Engelleri aşıp, bir yaşını doldurduk…

9 Mayıs 2018 Çarşamba 20:01

Engelleri aşıp, bir yaşını doldurduk…

Zaman su gibi akıp gitse de önemli olan su gibi akıp giden zamanı nasıl değerlendirdiğindir.

Zamandan şikâyet etsek de çoğu zaman, zamanın birçok şeyin ilacı olduğunun farkına varırız.
Velhasıl kelam zamandan şikâyet ederken bir de bakmışız ki İz Medya Prodüksiyon 1 yaşını doldurmuş.
Tam da bu nokta da geriye dönüp baktığımız da bir masa bir bilgisayar ile çıktığımız yolda 5 masa olmuşuz, hayalini kurduğumuz ekipmanlar bize yetmez olmuş, olur mu acaba derken 16 proje ortaya çıkarmışız, dergimiz her yerde konuşulmaya başlanmış, yeni bir sektör açmışız ve bize rakipler oluşmuş, yaptığımız işi kabullendirmişiz. En güzel kısmı da firmamızın adı gibi insanlarda İZ bırakmışız. Tanıtım filminin lüks değil, ihtiyaç olduğunu anlatmayı başarmışız.
Bu süreçte en büyük kazancımız ise güven oldu. Heyecanımızı yitirmeden, her proje için ayrı ayrı çalıştık, işimizi severek yapmanın karşılığını tebessümle aldık.
Yola çıkarken Vedat ve Yeşim’den oluşan iki kişilik bir mücadelemiz vardı. Mücadele dedim çünkü mücadele ettik. Gece gündüz demeden çalıştık ama karşılığını fazlasıyla aldık ve çoğaldık. Amatörce çıktığımız yolda profesyonelleştik.
İlk kurulduğumuzda bizimle her şartta çalışan Ömer Altan’a, en sıkışık anımızda çıkagelen temiz kalpli Ömer Yarar’a, bize farklı bakış açısı katarak, firmayı bir tık üste çıkarmamızı sağlayan Sezer Turnacıgil’e, İstanbul’dan Ereğli’ye bizi kırmayıp gelen, İz Medya Prodüksiyon’a değer katan Yönetmenimiz Sefa Sürücü’ye, yükümüzü hafifleten Elif Altıner’e, aramıza yeni katılan Büşra Kalay’a ve bize güvenen, destek olan herkese teşekkürü borç biliyoruz.
Nice yıllara, güzel işlerle, güzel insanlarla…
Teşekkürler…

 

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , İz Medya Prodüksiyon , Birinci Yıl , Kdz. Ereğli Haber ,

Yorumlar
  • Fikret Şen فكرت شن
    11 Mayıs 2018 Cuma 22:49

    مشاالله ، maşallah !!! Niçe yıllara devam !!!

Fırtınalı Günler...

23 Ocak 2018 Salı 19:36

Fırtınalı Günler...

Geçen hafta öyle hızlı geçtik ki, fırtınalar, dev dalgalar tüm Zonguldak’ın gündemi oldu. Esnaflar, balıkçılar zarar gördü.

“Yaralar sarılacak” dedi AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu…
Fırtına sadece denizde olmadı…
Dev dalgalar Milletvekillerine, Zonguldak’ın ve Ereğli’nin siyasetçilerine vurdu.
Başbakan Binali Yıldırım geldi, “müjde” dedi, “hayırlı olsun” dedi.
CHP Zonguldak Milletvekilleri, “taşeron, üniversite, turizm, sanayi, yatırım, kadro, bütün şehir, ekonomi, maden” dedi.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Çaturoğlu cevap verdi; “15 Temmuz Darbe Girişimi” dedi.
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı “hizmet” dedi.
Mehmet Azman “Başkan esnaf seninle çay içmek istiyor “dedi.
Bu tablo aslında olayı net bir şekilde ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz günlerde Ereğli Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin Genel Kurulu yapıldı. Başkan Hikmet Tezel’e yeniden hayırlı olsun. Çok kalabalık bir kuruldu, herkes oradaydı. Şölen havasında geçen kurulda protokol üyeleri konuşmaya başladı.
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal çalışmalarından bahsetti, güzel çalışmalar belki de orada anlattığı çalışmaları insanlar bilmiyordu. Çünkü Uysal çalışmalarını anlatmıyor, anlatamıyor. Biz basın olarak görüyoruz ama insanlar görmüyor, bilmiyor. Bunu da açık yüreklilikle söylüyorum çünkü Başkan Uysal’ın konuşmasının arkasından kurulun divan başkanlığını yapan Mehmet Azman’ın bir eleştirisi oldu; “Başkanım esnaf çayının içilmesini sever, esnafın kapısını çalın” dedi. Bu sadece esnafın değil halkında sıkıntısı. Artık bundan sonraki süreçte Başkan Uysal ne yapar bilmiyorum ama şunu söylemeliyim ki bu kadar insan haksız olamaz.
Toplantı, toplantı, toplantı… Nereye kadar?

CHP Zonguldak Milletvekilleri Şerafettin Turpçu ve Ünal Demirtaş peş peşe söz aldı ve belki de uzun zamandır ilk defa muhalefet yaptı. Muhalefet yapmak için yapmadılar yani.
Ünal Demirtaş, uzun zamandır ortalıklarda görünmüyordu, sadece Facebook üzerinden insanlar onu görüyordu. O gün sahaya indi. Belediye Başkanı Hüseyin Uysal’ın ve Milletvekili Faruk Çaturoğlu’nun gözlerinin içine baka baka konuştu.
Ne dedi CHP Milletvekilleri?
“Türkiye ekonomisi büyüdü, ama dış borçta büyüdü”
“Kimin dükkânını açsak siftahsız gün kapatan esnafımız var”
“İktidarı, muhalefeti, bürokrasisi hep beraber olmamız lazım”
“Zonguldak’ın büyükşehir ya da bütün şehir yapılması Zonguldak’a ihanettir”
“Hükümet Temsilcisi var aramızda, siz olsanız Alaplı’ya mı Akçakoca’ya mı yatırım yaparsınız”
“Bir şehrin cazibe merkezi haline gelmesi için ya sanayi şehri, ya turizm şehri, ya da üniversite şehri olması lazım, hangisini bizde var?”
“Filyos projesine tamamlanana kadar bize başka yatırımlar lazım”
“Hastanede kadroya giremeyip, Başbakan’dan umduğunu bulamamış ağlayan insanlar var”
“Suriyelilere yapılan güzel yardımlar var, peki bizim işsiz insanlarımız ne olacak?”
“ Erdemir’in Ereğli’ye borcu var” gibi gibi uzatılabilir. Haklı olduğu haksız olduğu konular kişisine göre değişir, ben orada sonuca baktığım da AK Parti Milletvekili Faruk Çaturoğlu’nun cevap vermekte zorlandığını gördüm. 
Ekonomi dediler, 15 Temmuz Darbe Girişimi dedi Çaturoğlu, “ABD’nin, Japonya’nın da borcu var, büyük ülkelerin borçları var demek ki bizde büyük ülkeyiz. Demek ki borç alacak hatırımız var” dedi.
Dış politikalardaki yanlışlık dediler “Kendi çıkarlarımız isteyen kabul eder isteyen etmez” dedi.
Ohal neden kalkmıyor dediler, “Ohal’in kalkmasını bir teröristler, iki HDP’liler, Üç CHP’liler istiyor” dedi.
“Ereğli’nin sorunları, Filyos Projesi, Üniversite, yatırım” dediler, “Hayırlı olsun” dedi ama detay vermedi. Bitmeyen Tamamlanmayan projeler için, olmamış duaya âmin demek gibi hayırlı olsun dedi.
Baktı ki alkış yok, “alkış yok mu?” dedi.
Konu aslında daha uzar ama ortaya çıkan tablo şu ki; CHP Milletvekilleri ilk defa böylesine konuştu ama bu istikrarı devam ettirmeli, etkili muhalefet yapmalı. AK Parti kanadı net cevaplar veremedi.
Faruk Çaturoğlu konuşma metinlerini değiştirmeli, ezbere konuşmamalı. Halka olmamış duaya “âmin” dedirtmeye çalışmamalı.
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal esnafa ve halka kulak vermeli ve yetkililer, etkili olmalı.
Zonguldak ve Ereğli’de bunlar olurken Türkiye Afrin’e girdi… Mehmetçiklerimiz ülkemizi terör belasından kurtarmak için şu soğuk kış günlerinde canları pahasına orada çarpışıyorlar. Allah hepsinin yardımcısı olsun…

 

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , fırtınalı günler , köşe yazısı , izmedyadergisi ,

Yorumlar
  • Atilla
    14 Şubat 2018 Çarşamba 19:54

    Parçalanmış ya da kaybolmuş tekne sahiplerinin yaraları kangren olmadan sarılmayı bekliyor.

  • taşeron işçisi
    24 Ocak 2018 Çarşamba 11:56

    Bir ışık olsaydı keşke

  • taşeron işçisi
    24 Ocak 2018 Çarşamba 11:53

    Erdemir de çalışan taşeron işçiler için de ...

Neyi bekliyoruz?

28 Kasım 2017 Salı 19:42

Neyi bekliyoruz?

Zonguldak, Ereğli deyince akla ya TTK geliyor ya da Erdemir… İstihdam deyince yine insanlar bu iki kurum arasında mekik dokuyor. “TTK ‘ya işçi alınsın, Erdemir'e nasıl girebiliriz?”

Sıkıştık kaldık. Alternatif yok, yatırımcı yok, ya da var ama bürokratik engeller…
Esnafın durumu zaten içler acısı, üç kuruşa beş köfte hesabı yapmak zorunda.
Memurlar ne aç ne de tok.
Bir çıkış yolu lazım, Turizm gibi…
Doğanın yeşilini, denizin mavisini, elmasın siyahını kullanamıyoruz.
Lafa geldiğinde herkes turizm için bir atak yapıyor(!) ama yapmıyor, konuşuyor. Konuşulduğu gibi de kalıyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok, yakına bakalım.
Akçakoca’nın plajlarından bizde yok mu?
Safranbolu’nun eski evlerinden biz de yok mu?
Düzce’nin şelalesinden biz de yok mu?
Kastamonu’nun kalesinden biz de yok mu?
Bolu’nun doğal güzelliklerinden biz de yok mu?
Hepsi var, hatta fazlası var.
O zaman biz neden turist alamıyoruz?
Geçtiğimiz günlerde ERİDAK ile doğa yürüyüşüne Ölüce Feneri’ne gittik.
Kimler biliyor Ölüce Feneri’ni? 200 yıllık bir tarih yatıyor doğanın içerisinde ama bilen yok, tanıtan yok. Ölüce Feneri sadece bunlardan bir tanesi.
Kandilli’ deki Varagel, Tasgölü, Köseağzı, Çavuşağzı, Cehennem Ağzı Mağaraları, Kayalıdere, Güneşli ve Gümeli Şelaleleri, Gökgöl Mağarası, Maden Müzesi, Ereğli’de iki ayrı müze…
Daha sizlere burada sayabileceğim 10’larca yer var.
Eko Turizm, Doğa Turizmi, Kültür Turizmi….
Hangisini istersen…
Buralar tanıtılsa, mesela turlar düzenlense, kamplar yapılsa, turistler gelse, esnafına uğrasa, alışveriş yapsa, her gelen bir iki fotoğraf çekip sosyal medya da paylaşsa, kitle büyür, turist sayısı artar, esnaf kazanır, ekonomi alanı açılır, istihdam sağlanır.
Takılıp kalmışız aynı şeylere; “Zonguldak Büyükşehir olsun” ya da “olmasın”, “Ereğli il olsun, TTK ’ya işçi alınsın, siyasetçiler kavga etsin, o onu çekemesin, o makama gelsin, bu yönetsin, şu gitsin, egolar yarışsın”
Bunları aşmak lazım.
Yeni projeler lazım bize, Ereğli- Devrek yolu hikâyesine dönmeyecek, hayata geçecek, gelir getirecek, istihdam sağlayacak. Kişisel çıkarlar konuşulmayacak, “önce ben dedim, önce ben yaptım” denmeyecek.
Dinlemekten sıkıldık, konuşmaktan yorulduk. Neyi bekliyoruz?
Yeni yapılara, dev bütçelere gerek yok, zaten doğamızda her şey mevcut. Sadece bu orkestraya bir şef lazım… Şöyle bir araştırdığımız zaman görev yaptığı her ilde kalıcı izler bırakmış Zonguldak Valisi Ahmet Çınar bence en uygun isim…

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , bazı insanlar , köşe yazısı , izmedyadergisi , Vali Ahmet Çınar , Turizm ,

Yorumlar
  • Ferhat gümüş
    24 Ocak 2018 Çarşamba 12:56

    Güzel tespitler, köşe yazılarınızın devamını bekliyoruz

  • Lodos
    30 Kasım 2017 Perşembe 02:24

    Koltuk sevdalıları olduğu sürece hiç bir şey olmaz olamaz gelişmez her daim oldu gibi sobaya yakın olanlar ısınır ülkede yapılan yatırımların hemen hemen hepsi büyük şehirlere harcanıyor varsa yoksa bu şehirler diyerler sadece seçim zamanı duraklama yerleri olmuş otobüsün üskatın dan vatandaşın beynini yıkama politikası yok o şehir bunun kalesi yok o şehir bunu bahçesi olduğunu sürece

  • Hüseyin
    29 Kasım 2017 Çarşamba 20:21

    Yeşim hanım neyi bekliyoruz? Birilerinin rant sağlamasını. Yoksa ereğli kimin umrunda rant olmayınca dediklerinizi uygulamak zor

  • İbrahım BAYSAL
    28 Kasım 2017 Salı 22:13

    Tesekkurler Yesım Hanım elerınıze saglık.yazınızı zevkle okudum.bızımkılerde laf canbazlıgı var.ıcraat yok.soylenenler hep lafta kalıyor.oyle bır yaraya parmak bastınızkı tebrıkler.

Duyanlar duymayanlara söylesin

7 Kasım 2017 Salı 20:26

Duyanlar duymayanlara söylesin

Sonunda heyecanla beklediğimiz, yoğun çalıştığımız dergimiz elimize ulaştı.

Duyanlar duymayanlara söylesin. İz Medya Dergisi ilk yayınını verdi. İçerisinde neler var derseniz; öncelikli konumuz Zonguldak Büyük şehir yada bütün şehir olmalı mı? Tam 18 belediye başkanının görüşlerini aldık. Ama buradan iletmek istediğim bir şey var; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal'dan bu konuda görüş almak istedik fakat açıklama yapmayı kendileri istemediler. Aslında bu konu, en çok sayın başkanlarımızı ilgilendiriyor.
İkinci önemli konu ise Bülent Ecevit üniversitesinin Zonguldak’a katkısı. Özellikle ekonomik anlamında ciddi bir katkısı var. Fakat kime göre neye göre yâda biz ne kadarını biliyoruz? Detayları dergimizde...
İş hayatı, toplum davranışları, stres yönetimi, güzel konuşma bunların hepsi bizden bir parça aslında ama biz toplum olarak stresimizi yönetebiliyor muyuz? Toplum davranışları günden güne nasıl değişiyor? Güzel konuşmadan çıkardığımız anlam ne? İş hayatında bizi anlatan harika bir yazı var. Bu yazı da bizi kırmadığı için Eğitimci, yazar ve davranış biçimi uzmanı Oğuz Gülay hocamıza teşekkürü bir borç biliyorum.
Gelelim gezi yazımıza; sizi Zonguldak’tan karayiplere taşıdık. Mesut Bayezit ve Dinçer Ocaktan’ın anlatımıyla keyifle okuyacağınızı umduğumuz bir yazı.
Teknolojinin bize sunduğu güzelliği anlatan bir sağlık sayfamız var. Bu sayfamızda Dr. Murat Koca ve Esteelaser ailesinin samimi kadrosu bizlere ışık tuttu. Merakla okuyacağınızı tahmin edebiliyorum.
Kültür sanat sayfamızda yok yok aslında... Zonguldak'tan yeni bir yıldız mı doğuyor? Kendi sanata adamış, sosyal sorumluluk projeleriyle tanınan ve hayatta dolu dolu bakan bu kadın kim? Prodüksiyonu hala bilmeyen mi var? Bu çocuk bunları nereden biliyor? Zonguldak'ta en çok hangi sektör kazanıyor? Ereğli, Alaplı, Yığılca, Gülüç, Muslu, Kandilli de neler oluyor? Dergimizde daha neler olduğunu merak ediyorsanız o halde İz Medya Dergisini elinize alın...
Ben şimdiden bu dergi de emeği geçen, katkı sunan, bizleri kırmayarak dergide yer alan, eline alıp dergimizi okuyan herkese teşekkür ediyorum...

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , bazı insanlar , köşe yazısı , izmedyadergisi ,

Yorumlar
  • DURMUŞ YILDIZHAN
    8 Kasım 2017 Çarşamba 11:07

    YAZILARINIZ SEVEREK OKUYOR VE TAKİP EDİYORUZ.BAŞARILARINIZIN DEVAMINI TEMENNİ EDERİZ YEŞİM HANIM

İliklerime kadar yaşadım

31 Ekim 2017 Salı 19:29

İliklerime kadar yaşadım

‘Eskiden olsaydı’ cümlesini hemen hemen hepimiz birilerinin ağzından duymuşuzdur. Özellikle bayramlarda ‘nerde o eski bayramlar’ cümlesi şimdiki bayramların temel cümlesi haline geldi.

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyetimizin 94. Yılını kutladık. Türkiye’nin dört bir yanında bayraklar, meşaleler, sloganlar atıldı. Zonguldak’a baktığımız da bence en güzel bayram Kilimli’ye bağlı Muslu Beldesinde kutlandı. Kutlama haberini organizasyonu Muslu Belediyesi ile düzenleyen Nur Sarı’dan aldım. Nur Sarı’yı haberlerden az çok tanırız, Zonguldak Sevdalısı yazarsanız google’ye ne demek istediğimiz anlarsınız. Birçok güzel projeye imza attı, sosyal sorumluluk projesinden tutun da konserlere kadar. Muslu Belediyesi’ne baktığımız da en çok etkinliği yapan, konserler veren, hiçbir önemli gün ve haftayı atlamayan bir Başkan var, Sabahattin Adıyaman…
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haberini aldım, baktım dolu dolu bir organizasyon hazırlanmış Muslu’daki kutlamaya katılmaya karar verdim.
Zonguldak, Kilimli başta olmak üzere çevre ilçe ve beldelerden yoğun bir katılım sağlandı, tabii Zonguldakspor taraftarlarını da atlamayalım. 150 tane meşale yakıldı, 300 metrelik bayrağı kadını, erkeği, genci, yaşlısı ellerine aldı. Bir de mehter ekibi bu yürüyüşe eklenince tam gümbür gümbür bir topluluk oluştu. Sloganlar, marşlar tam anlamıyla meşale geleneği yerini buldu. Kimse ‘nerde eski bayramlar’ demedi.
Yürüyüşün ardından Muslu Belediye’si sosyal tesisine gelindi, herkesin elinde Türk Bayrağı vardı. Sunucu Gizem Bayram’ın konuşmasıyla asıl gösteri başladı. Ankara’dan gelen Tulpar Dans ekibinin hazırladığı birbirinden güzel yörelerimizden halkoyunu gösterisi yapıldı. Koltukta otururken arkamda ki konuşmalara şahit oldum. ‘Helal olsun Başkana çok güzel organizasyon’ , ‘Keşke Zonguldak’ta böyle kutlasa’ gibi konuşmalara kulak misafirliği yaptım. Halkın bu tür organizasyonlara ihtiyacı var. Her şey güzel ilerlerken yerel sanatçı Nesil Kartal sahne aldı. Organizasyonun en güzel kısmı sona bırakılmıştı aslında, Aysel Yakupoğlu’nun sahneye çıkmasıyla ortalık bir anda hareketlendi. Aysel Yakupoğlu son zamanlarda en çok dinlenen, sesiyle, duruşuyla, kıyafetiyle, sahnede ki tavırlarıyla, kendisini dinlemeye gelen hayranlarıyla kurduğu iletişimiyle, insanları kendine hayran bırakan bir sanatçı. Salonda ki misafirlerin hayran bakışlarını, şarkıya eşlik etmelerini ve eğlenmelerini anlatmam imkânsız. Konser kapanışını da İzmir Marşı ile yapan Yakupoğlu günün anlam ve önemini de unutmadı. Kutlama daha bitmemişti, Marşlar ve sloganlar eşliğinde havai fişek gösterisi de gerçekten görülmeye değerdi. Uzun süren gösteride soğuğa rağmen insanlar ayrılmak istemedi ama her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi organizasyon sona erdi.
Bu organizasyon da emeği geçen Muslu Belediye Başkan’ı Adıyaman’a, işin mutfak kısmında kalıp en ince ayrıntısına kadar düşünen Zonguldak Sevdalısı Nur Sarı ve ekibine, kendi adıma da teşekkür ediyorum. Ben de oradaki insanlar gibi abartısız Cumhuriyet sevinci ve coşkusunu iliklerime kadar yaşadım. Umarım bu organizasyon diğer belediyelere de örnek olur ve devamı gelir…

Etiketler:

Muslu Belediyesi , Sabahattin Adıyaman , Zonguldak Sevdalısı , Nur Sarı , 29 Ekim , Cumhuriyet ,

Yorumlar