatırlatalım…

29 Mart 2019 Cuma 04:24

Nerede kalmıştık? Hatırlatalım…

Kdz. Ereğli’de 1994-2014 yılları arasında (2007-2009 arasında milletvekilliği sevdasıyla yoktu) belediye başkanlığı yapan CHP Adayı Sayın Halil Posbıyık bildiğiniz üzere 2014 yılında seçimleri kaybetmişti.

Aradan geçen 5 yıl sonra Çaylıoğlu Hasbeyler Köyü’nden genç İnşaat Mühendisi Erol Çivici’nin adaylığı konuşulurken en iyi bildiği işi, entrikaları yapan Sayın Halil Posbıyık CHP’den yeniden belediye başkan adayı olmayı başardı.

Sayın Posbıyık seçim kampanyası sürecinde (yaşı itibariyle olsa gerek) “nerede kalmıştık?” diye soruyor. Videolarında, görsellerinde bu soruyu soruyor.

23 yıllık bir gazeteci ve 2004-2014 yılları arasında kendisiyle yakın çalışan biri olarak kendisine yardımcı olmak isterim.

Hatırlar mısın başkanım; o yıllarda CHP Milletvekilleri, il ve ilçe başkanları ve hatta hızınızı alamayıp eşiniz Sayın Neriman Posbıyık 3. sıradan aday gösterildi diye Genel Başkanınızla kavga etmekle ve kongrelere müdahale ederek parti yönetimini ele geçirmeye çalışırken ortalığı germekle meşguldünüz.

Halk otobüslerinin bulunduğu alanın satışını gerçekleştirmek istemiş ve buna karşı çıkan, sizin listeye koyduğunuz belediye meclis üyelerini dize getirmek için onların işyerlerini mühürlüyor yada yıkıyordunuz.
O yıllarda her belediye meclisi toplantısında kameralarımız kayıttan çıkmıyordu.

Her dakikası kavgayla geçen belediye meclis toplantılarında kararlarınıza karşı çıkan belediye meclis üyelerine kimi zaman hakaret eder, kimi zaman ise zabıta zoru ile dışarı attırırdınız. Sorununu çözemeyen insanlar meclise geldiğinde polis çağırır, meclis toplantıları polisin güvenlik tedbirleri arasında yapılırdı.

Kdz. Ereğli’ye yatırım için gelen sanayici yada işadamlarına “Festivale kaç para vereceksin?” diye sorardınız.
Sayın başkan, siz en son festivale para vermedi diye Erdemir’in yatırımlarını mühürlüyordunuz.

Erdemir’in yatırımlarını mühürlemek ve cezalar kesmek yetmemiş, kapısına siyah çelenk bırakıyordunuz.
Türk Metal Sendikası ile Erdemir Genel Müdürü, Erdemir’in fabrika sahası ve sosyal tesislerinde yaptığınız mühürlemeler ve cezalar nedeniyle karşı karşıya gelmiştiniz. Başlattığınız savaşta belediyede çalışan Ereğli gençlerini kullanıp Türk Metal Sendikası önüne siyah çelenk bırakmaya göndermiş, Türk Metal Sendikası üyesi Erdemir çalışanı Ereğli gençleri ile Belediye çalışanı Ereğli gençlerini birbirine kırdırmıştınız.

Bu olayların ardından Türk Metal Sendikası üyesi yaklaşık 2 bin Erdemir işçisi düzenledikleri eylemle sizi istifaya davet etmiş, jandarma ve polis Ereğli Belediyesi önünde geniş güvenlik önlemleri almıştı. Eylem sırasında sizde belediye çalışanlarını kapının önüne yığmış ve Türk Metal Sendikası’nı “Çete ve mafya” olmakla suçluyordunuz.

Kdz. Ereğli’ye sanayicilerin ve iş adamlarının sorunlarını dinlemeye, çözüm üretmeye gelen bakanlarla kavga edip olay çıkartıyordunuz. Hatırlayın Başkanım Türkiye Ereğli’yi ulusal TV’lerde bu kavgalarla izliyordu.

Hatırlayın, o günlerde hep şöyle derdiniz başkanım “Bir ıslık çalsam 10 bin kişi toplarım.”
20 yıl boyunca festival adı altında herkesten para topluyor, vermeyenin canına ot tıkıyordunuz.

Sizin bir eliniz yağda, öbür eliniz balda, makam aracınız, şoförünüz ve korumalarınız vardı.
Sizin belediye başkanı olduğunuz dönemde Kandilli’de kuvars kumu işleten firma Ereğli’de fabrika açmak istemiş, yer göstermemiş üstüne birde festivale para istediğiniz için size kızıp bu gün bin 500 kişinin çalıştığı cam fabrikasını Düzce’ye kurmuştu.

Pazar yerini yıkmak istemiş, esnaf karşı çıkınca mahkemeden kendilerine tahliye kağıtları göndermiştiniz.
“Seçimlerde halk bana oy veriyor, şapkamı koysam seçimi alırım” deyip sizi yıllarca omuzlarında taşıyan ekip arkadaşlarınızı saf dışı bırakmış ama seçimleri kaybetmiştiniz.

Sevgili başkanım aradan geçen 5 yıl boyunca sizi hep izledim, takip ettim. Sizin tarafınızda değişen bir şey göremedim. Her zamanki gibi “Ben” odaklı politikalarınız devam ediyor.

Bunları hatırlamak belki moralinizi bozuyordur, belki bunları hatırlattığım için bana çok kızıyorsunuz ama “Nerede kalmıştık?” diye sorunca hatırlatmak istedim. Kızmayın başkanım.

Sevgili başkanım en son 69 yaşında Doktor Hüseyin Uysal karşısında seçim kaybetmiştiniz.

Bu gün 74 yaşındasınız. Karşınızda Yeminli Mali Müşavir Erol Şahin var. Eski alışkanlıklarınızdan vaz geçemeyip sosyal medyada sizin talimatlarınızla açılan sahte hesaplardan hakaretler yağdırtıyor ve saldırtıyorsunuz.

Unutmuş olabilirsiniz, bunun için sizi asla ayıplamıyorum. Tam tersine sizi mazur görüyorum.
Siz sordunuz ben hatırlattım, kızmayın başkanım.

Başkanım birde bana para göndermişsiniz; size lazım olur diye kabul etmedim, geri gönderdim.

Avukatlarınızla toplantı yapıp beni mahkemeye vermek için malzeme arıyor muşsunuz. Sağlam avukat tut başkanım, daha önce açtığın davaları hep kaybetmiştiniz.
Size sağlıklı günler diliyorum başkanım.

Yorumlar

Ereğli için tarihi bir gün, tarihi fırsat

22 Mart 2019 Cuma 13:24

Ereğli için tarihi bir gün, tarihi fırsat

Cumhurbaşkanımız Sayın recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz Salı günü Kdz. Ereğli ilçemize son 9 ayda ikinci kez gelerek Ereğli’mize duyduğu sevgiyi, muhabbeti ve önemi bir kez daha göstermiştir.

Bir Cumhurbaşkanı’nın kısa süreler içerisinde Ereğli gibi 180 bin nüfuslu bir ilçeye ikinci defa gelmesi tarihimizde görülmemiş bir olaydır. Elbette bu programın yapılmasında emeği geçen Kdz. Ereğlili hemşerimiz Cumhurbaşkanımızın Başdanışmanı Sayın Saadet Oruç’un büyük rolü var.
Peki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ereğli’ye gelişini, söylediklerini nasıl okumalıyız?
Ereğli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bir Ramazan gününde iftar sonrasında 15-20 bin kişi ile karşılamıştı. Seçim sonuçları açıklandığında Ereğli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yüzde 54 gibi çok büyük bir destek vermişti.
Salı günü ise alanda 30 binin üzerinde insan vardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu coşkulu kalabalığı görünce yüzünde adeta güller açtı. Neşesi yüzünden okunuyordu.
Kdz. Ereğli’ye “Yarim Ereğli” diye seslendi.
Neşesiyle birlikte müjdeleri de bir bir sıraladı.
Bunlardan en önemlisi bence Erdemir’in Ereğli’ye 1 milyar dolar yatırım yapacak olmasıydı. Hep demiyor muyduk; ‘Erdemir her yıl milyarlarca dolar kar ediyor ama Ereğli’ye yatırım yapmıyor’ diye. Bu gün o yatırımın müjdesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat kendisi verdi ve bu yatırımla birlikte Erdemir’de Ereğli’den ilave bin kişinin istihdam edileceğini söyledi.
Kdz. Ereğli’de bin kişilik ek istihdam aileleriyle birlikte 7-8 bin kişiye yeni ekmek demektir.
Tersanelerin canlandırılacağı ve ülkemizin önemli gemi üretim merkezlerinden biri haline getirileceği, Eski Devlet Hastanesi binalarının bulunduğu alanın askeri güvenlik noktası olmaktan çıkarıldığını müjdelemesi de Ereğli açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Bu sorun aşıldığına göre becerikli bir belediye başkanı tüm kurum ve kuruluşlarla birlikte BEÜ yönetimi ayak diremeye kalksa dahi fakültelerin yapılmasının önünde duramayacaktır. Dolayısıyla geçmişte merhum Yaşar Tetiker tarafından ortaya konulan Ereğli’de üniversiteli öğrenci sayının 10 bine çıkarılması hedefine Cumhurbaşkanımızın da vereceği destekle pekâlâ çok kolay ulaşılacaktır.
Bir diğer konu; Adapazarı-Arifiye Demir yolu. Bu proje kapsamında Karasu liman inşaatı tamamlanma aşamasında. Karasu, Akçakoca ve Ereğli’ye, buradan da Bartın’a uzanacak demiryolu ağı bölgemizde lojistiği kolaylaştıracağından sanayi yatırımlarını da beraberinde getirecektir. Geniş düşünüldüğünde Ereğli için bu projenin önemi çok büyük aslında. Sayın Cumhurbaşkanı’nın proje üzerindeki etüt çalışmalarının tamamlanma aşamasına geldiğini söylemesi, projenin yakın zamanda hayata geçeceğinin de habercisidir.
Her seçim döneminde gündeme gelen tersanelerin canlandırılmasına ilişkin Sayın Cumhurbaşkanı ilk kez net ifadeler kullandı, tersanelerin yeniden canlandırılması ve ülkemizin en önemli gemi üretim merkezlerinden biri olması için her türlü desteği vereceğini belirtmiştir.
TTK’ya bin işçi alımın ardından 500 işçinin de seçimden sonra alınacak olması Cumhurbaşkanımızın verdiği müjdelerdendi.
En önemli mesajını ise sona saklamıştı Sayın Cumhurbaşkanı; “Ben 4,5 yıl daha görevdeyim. Erol Şahin’i Ereğli’ye daha iyi hizmet edilsin diye aday yaptık. Erol Şahin benim buradaki elim, ayağım, herşeyimdir” sözüydü.
Yani Sayın Cumhurbaşkanımız “31 Mart’ta siz gereğini yapın gerisini bana bırakın” diyor.
Daha ne desin?
Ereğli böyle bir fırsatı 1989 yılında yakalamış ancak kullanamamıştı.
Şimdi aradan 30 yıl geçti. Önümüzde bir kez daha tarihi bir fırsat var.
Şimdi Kdz. Ereğli 31 Mart’ta şuna karar verecek; 1 Nisan günü intikam için, kin, kavga ve kaos ile Ereğli’yi yönetmeye aday olanlara destek verecek, yada Ereğli’ye gerçek manada hizmet edecek adaylara destek verecek.
Karar Ereğli halkının elbette.

Yorumlar
  • Ereglili
    25 Mart 2019 Pazartesi 14:40

    Kez ereğli lutfen, lutfen mantıklı olun posbiyik olunca nolcak projelerin çoğu eskimiş posbiyiktan kime gitcek,bir dahaki seçime,düşünün tayyip bu imkanları veriyor,erol şahin şimdiden çalışıyor,öyle böyle değil,hızına yetisilmez,matinalar yaptı,tayyibi getirdi,ağır cezayı getirdi,saadet hanım hiç ayrılmıyor eregliden,biliyorsunuz saadet hanım ereglili, ereglinin sıkıntılarını biliyor,erol şahine evet diyin görün guzellikleri

  • Zbabal
    22 Mart 2019 Cuma 23:39

    Vedatçığım. Güzel tespitler yapmışsın. Kalemine kuvvet. Fotoğrafın tamamına bakanların göreceği şeyler bunlar. Küçük hesaplar küçük adamların işi

"Kafamı yumrukluyorum"

10 Ekim 2018 Çarşamba 14:09

"Kafamı yumrukluyorum"

Geçenlerde İnşaat ve emlak işi yapan bir arkadaşımla sohbet ediyoruz. O gün tapuda yaşadığı bir olayı anlattı. Arkadaşım bir gayrimenkulün satışı konusunda müşterisi ile her konuda anlaşır.

Satış işlemleri için tapuya gittiklerinde memur, müşterinin kimliğine bakınca 2 tane şahit ister.
Tapudan geri dönerler ve 2 tane şahit bulurlar.
Tekrar tapuya geldiklerinde 2 şahite rağmen memur müşteriye sorular sormaya başlar;
Buraya neden geldiniz?
Hangi işlemi yaptırmak için geldiniz?
Gayrimenkulünüzün adresini söyler misiniz?
Kaç çocuğunuz var, isimlerini söyler misiniz?
Eşinizin adı soyadı nedir?
Anne-baba adınız nedir?
Yanınızda gelen şahitlerin ad ve soyadlarını söyler misiniz?
Şahitleri nereden tanıyorsunuz?
Şahitler ne işle meşguller? v.b. daha bir çok şaşırtmalı sorular sorar.
Uzunca süren sorular ve cevaplarından sonra tapuda işlem yapılır ve gayrimenkul satışı gerçekleşir.
Arkadaşıma ‘Siz her tapuya gittiğinizde böylemi oluyor?’ diye sordum.
‘Evet, belli yaşın üstünde ki müşterilerimizde işlemler bu şekilde yürüyor. 65 yaş üstü alım-satımlarda sadece tapuda değil, noterler de de bu tür uygulama yapılıyor.’ Dedi.
Şaşırdım doğrusu…
Anlatmaya devam etti; ‘Daha bu ne ki… Bazen şahit getirmemize rağmen eğer memur yada noter ikna olmazsa, şüpheli bir durum sezerse ‘Akıl sağlığı yerindedir’ şeklinde resmi sağlık raporu bile istiyor’
Bu uygulamaya daha da fazla şaşırdım.
Bir taraftan da kızdım aslında…
Uygulama biraz onur kırıcı değil mi? Sizce de.
Arkadaşım hemen yanıt verdi; “Aslında görünüşte öyle ama 65 yaş üstü alım-satımlar da bir kişi işlemi yapan memur yada noteri şikayet etse sıkıntı yaşar. Ayrıca 65 yaş üstü alım satım yapanların bir yakını işleme itiraz edip dava açsa ve o yakını hakkında ‘Akıl sağlığı yerinde değildir’ şeklinde rapor alsa satış iptal olur. Ve arada yaşanacak sıkıntıları sen düşün.”
Son söylediklerinden sonra yapılan işleme her ne kadar hak versem de yine de 65 yaş üstü insanı kendi yerime koyduğumda üzülmedim değil.
Sohbet uzadı gitti…
Bu yaş meselesi biraz sonra siyasete yöneldi.
65 yaş üstündeki bir vatandaş gitti bir yere genel müdür oldu…
Günde yüzlerce evraka imza atıyor…
Attığı imzalara biri çıkıp ‘Bu kişinin akıl sağlığı yerinde değildir’ diye itiraz etse…
Gidip hastaneden ‘Akıl sağlığı yerindedir’ diye rapor alıp sunmak zorunda kalacak.
Günde iki imzaya itiraz gelse o genel müdürün zamanı hastanede ‘Akıl sağlığı yerindedir’ raporu almakla geçer.
Hele birde çıkıp “Evde kendimi tokatlıyorum, kafamı yumrukluyorum” diye ifadeler kullansa yandı adamcağız.
“Kafayı yemiş bu adam” derler…
Sağlıklı bir insan kendini niye tokatlayıp kafasını yumruklasın?
65 yaş üstünde başarılı yöneticiler de var…
O yüzden her 65 yaş üstünde ki insana ‘akıl sağlığı yerinde midir, değil midir?’ diye bakmamak lazım.
Her ne kadar bazılarının akıl sağlığı yerinde olsa bile başka sağlık problemleri yaşasalar da…
Mesela ABD Başkanı Tramp… İnsanlar yaşına bakmadan onu başkan yaptı…
Sadece ABD’yi değil dünyaya yön veriyor… Ama pantolonundan peçete düşüyor…
Siyaseten saygı duyduğum rahmetli Bülent Ecevit, Süleyman Demirel ve Erdal İnönü gibi isimlerin son dönemlerini her kes hatırlar.
600 sene dünyaya hükmetmiş bir milleti temsil eden devlet başkanı ya elinde bastonu ile yürüyor yada koluna 2 kişi girmiş ayakta tutmaya çalışıyor.
O insanları çok sevsem de, çok saygı duysam da koltuk değnekle yada başkalarının yardımı ile ancak ayakta durabilen birinin ülkem adına beni temsil etmesine gönlüm razı olmaz.
İnsanlar güzel hatırlanmak için nokta koymasını bilmeli.

Yorumlar

Gölge etme başka ihsan istemez

1 Ağustos 2018 Çarşamba 12:49

Gölge etme başka ihsan istemez

AK Parti’de iki dönem Zonguldak Milletvekilliği yapan Fazlı Erdoğan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından iki dönem sonra aday gösterilmedi.

AK Parti’de iki dönem Zonguldak Milletvekilliği yapan Fazlı Erdoğan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından iki dönem sonra aday gösterilmedi.
Fazlı Erdoğan milletvekili olmadan önce ekonomik açıdan dibe vurmuştu. Milletvekili olunca şansı birden açılıverdi(!) O’nun milletvekilliği döneminde Zonguldak ekonomisi adeta çöküş yaşadı. Haliyle sorumlu olduğu Ereğli ilçesi de. Yüzlerce sac tüccarı, nakliyeci, işadamı iflas etti. Ama o aynı dönemde servetine servet kattı. Karayollarının bariyer ve aydınlatma direkleri ihaleleriyle Allah ona “Yürü ya kulum…” dedi.
Milletvekilliği dönemi yerelde hep kavgalarla geçti. Belediye başkanıyla kavga etti, kendi teşkilatıyla kavga etti, sivil toplum kuruluşu yöneticileriyle kavga etti, gazetecilerle kavga etti. Kavga edecek kimseyi bulamadığında kendisiyle aynanın karşısına geçip kavga etti.
Hatırlar mısınız, Fazlı Erdoğan milletvekilliğinin son dönemlerinde partisinin ilçe başkanı Erol Şahin’i görevden aldıramayınca ayrı bir teşkilat kurmuştu. İş bankasının olduğu bina da kurduğu teşkilatın başına şimdilerde AK Parti Zonguldak İl Başkan Yardımcısı olan Ali Kemal Karaca’yı koymuştu.
2011 yılında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kalemi kırılan isimler arasında yer aldı. Bir ara Abdullah Gül hareketi için yapılan toplantılarda ön saflarda boy gösterdi. Bu hareket yemeyince Fazlı Erdoğan rotasını yine terse çevirdi, hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmeye çalıştı.
2011’den sonra yapılan birçok seçimde bir-iki yerde poz vermek dışında ortalarda görünmedi. Son genel seçimlerde ‘Çok çalışıyormuş’ havası vermeye çalıştı kendisine.
Seçimden sonrada Zonguldak milletvekillerinin dibinden ayrılmamaya gayret ediyor.
Şimdilerde Ereğli Belediye başkanlığına aday olmak için kendisine yol yapıyor.
Geçenlerde katıldığı bir radyo programında ‘Tecrübelerim var’ demiş.
Ereğli’de Fazlı Erdoğan’ın servetine servet katma noktasında büyük tecrübeler edindiği biliniyor da hizmet noktasında hangi tecrübe ve deneyimleri var çok merak ettim doğrusu.
İşin ilginç tarafı Fazlı Erdoğan son yıllarda inşaat sektöründe de faaliyetini artırmaya başladı.
Acaba diyorum; Fazlı Erdoğan’ın belediye başkanı olma düşüncesinin altında inşaat sektöründe de servetine servet katma düşüncesi mi var?
Sonuç itibariyle bu konularda tecrübeli.
Hakkını teslim etmek lazım; Kentine olmasa da kendine hizmet etmeyi iyi bilir.
Hoşçakalın!..

Yorumlar

Sen misin her seçimden birinci çıkan?

22 Mayıs 2018 Salı 11:13

Sen misin her seçimden birinci çıkan?

Nihayet partilerin aday listeleri açıklandı. 24 Haziran 2018 seçimlerine giderken listeler 25 Mayıs günü kesinleşecek.

Listelerde en büyük şoku AK Parti’nin adaylarına bakınca yaşadık. Şoku yaşamamızın nedeni Hüseyin Özbakır ile Faruk Çaturoğlu’nun listede olmaması değil Ereğli ve Alaplı’dan hiçbir ismin göstermelik 4 yada 5. sırada olsa yer almayışıydı.
Diğer partilere baktığımızda Ereğli’den Ünal Demirtaş Zonguldak birinci sırada, MHP’de Ereğli’den Abdullah Bekar ikinci, Fehmi Nuhoğlu 3. sırada, İYİ Parti’de Ereğlili Batu Müftüoğlu 2. Sırada, Havva Çiçek 4. Sırada, Saadet Partisi’nde Gökhan Göktaş 2. sırada yer aldı.
AK Parti’de Kilimlili Polat Türkmen 1, Çaycumalı Ahmet Çolakoğlu 2, Beycumalı Hamdi Uçar 3, 4 ve 5’tede yine merkezden kadın ve gençlik kolları başkanları yer aldı.
Zonguldak’ta toplam seçmen sayısı yaklaşık 450 bin.
Ereğli ve Alaplı bölgesinin toplam seçmen sayısı yaklaşık 160 bin.
En son referandum da Zonguldak’ta birçok ilçede hayır sonucu çıktı. Ereğli ve Alaplı’da ise evet çıktı. Ereğli ve Alaplı’da AK Parti kurulduğu günden bu yana hiçbir genel seçim yada referandum kaybedilmedi. Son olarak 2014 yılında yerel seçimler de kazanıldı ve belediye AK Partili oldu.
Soru şu; Tüm bunlara rağmen AK Parti Ereğli ve Alaplı’ya neden bir temsilci vermedi?
AK Parti seçmen sayısı olarak 2 milletvekili çıkaracak rakama ulaşan Ereğli ve Alaplı’yı gözden mi çıkardı?
Kimileri “Yok efendim Ereğli ve Alaplı’da çok kavga var, o yüzden vermediler” yorumunu yapıyor. Bu görüşe inanmak mümkün değil.
Dahası AK Parti’nin bu kararı ya akıl tutulması yada MHP’nin önünü açmak için bilerek yapılmış.
Bunun başka bir izahı olamaz.
AK Parti’nin bu adaylar ve sıralaması sadece bir partiye yarar oda; MHP. AK Parti teşkilatları ve gönüllüleri Ereğli ve Alaplı’da bu duruma mutlaka tepki verecektir. Tepkinin miktarını seçim sonuçlarında göreceğiz. AK Parti seçmeni Cumhurbaşkanlığında yine Recep Tayyip Erdoğan’dan vazgeçmez ancak milletvekilliğinde tercihini MHP’den yana pekala yapabilir.
AK Parti Zonguldak Milletvekili adayı Polat Türkmen “Artık mesafeler kısa, biz telafi ederiz” babından konuşmalar yapmış. Polat Türkmen’in toparlayıcı bir rol üstleneceğinden hiç kuşkumuz yok. Fakat Kilimli Ereğli arası 1,5 saat. Ereğli temsil edildiği milletvekili ile bile hizmet almakta zorlanırken, Zonguldak ve ilçeleri arasında adaletsizliğe uğrarken şimdi nasıl olacak bu iş?
Elbette AK Parti adaylarının “Biz telafi ederiz, biz tüm Zonguldak’ın milletvekiliyiz” babından açıklamaları olacaktır. Ancak bunun fiiliyatta karşılığı bulunmadığını biliyoruz.
İyi Parti ise özellikle MHP’den geçen teşkilat mensuplarını şoka uğrattı. İYİ Parti ilk sıraları belirlerken solcu adaylara öncülük verdi. Dolayısıyla ülkücü yada merkez sağdan gelen isimleri listelere koymadı. İYİ Parti’nin bu listesi de MHP’ye yarar.
Yani hem AK Parti hem de İYİ Parti’nin belirlediği aday ve sıralamaları MHP’ye yarar.
MHP 2015 Haziran seçiminde bir milletvekili çıkarmıştı. 1 Kasım’da ise çıkaramamıştı. Şimdi ise ortak kanı MHP’nin bir milletvekilini kesin çıkaracağı, ikinci milletvekilini ise çıkarabileceği yönünde.
MHP’nin ikinci milletvekilini çıkarması tamamen çalışmalarına bağlı.
AK Parti’nin 3. Milletvekilini çıkarması ise Ereğli ve Alaplı’ya bağlı.
Bu bölgede en büyük güç (AK Parti açısından) şu anda Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal’da. Bu seçimde Uysal’ın göstereceği performans AK Parti’nin başarısını etkileyecektir.
Uysal, 2015 seçimlerinde olduğu gibi bu seçimde de geri planda kalırsa Hamdi Uçar’ın işi zora girer.
Uysal bu seçimde de ‘Çalışıyormuş’ gibi yaparsa hem kendi geleceğini hem de Hamdi Uçar’ın geleceğin tehlikeye sokar.
Hoşçakalın…

 

Yorumlar
  • Kadir bozkurt
    22 Mayıs 2018 Salı 21:17

    Polat bey toporlayabirmi bilmem fatih çakır gibi akşam ilçe başkanısın deyip sabah tahsilin yok deyip hemşericilik oynarsa köyleri bilmeyenüyeyi delegeyi bilmeyenleri

  • Nurgūl karaca
    22 Mayıs 2018 Salı 14:35

    Yazida Ereğli temsil edildiği milletvekillerin den bile hizmet alamazken diyo demek ki neymiş hizmet almak için kilimli, ereğli, merkez farketmiyomuş

  • Eregli li biri
    22 Mayıs 2018 Salı 12:03

    Yazını harikulade. Koskoca eregliye takan maalesef bir ak parti göremedim. Listeyi kim yaptıysa eregli alapli düşmanlığı var anlaşılan