Duyanlar duymayanlara söylesin

7 Kasım 2017 Salı 20:26

Duyanlar duymayanlara söylesin

Sonunda heyecanla beklediğimiz, yoğun çalıştığımız dergimiz elimize ulaştı.

Duyanlar duymayanlara söylesin. İz Medya Dergisi ilk yayınını verdi. İçerisinde neler var derseniz; öncelikli konumuz Zonguldak Büyük şehir yada bütün şehir olmalı mı? Tam 18 belediye başkanının görüşlerini aldık. Ama buradan iletmek istediğim bir şey var; Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal'dan bu konuda görüş almak istedik fakat açıklama yapmayı kendileri istemediler. Aslında bu konu, en çok sayın başkanlarımızı ilgilendiriyor.
İkinci önemli konu ise Bülent Ecevit üniversitesinin Zonguldak’a katkısı. Özellikle ekonomik anlamında ciddi bir katkısı var. Fakat kime göre neye göre yâda biz ne kadarını biliyoruz? Detayları dergimizde...
İş hayatı, toplum davranışları, stres yönetimi, güzel konuşma bunların hepsi bizden bir parça aslında ama biz toplum olarak stresimizi yönetebiliyor muyuz? Toplum davranışları günden güne nasıl değişiyor? Güzel konuşmadan çıkardığımız anlam ne? İş hayatında bizi anlatan harika bir yazı var. Bu yazı da bizi kırmadığı için Eğitimci, yazar ve davranış biçimi uzmanı Oğuz Gülay hocamıza teşekkürü bir borç biliyorum.
Gelelim gezi yazımıza; sizi Zonguldak’tan karayiplere taşıdık. Mesut Bayezit ve Dinçer Ocaktan’ın anlatımıyla keyifle okuyacağınızı umduğumuz bir yazı.
Teknolojinin bize sunduğu güzelliği anlatan bir sağlık sayfamız var. Bu sayfamızda Dr. Murat Koca ve Esteelaser ailesinin samimi kadrosu bizlere ışık tuttu. Merakla okuyacağınızı tahmin edebiliyorum.
Kültür sanat sayfamızda yok yok aslında... Zonguldak'tan yeni bir yıldız mı doğuyor? Kendi sanata adamış, sosyal sorumluluk projeleriyle tanınan ve hayatta dolu dolu bakan bu kadın kim? Prodüksiyonu hala bilmeyen mi var? Bu çocuk bunları nereden biliyor? Zonguldak'ta en çok hangi sektör kazanıyor? Ereğli, Alaplı, Yığılca, Gülüç, Muslu, Kandilli de neler oluyor? Dergimizde daha neler olduğunu merak ediyorsanız o halde İz Medya Dergisini elinize alın...
Ben şimdiden bu dergi de emeği geçen, katkı sunan, bizleri kırmayarak dergide yer alan, eline alıp dergimizi okuyan herkese teşekkür ediyorum...

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , bazı insanlar , köşe yazısı , izmedyadergisi ,

Yorumlar
  • DURMUŞ YILDIZHAN
    8 Kasım 2017 Çarşamba 11:07

    YAZILARINIZ SEVEREK OKUYOR VE TAKİP EDİYORUZ.BAŞARILARINIZIN DEVAMINI TEMENNİ EDERİZ YEŞİM HANIM

İliklerime kadar yaşadım

31 Ekim 2017 Salı 19:29

İliklerime kadar yaşadım

‘Eskiden olsaydı’ cümlesini hemen hemen hepimiz birilerinin ağzından duymuşuzdur. Özellikle bayramlarda ‘nerde o eski bayramlar’ cümlesi şimdiki bayramların temel cümlesi haline geldi.

Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyetimizin 94. Yılını kutladık. Türkiye’nin dört bir yanında bayraklar, meşaleler, sloganlar atıldı. Zonguldak’a baktığımız da bence en güzel bayram Kilimli’ye bağlı Muslu Beldesinde kutlandı. Kutlama haberini organizasyonu Muslu Belediyesi ile düzenleyen Nur Sarı’dan aldım. Nur Sarı’yı haberlerden az çok tanırız, Zonguldak Sevdalısı yazarsanız google’ye ne demek istediğimiz anlarsınız. Birçok güzel projeye imza attı, sosyal sorumluluk projesinden tutun da konserlere kadar. Muslu Belediyesi’ne baktığımız da en çok etkinliği yapan, konserler veren, hiçbir önemli gün ve haftayı atlamayan bir Başkan var, Sabahattin Adıyaman…
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haberini aldım, baktım dolu dolu bir organizasyon hazırlanmış Muslu’daki kutlamaya katılmaya karar verdim.
Zonguldak, Kilimli başta olmak üzere çevre ilçe ve beldelerden yoğun bir katılım sağlandı, tabii Zonguldakspor taraftarlarını da atlamayalım. 150 tane meşale yakıldı, 300 metrelik bayrağı kadını, erkeği, genci, yaşlısı ellerine aldı. Bir de mehter ekibi bu yürüyüşe eklenince tam gümbür gümbür bir topluluk oluştu. Sloganlar, marşlar tam anlamıyla meşale geleneği yerini buldu. Kimse ‘nerde eski bayramlar’ demedi.
Yürüyüşün ardından Muslu Belediye’si sosyal tesisine gelindi, herkesin elinde Türk Bayrağı vardı. Sunucu Gizem Bayram’ın konuşmasıyla asıl gösteri başladı. Ankara’dan gelen Tulpar Dans ekibinin hazırladığı birbirinden güzel yörelerimizden halkoyunu gösterisi yapıldı. Koltukta otururken arkamda ki konuşmalara şahit oldum. ‘Helal olsun Başkana çok güzel organizasyon’ , ‘Keşke Zonguldak’ta böyle kutlasa’ gibi konuşmalara kulak misafirliği yaptım. Halkın bu tür organizasyonlara ihtiyacı var. Her şey güzel ilerlerken yerel sanatçı Nesil Kartal sahne aldı. Organizasyonun en güzel kısmı sona bırakılmıştı aslında, Aysel Yakupoğlu’nun sahneye çıkmasıyla ortalık bir anda hareketlendi. Aysel Yakupoğlu son zamanlarda en çok dinlenen, sesiyle, duruşuyla, kıyafetiyle, sahnede ki tavırlarıyla, kendisini dinlemeye gelen hayranlarıyla kurduğu iletişimiyle, insanları kendine hayran bırakan bir sanatçı. Salonda ki misafirlerin hayran bakışlarını, şarkıya eşlik etmelerini ve eğlenmelerini anlatmam imkânsız. Konser kapanışını da İzmir Marşı ile yapan Yakupoğlu günün anlam ve önemini de unutmadı. Kutlama daha bitmemişti, Marşlar ve sloganlar eşliğinde havai fişek gösterisi de gerçekten görülmeye değerdi. Uzun süren gösteride soğuğa rağmen insanlar ayrılmak istemedi ama her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi organizasyon sona erdi.
Bu organizasyon da emeği geçen Muslu Belediye Başkan’ı Adıyaman’a, işin mutfak kısmında kalıp en ince ayrıntısına kadar düşünen Zonguldak Sevdalısı Nur Sarı ve ekibine, kendi adıma da teşekkür ediyorum. Ben de oradaki insanlar gibi abartısız Cumhuriyet sevinci ve coşkusunu iliklerime kadar yaşadım. Umarım bu organizasyon diğer belediyelere de örnek olur ve devamı gelir…

Etiketler:

Muslu Belediyesi , Sabahattin Adıyaman , Zonguldak Sevdalısı , Nur Sarı , 29 Ekim , Cumhuriyet ,

Yorumlar

Bazı insanlar…

20 Eylül 2017 Çarşamba 19:25

Bazı insanlar…

Sevginin yerini farklı duygular aldığını gördüğümüz zaman anlıyoruz insanları.

Kafamızı kime çevirsek sorunlar ortak payda da buluşuyor, sonra o paydayı ikiyi ayırıyoruz, bazı insanlar, bazen insanlar…

Bazı insanları anlamak, bazen insanları anlamaktan daha zordur.

Senelerdir tanıdığımızı zannettiğimiz insanları “aslında o öyle değilmiş” dediğimiz zaman tanıyoruz.

Hele ki herkesin herkesi şikâyet ettiği bu toplumda kendimizden bile şüphe eder hale geliyoruz. Kendimizle kavga ediyoruz, sonra ne mi oluyor? Gün boyu suratı asık insanları görüyoruz.

Sabah kalkıyoruz, dışarıda güneş harika, ağaçların yeşilinden, asfaltın griliğini görmüyor gözümüz pencereden.

 Araba sesleri yerine, kuşları ve rüzgârı dinliyoruz.

 Dışarı çıkma, işe gitme vakti geldiğinde bir şikâyet alıyor bizi.

Bazen havanın sıcaklığı ya da soğukluğu, bazen yolların bozukluğu, bazen de işe geri giden çalışmak istemeyen ayaklar gibi çoğalabilir…

Maalesef toplum olarak şükretmiyoruz.

 

*********

 

 “Bazen insanlar seni incitir, ama sen incitmişsin gibi davranırlar”

Bu sözü kim yazdıysa güzel noktaya değinmiş.

Aslında uzun uzun anlatmaya gerek yok duyguları ‘anlayana’

Şarkılar gibi hislere tercüman sözler var.

Ama bazı insanlara ne söylersen söyle yine de kendi kafasındakinin dışına çıkamıyor.

 Böyle zamanlar da yine bazen insanlar devreye giriyor.

 Bazen hatta sık sık anlayamazsınız insanları,

Anlarsınız da, o anlamıyorsunuz sanır.

 Herkes kendini karşısındakinden akıllı sanıyor bir nevi.

Bunu hepimiz yaşıyoruz illaki…

 Bazı insanlar ise bazen insanlara göre çok farklılar.

Gerçekten senden akıllılar, keşke o insanlar olsa karşımızda ki,

 Leb demeden anlasa Leblebiyi, yormasa yani.

Ne güzel olur değil mi?

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon , bazı insanlar , köşe yazısı ,

Yorumlar
  • ayhan birinci
    20 Eylül 2017 Çarşamba 19:49

    Çok güzel bir açıklama yaptınız.

Biz ne mi yapıyoruz?

1 Ağustos 2017 Salı 18:16

Biz ne mi yapıyoruz?

Her insanın bir hayali vardır, hedefi olmasa bile hayal kurmadan duramaz.

Hayaller de masallardan ibaret değil elbette ama hayat bana yapamayacağım şeylerin hayalini kurdurtmadı hiçbir zaman. Belki hayal kurarken imkânsız gibi geldi ama bazı imkânsızlıkların aslında benim hedefim olduğunu, zamanla gördüm. Hedeflerim de hiçbir zaman uzun vadeli olmadı. Kısa vadeli hedefler, uzun vadeye dönüştü. Yani anlatmak istediğim, hedef hedefi doğurdu. Bazen hedeflerde değişebiliyor tabi. Zaman ya da hayat sizi çizdiği yola sokuyor. İş hayatına yeni atıldığımda bir nevi prodüksiyon işi içerisine buldum kendimi. Sonrasında sunuculuk, muhabirlik, spikerlik derken yine prodüksiyon işine döndüm. Aslında bunlar birbirleriyle bağlantılı şeyler.
Peki ne bu prodüksiyon?
Prodüksiyonun sözlükte ki karşılığı yapım, üretim anlamındadır. Genellikle TV ve sinema filmleri için kullanılır. Bizlerde yerel de bu sektörde ki açığı görerek, işten anladığımızı düşünerek bu alana girdik. Sıradan tanıtım videoları yerine, ihtiyaca karşılık verecek, marka değerini yükseltecek ve kurumsal bir hava katacak işler ortaya koymak istedik.
“Bunu nasıl yapacaksınız?” diye soracak olursanız, açıklayayım; tanıtım videolarına bakış açımızı değiştirerek, teknolojiyi ve insanların gelişen medya okuryazarlığını arttırdığını düşünerek. Kurumsal Tanıtım videolarının yanında senaryolu reklam filmleri de çekmeye başladık. Uzun uzun seslendirme metinleri yerine, tek kelime ve doğru kamera açıları ile olayı kısa ve net anlatmaya çalıştık. Sonra baktık ki insanların prodüksiyona ihtiyacı var, bizlerde bu alanı kendimize iş edindik.
Genç ve deneyimli çalışma arkadaşlarımızla bu yolda yürümeye çalışıyoruz. Biz bu işi severek yapıyoruz. Kendi gözümüzü değil, objektifin gözünü kullanıyoruz. Ne anlatmak istediğinizi anlıyor ve en iyi nasıl anlatabileceğimizi düşünüyoruz. İzleyici hedef kitlesini çözümlüyoruz ve görülmeyeni göstermeye çalışıyoruz.
Aslında biz sizin yerinize sizi anlatıyoruz.

Etiketler:

Yeşim Özdoğan , Kdz. Ereğli , Prodüksiyon , tanıtım , İz Medya Prodüksiyon ,

Yorumlar
  • Erkan
    28 Kasım 2017 Salı 20:39

    Tanıtım videolarınızı izledik, gerçekten çok profosyonel ve akıcı, reklam verecek, tanıtım yapacak arkadaşların örnek tanıtımları izlemeden karar vermemesini tavsiye ediyorum. Sizede başarılarınızın devamını diliyorum.

Yeni başlangıçlara MERHABA…

15 Temmuz 2017 Cumartesi 18:35

Yeni başlangıçlara MERHABA…

Her merhaba yeni bir başlangıçtır aslında...

Bende yeni başlangıç ile merhaba diyorum.
Başlangıçlar güzeldir. Neye başladığınızı bildiğiniz, önünüzü gördüğünüz zaman.
Ama zamanın ne getireceği de bilinmez tabi. “Her şeyin hayırlısı” demek kalır insana.
Benim yeni başlangıcım Ereğli'ye gelmeye karar vermek ile başladı. Tanıyanlar da var, tanımayanlar da…
O halde Yeşim Özdoğan'ı tanımaya çalışalım. Buraya biyografimi yazmaya gerek yok. Üniversite sayesinde Zonguldak ile tanıştım. Şans eseri buradan sevgilerimi yolladığım Sonay hocamın girişimi ile Pusula ailesine girdim. Sokak röportajından, programlardan, ana habere kadar birçok alanda görev yaptım. Küçük yaştan beri çalışıyor olsam da bu sektörde Pusula TV’nin yeri bende her zaman ayrı olmuştur. Hem öğrendim, hem iyi insan biriktirdim hem de büyüdüm. Büyümeye de devam ediyorum. Babaannemin bana ilk duasıdır "Allah karşına iyi insanlar çıkarsın" iş hayatında hep te öyle oldu.
15 yaşlarında Halil abi ile tanıştım. Ondan oflaya puflaya öğrendiğim, “ne işime yaracak?” dediğim ne varsa, hepsi karşıma çıktı ve bana yeni iş kapıları açtı. Çocukluğum onun yanında kamera çantası taşımak ve durmadan öğrenmekle geçti. İletişim lisesinde okumamın da avantajı var tabi.
Lise bitti, üniversiteye geldim ve Ali Rıza Tığ gibi bir insanı tanıdım. Çoğu kişi “sevmiyorum” dese de, bana “sen bu adamla nasıl çalışıyorsun?” deseler de, onun içini anlatmama gerek yok. Kalbinin, tanıdığım ve bana onu diyen insanlardan çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Çok şey öğrendim, hem iş anlamında hem de manevi anlamda. Bana dediği sözler aklımın hep bir köşesindedir. Örneğin "Kötü niyetle iyi murada erilmez"... Daha çok şey yazabilirim.
Şimdi ise “bu kız ne iş yapıyor?” diye merak edenler var. Yine iyi bir insanla çalışıyorum. Pusula sayesinde tanıdığım Vedat Kılıç ile beraber güzel işler yapıyoruz, yapacağız. Kdz. Ereğli Haber ile karşınıza çıktık ama daha güzel işler peşine geldi. İz Medya Prodüksiyon'u duymamış olabilirsiniz, çünkü daha çok yeni. Yeni açtığımız bu işletme de tanıtım prodüksiyon, anket çalışmaları, diksiyon dersleri gibi kapsamlı bir işe girdik. İnşallah hakkımız da hayırlısı olur. Bu yola girerken içim de endişem yoktu ve önümü de görüyordum. O yüzden yazımın başında dediğim gibi “başlangıçlar güzeldir, önünüzü gördüğünüz zaman.” Ben gördüm, iyi işler ile karşınız da olacağız. Yakında sizlerde bunu göreceksiniz.
O zaman sizlere ve Ereğli’ye yeniden “merhaba” deyip yazımı sonlandırıyorum. Bu yolda yanımda olan başta Vedat Kılıç olmak üzere herkese teşekkür ediyorum...

Yorumlar