Filyos Türkiye’nin üçüncü büyük limanı olacak

4 Aralık 2019 Çarşamba 10:35

Filyos Türkiye’nin üçüncü büyük limanı olacak

Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamid döneminden itibaren hayata geçirilmesi planlanan Filyos Projesi kapsamındaki 25 milyon ton kapasiteli Filyos Liman Projesi’nde sona yaklaşılıyor. Yüzde 90'ı tamamlanan ve Karadeniz’in en nitelikli limanı olacak olan Filyos Limanı ile kuzey-güney aksı birbirine bağlanmış olacak.

 Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos beldesinde Sultan 2. Abdülhamid Han tarafından “Anadolu’da Genel Üretim Raporu” doğrultusunda planlanan Filyos Projesi ile ilgili çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. 23 bin dekarlık ve Endüstri Bölgesi ilan edilen alanın önünde bulunan 25 milyon ton kapasiteli Filyos Limanı, kuzey-güney aksını da birbirine bağlamış olacak. Alt yapı liman inşaatının yüzde 90’a geldiği bölgede, üst yapı ve limanın işletilmesinde en büyük talipli KARDEMİR. 
Karabük, Zonguldak ve Bartın’ın ortasında bulunan bölgenin üç iline önemli katkılar sağlaması beklenen Filyos limanı, Karadeniz’in en niteliklisi ve en donanımlısı 25 milyon ton kapasite ile Türkiye’nin üçüncü büyük limanı olacak. 

Mescier: “Karabük’ün yıllardır beklediği liman” 
Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) Başkanı Mehmet Mescier, Filyos Limanı’nın Karabük’ün yıllardır beklediği bir proje ve beklediği bir liman olduğunu ifade ederek, “Karabük’ün dünyaya olan bağının perçinleneceği bir nokta” dedi. 
Karabük sanayicisi ve TSO olarak limanı yakından takip ettiklerini kaydeden Mescier, “Liman şuan yüzde 85-90 seviyesine ulaşmış durumda. Alt yapıyı devlet yapıyor gelecek yıl Mayıs veya Haziran gibi tamamlanması bekleniyor. Bizde yakinen takipteyiz. Bütün detayları takip ediyoruz” diye konuştu. 

“KARDEMİR’in olmadığı bir Filyos Limanını düşünmek mümkün değil” 
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından limanın üst yapısını yap, işlet ve devret modeliyle ihale edileceğini de kaydeden Mehmet Mescier, “KARDEMİR yap işlet ve devret modelini yapabileceğini daha önce bakanlığa bildirdi. Bizde KARDEMİR’i destekliyoruz. Karabük Ticaret ve Sanayi Odası olarak limanın mutlaka KARDEMİR’in yada KARDEMİR’in içinde bulunduğu konsorsiyumun orada yönetici olması, o limanı iyi yönetmesi, idare etmesi gerektiğini destekliyoruz. KARDEMİR bu konuda çok istekli. Bu sayede KARDEMİR’in lojistik maliyetinin düşüp karlılığının artması sağlanacak. İçinde bulunduğumuz dönemde çelik sektörü zor dönemden geçiyor. Karlılığı arttırmak tabi ki amacımız ama belki bir süre için bu avantaj piyasadaki KARDEMİR’in varlığını devam ettirmesi için ihtiyacı olan bir bütçe olacak. Şuanda bu bölgede bu kapasitede bir liman yok. KARDEMİR farklı özel limanları kullanarak bu taşımacılığı yapıyor. Çok ciddi lojistik maliyetlerine katlanıyor. KARDEMİR’in yıllık 9 milyon ton hareketi var. KARDEMİR ve Karabük olmasa Filyos Limanına belki şuanda yük getirebilecek kimse yok. Onun için KARDEMİR olmazsa Filyos Limanı zaten bir anlam ifade etmeyecek. KARDEMİR’in olmadığı bir Filyos Limanını düşünmek mümkün değil. KARDEMİR mutlaka burada olmalı. Tek başına olabilir, bir konsorsiyum oluşabilir Karabük, Bartın ve Zonguldaklı sanayicilerinde içinde bulunduğu bir yapıda olabilir. Ama KARDEMİR’siz buranın olması düşünülemez. Sadece KARDEMİR değil, Karabük’te ihracat ithalat yapan başta demir çelik sektörü yapan bir çok firmamız var. Bu liman sayesinde bu firmalarımızın lojistik maliyetleri aşağıya düşecek. Dünyada daha rekabetçi bir hal alacağız. Belki ihracatımız artacak. İhracatı arttıracak farklı sektörler olabilir. Bu liman Batı Karadeniz Bölgesini mutlaka hareketlenmesine katkı sağlayacak bir liman. KARDEMİR kömür ve cevheri ithal ediyor. KARDEMİR ihracat da yapmak istiyor. Bu dediğimiz ithalat tonajları. Burada 3.5 milyon tonu üretip işte 2 milyon ton mamül ya da yarı mamül ihracatı olduğunu düşünürsek bu 15 milyon tonlara ulaşabilir. Birde KARDEMİR’den hammadde alıp yarı mamül alıp Karabük’te kullanan haddehanelerin de ihracatı eklendiğinde Karabük’te 15 milyon ton yük potansiyeli oluşacaktır. Buna Bartın ve Zonguldak’taki sanayi kuruluşları eklendiğinde zaten liman neredeyse bu bölgenin ihtiyacı ile talebi ile kendini dolduracak. Ayrıca arkasına yapılacak endüstri bölgesindeki yatırımlarla birlikte bir lojistik ve sanayi üssü haline gelmiş olacak bu bölge” dedi. 

“Konteyner ile ihracat yapmaya çalışan bir iliz 
Filyos Limanı’nın önemi de dikkat çeken Karabük TSO Başkanı Mehmet Mescier, şunları söyledi: 
“Filyos’un öyle bir noktası var ki; Filyos Zonguldak sınırları içerisinde. En yakın olduğu il Bartın. KARDEMİR’inde en yakın olduğu liman. Mecburen bu 3 il birlik ve beraberlik içerisinde olmak zorunda. Buna ilaveten İç Anadolu’daki konteyner yükleri Marmara bölgesi, İstanbul’a yakın olan Gebze Bölgesi Limanlarına hareketi var. Oradaki limanlar zaten yetersiz. Özellikle kara trafiğinde bir yoğunluk var. Buradaki Filyos Limanında konteyner terminalleri yapılıp Gebze Bölgesindeki konteyner hareketinin bir bölümü Filyos’a kaydırıldığında Karabük, Bartın ve Zonguldak’ın haricinde belki Ankara, Bolu, Çankırı, Çorum buralarda imalat, ihracat yada ithalat yapan firmalarda konteyner limanı olarak da Filyos Limanını kullanacaktır. Bu sayede Marmara’daki o yoğunluk karayolu, denizyolu yoğunluğu Batı Karadeniz’e kaymış olacak. Planlama zaten bu şekilde yapılmıştı. Lojistik olmazsa ürettiğiniz ürünün bir anlamı kalmaz. Karabük denize konteyner tarafından baktığınızda 300-400 kilometre uzakta İstanbul’a. Konteyner ile ihracat yapmak Karabük’ten gerçekten çok zor ve çok ciddi konteyner ile ihracat yapmaya çalışan bir iliz. Bu kadar zorluğa rağmen. 100 kilometre uzağımıza böyle bir limanın olması demek bizim ihracatımızı çok rahatlatacak. İhracat yapacak ve yapma ihtimali olan firmalarında yatırım yapmasını, başka bir yere yatırım yapmasındansa Karabük’e yatırım yapma ihtimalini arttıracak. Böylece bölge sanayisinde de mutlaka gelişim olacaktır.” 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , KARDEMİR , Filyos , TSO , Filyos Projesi ,

Yorumlar

Çınar, 'Vizyoner' 19 Zirvesi’ni değerlendirdi...

2 Aralık 2019 Pazartesi 13:27

Çınar, 'Vizyoner' 19 Zirvesi’ni değerlendirdi...

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kdz. Ereğli Başkanı Abdülkadir Çınar, Vizyoner’19 zirvesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MÜSİAD Kdz. Ereğli Başkanı Abdülkadir Çınar, MÜSİAD tarafından iki yılda bir düzenlenen VİZYONER Zirvesi’nin 3.’sünün “Dijital Gelecek” temasıyla Birevim Ana Sponsorluğunda Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştiğini ve zirveye katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı çalışmalardan dolayı MÜSİAD’a teşekkür ettiğini bildirdi. Çınar Vizyoner 19 zirvesine ilişkin olarak yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Bu sene 3.’sünü düzenlemenin gururunu yaşadığımız Vizyoner programını “Dijital Gelecek” temasıyla Haliç Kongre Merkezinde gerçekleştirdik. Programa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve MÜSİAD Genel Başkanımız Abdurrahman Kaan’ın yanı sıra çok sayıda davetli, MÜSİAD ve Genç MÜSİAD Üyelerimiz, öğrenciler, basın mensupları ve misafirlerimizden oluşan çok sayıda katılımcı iştirak ederken, Kdz. Ereğli’den de 15 kişilik bir heyetle programa katılım sağladık. Vizyoner’19 Zirvesi ile dünyada meydana gelen dijital dönüşüm sürecine dikkat çekilmesi ve toplumsal, ekonomik ve siyasi anlamda farkındalık oluşturulması planlandı. Ülkemizin tarihi süreç içerisinde maalesef birinci, ikinci ve üçüncü sanayi devrimlerini kaçırmış olmasının, bugün bilgi ve dijitalleşme çağı olarak adlandıran yeni dönemde ülkemizin aktif olmasının gelecekte güçlü bir şekilde rol alabilmemiz için önem arz ettiği vurgulanan program kapsamında alanında birçok ünlü isim tarafından “Ticaretin Dijital Ekosistemi”, “Dijital Ekonomi ve Paranın Geleceği”, “Geleceğin Şehirleri ve Kaynakları”, “Milli Teknoloji Hamlesi ve Dijital Türkiye” ile “Dijital Gelecek’te Değerlerimiz” konuları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Programda ayrıca Girişimciler ile Yatırımcıların buluşturulmasının hedeflendiği alanlar katılımcıların ilgisini çekti. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanımız, Türkiye için çalışan, üreten, ihraç eden, yenilik ve ilerleme peşinde koşan herkesin başının üzerinde yerinin olduğunu söylerken dünyanın 94 ülkesinde ve 224 noktada aktif faaliyet yürüten derneğimiz MÜSİAD'ın bu önemli gücünü ülke ekonomisinin emrine vererek çok önemli bir misyonu yerine getirdiğini belirterek MÜSİAD camiasını ekonomimize sağladığı katkılardan dolayı tebrik etti. MÜSİAD’ı yakından takip ettiğini belirten Cumhurbaşkanımız, küresel ağlarla ülkenin imkânlarını bir araya getirerek sermaye ve kaynak çoğaltan çalışma modellerinin başarılı olacağına inandığını belirterek, nitelikli insan ihtiyacının her alanda olduğu gibi iş dünyasında da öne çıktığını, hem iş gücü hem iş insanı yetiştirmeyi amaçlayan girişimlerin özellikle gençlerimizi hayata hazırlama bakımından çok önemli olduğunu vurguladı. MÜSİAD’ın bu konularda ve daha pek çok alanda yaptığı çalışmalarla başı başına bir marka haline geldiğini de söyleyen Cumhurbaşkanımız, derneğimizin kuruluşundan bugüne kuruma emek veren, değer katan, katkıda bulunan herkese bir kez daha şükranlarını sunduğunu ifade ederek hepimizi onore etti. Genel Başkanımız Abdurrahman Kaan tarafından Vizyoner’19 programı konusunun "Dijital Gelecek" olarak belirlenmesinin, çok farklı açılardan dönüşümün masaya yatırılmasına ve katılımcıların çok yönlülüğüne sebep olduğu hakkında değerlendirmeler yapıldı. Genel Başkanımız, siyasetten diplomasiye; bilgiye erişimden onun güvenliği ve işlenmesine; ticaretin yeni kurallarından ticaretin yeni hatlarına; yeni piyasa koşullarından piyasaların yeni oyun kurucularına; milli gücü oluşturan yeni kavramlardan milli gücün yeni jeopolitik alanlarına kadar her sahada dönüşümünün masaya yatırıldığı panelimizin ana ekseninin dijital gelişim olduğu belirtildi. MÜSİAD olarak 2020-2021 dönemi ekonomik hedeflerine ulaşmada yapılan çalışmalar hakkında da bilgiler veren Genel Başkanımız, yeni dünya düzeninin sert ikliminde; üretimden ticarete, yatırımdan eğitime, sanattan toplumsal yapının onarımına kadar her alanda etkinliğimizi artıracak ismi Milli İktisadi Mimari olan iktisadi planımız hakkında da açıklamalarda bulundu. Programda, Dijitalleşme sürecinin 20 yıl içerisinde günümüzdeki mesleklerin büyük bir kısmında dönüşüme neden olacağı ve sürecin ülkemizde ki 3,5 milyon KOBİ için önem arz ettiğini vurgulandı. KOBİ'lerimizin işlerini internete taşıdıkça, üretim süreçlerinde, satış ve pazarlamada inovasyon kültürünü benimsedikçe, verimlilik artışının kendiliğinden geleceği, ancak bu suretle emek yoğun alanlardan bilgi ve zanaat yoğun alanlara, katma değeri yüksek alanlara yönelebileceğimize dair düşünceler dile getirildi. Ülkemizin yeni ekonomik hikayesinin dijitalleşme ile birlikte e-ihracat olduğuna vurgular yapıldı. Dijitalleşmenin bugün geldiği noktada en önemli unsurlardan birinin de “İnsani Değerlerin Kaybedilmemesi “ olduğunun vurgulandığı panellerimizde, ülkemizin bu konuda dünya genelinde ki tüm ülkelerden daha fazla hassasiyet gösterebilecek konumda olduğuna işaret edildi. Milli ve yerli üretimin dijital gelecekte etkin ve aktif olabilmek için olmazsa olmaz konumda olduğu, teknolojik öncülüklerin günümüz dünyasında ne kadar önemli bir hale geldiği, ülke olarak Milli Teknoloji hamlelerine şiddetle ihtiyacımız olduğu, bunu sağlayabilecek her unsurun dijitalleşme çalışmalarına hız vermeleri gerektiği konuşmacılar tarafından dile getirildi. “Yüksek Ahlak, Yüksek Teknoloji” düsturumuz, önemini günden güne daha fazla hissettiriyor. Teknolojide ne kadar ilerlerseniz ilerleyin “Ahlak” kavramıyla bütünleştiremediğinizde kontrolsüz bir güç haline geliyor. Konuşma yapan birçok panelistin konu hakkında özellikle vurgu yapması ne denli önemli bir durumla karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor. İnsan odaklı milli üretim vizyonuyla, derneğimizin kurulduğu ilk günden bu yana vurguladığımız “Yüksek Ahlak, Yüksek Teknoloji” düsturumuzun bugün ne kadar isabetli bir söylem olduğunu Vizyoner’19 programımızda bir kez daha gözlemledik. Bu duygular çerçevesinde derneğimizin kısa zamanda en önemli faaliyetleri arasında yer almayı başaran MÜSİAD Vizyoner Zirvesi’nin bu sene ki organizasyonunun gerçekleştirilmesinde emeği ve katkısı olan herkese tebrik ve teşekkürlerimizi sunarız.” 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , MÜSİAD Vizyoner 19 Zirvesi , değerlendirme , ekonomi

Yorumlar

Havalar soğudu hamsi fiyatları tavan yaptı...

28 Kasım 2019 Perşembe 11:28

Havalar soğudu hamsi fiyatları tavan yaptı...

Karadeniz Bölgesi’ni etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava balık fiyatlarının tavan yapmasına sebebiyet verdi.

 Karadeniz’de beklenen düzeyde hamsi yakalanamadığı için, dar gelirlinin sofrasını süsleyen hamsiye yüzde 50 zam geldi. Soğuk ve yağışlı havanın etkisine giren Karadeniz Bölgesinde hamsinin az olması ve hava şartlarının kötü olması nedeniyle balık fiyatları yüzde 50 arttı. Bol olduğu dönemlerde kilosu 5 TL’ye kadar düşen hamsi, şu anda 15- 20 TL aralığında satılıyor. Balıkçı tezgahlarında sadece hamsi değil, mezgit, istavrit ve çinakop gibi balıklarda da zor bulunuyor. Bir haftadan beri hamsinin fazla çıkmadığını belirten balıkçılar, “Bir haftadan beri hamsi az çıkıyor. İster istemez bu durum da fiyatlarına yansıyor. Bugünlerde tezgahlarda balık azalır. Buna bağlı olarak fiyatlarda artma oldu. Bu durum önümüzdeki günlerde ne gösterecek yaşayıp göreceğiz. Bu sene balık sezonu umduğumuz gibi geçmiyor” dediler. 

Etiketler:

Kdz Ereğli , Ereğli haber , Zonguldak , hamsi , balık , deniz , fiyat ,

Yorumlar

Başkan Keleş Katar İş Forumu toplantısına katıldı

22 Kasım 2019 Cuma 15:07

Başkan Keleş Katar İş Forumu toplantısına katıldı

Zonguldak’ın Ereğli İlçesi Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Keleş, İstanbul’da düzenlenen Katar İş Forumu toplantısına katıldı.

 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından, 21 Kasım2019 Perşembe günü İstanbul İnter Continental Hotel'de Katar İş Forumu düzenlendi. Kdz. Ereğli TSO Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Keleş’te bu toplantıya katılım sağladı. Başkan Keleş daha sonra ise aynı gün saat 15.30’da TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın katılımları ile düzenlenen Türk - Kırgız İş Forumu’nda yer aldı. 

Etiketler:

kdz ereğlihaber , ereğli haber , Zonguldak , TSO , Başkan Keleş , Katar İş Forumu toplantısı

Yorumlar

İthal edilen sistem yerli ve milli olarak üretildi!..

21 Kasım 2019 Perşembe 15:00

İthal edilen sistem yerli ve milli olarak üretildi!..

Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun yerin metrelerce altında kullandığı yeraltı esnek mekanize tahkimat teçhizatı, yerli ve milli kaynaklarla üretildi.

 Türkiye Taşkömürü Kurumunun Çin'den 170 metresini 12 milyon 500 bin liraya ithal ettiği yeraltı esnek mekanize tahkimat teçhizatı, Zonguldak Maden Makinaları İmalatçıları Derneği (MAKZON) öncülüğünde Mesleki Eğitim ve Küçük Sanayii Destekleme Vakfı (MEKSA) Eğitim Merkezi atölyelerinde yerli ve milli kaynaklarla üretildi. 20 gün süren çalışmanın ardından üretilen teçhizata "MAKZON 1" ismi verildi. Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş ve beraberindekiler MEKSA atölyesinde üretilen teçhizatı yerinde inceledi. 
Sistemin kısa sürede üretilmesinin mutluluk verici olduğunu ifade eden Vali Bektaş, "Kümelenme dediğimiz şeyin ben doğrusu bu işi yapabilir miyiz kafamda canlandırıyordum ama böyle kısa vadede böyle bir ürünle karşılanacağını bilmiyordum. Arkadaşlara teşekkür ediyorum. TTK burada, üniversite burada, dernek burada ve sanayi burada. Herkes burada el ele veriyor. Bir ucundan tutuyor ve ortaya olumlu sonuç çıkıyor. Biz maden makineleri kümelenmesi lafını ederken doğrusu muhataplarımız amacımızı tam anlayabilmiş değildi. Zaten bu iş sözlerle de anlatılamıyor. Böyle görülmesi gerekiyor. Bütün ekip teşekkürü hak ediyor. Gerçekten güzel bir imece oldu. Zonguldak'ta maden makineciliği sektöründe bu yolda alınacak çok işler var. Bu işlerin bir başlangıcı olacağını umuyoruz" dedi. 
MAKZON Başkanı Murat Uzun ise, "Ülkemizin ithal ettiği bir maden makinesinin üretimiyle ilgili Zonguldak'ta henüz yeni kurulmuş olan MAKZON derneğinin üyeleri tarafından burada ZESOB-MEKSA'nın üretim kısmında derneğimizin ve üniversitemizin organizasyonunda bir süreci TTK'nın önümüze koyduğu bir hedef doğrultusunda tamamladık. Çin'den ithal ettiğimiz bir ürünü tamamen yerli ve milli imkanlarla güç birliği yaparak ürettik, uygulanabilir hale getirdik. Sahada da deneyeceğiz. Hedefimiz TTK'nın önümüzdeki süreçte alacağı yaklaşık 400 metrelik bir alandaki bu milyonlarca lira demek. Bu paranın Çin'e gitmesini engellemiş olacağız. Ülkemizde kalmasını sağlayacağız. Ciddi anlamda bir ekonomik değer üretmek anlamına geliyor. Hem şehrimizdeki, bölgemizdeki hem de ülkemizdeki maden makineleri imalatçıları pozisyonundaki firmaların imkanlarından yararlanıp üretilmeyen ürünleri üretmek. Bunu Zonguldak'ta yaparak yakın süreçte kooperatifleşip tahsis süreci devam eden alanda da bir maden makineleri imalatçı sanayi bölgesi oluşturarak ciddi bir ekonomik değer üretmek istiyoruz. Burada hem ülkemizin ve şehrimizin istihdamına katkı sağlayacağız. Sadece maden makineleri imalatı olarak düşünmeyelim. Zonguldak ilinde devam etmekte olan enerji yatırımlarını düşündüğümüzde çevremizdeki çelik kümelenmesini değerlendirdiğimizde bir de Filyos Endüstri Bölgesi'nde yakın gelecekte başlayacak olan faaliyetleri düşündüğümüzde Zonguldak'ta makinecilik sektörünün her anlamda gelişmesi çok önemli" diye konuştu. 

Etiketler:

kdz ereğlihaber , ereğli haber , Zonguldak , MAKZON , MEKSA , yerli , milli üretim TTK ,

Yorumlar