Cumhurbaşkanı Erdoğan Zonguldak’ta

4 Nisan 2017 Salı 17:53

Ereğli Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Zonguldak’ta

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 16 Nisan Anayasa Değişikliği referandumu için Zonguldak’a gelerek halka seslendi. Konuşmasında Zonguldak’a son 15 yılda yapılan hizmetleri ve yapılması planlanan yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, Zonguldak’a 14 yılda 14 katrilyon yatırım yaptıklarını söyledi.

Ereğli Haber- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TBMM Eski Başkanları Köksal Toptan, Mehmet Ali Şahin, Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar ile birlikte Zonguldak’a geldi.
Madenci anıtı önünde 10 binlere seslenen Erdoğan konuşmasına bu sabah Gab-ar dağı eteklerinde şehit olan 3 askere Allah’tan rağmen yaralanan 9 askerimizede şifa dileyerek başladı. Erdoğan konuşmasında “Bu sabah Gabar dağında el yapımı patlayıcının infilakı sonucu 3 askerimiz şehit oldu. 9’u yaralandı. Buradan tüm şehitlerimize bir kez daha Mevla’dan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Yaralı askerlerimize ve tüm gazilerimize rabbimden şifalar niyaz ediyorum. Bugün büyük devlet ve siyaset adamı MHP’nin kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş’in 20. Ölüm yıldönümüdür. Bu vesile ile kendisini rahmetle yâd ediyor. Ülkemizin sıkıntılı dönemlerinde milletimize öncülük etmiş kişilikleri sık sık hatırlıyoruz. 16 Nisan’da getirmek istediğimiz yeni sistemin hazırlığında rahmet Türkeş ve diğer liderlerin çok önemli payı ve katkısı olmuştur. Ülkemizin sahip olduğu böylesine geniş ufuklu liderlerin kıymetini bu gün muhalefet diye ortada dolaşanları gördükçe çok daha iyi anlıyoruz” dedi.

“Zonguldak bana uzak değil”
Babasının Rize’den çıkıp Zonguldak’a, buradan Sakarya ve daha sonrada İstanbul’a göç ettiğini belirten Erdoğan kendisinin Zonguldak’a yabancı olmadığını söyledi. Erdoğan Zonguldak ile ilgili olarak şu sözlere yer verdi; “Zonguldak, Karadeniz’in kıyısında yer almasına rağmen kömür dışında bu avantajını kullanamamış bir şehirdir. Bu bölgeyi deniz ticaretinin merkezi kılmak için asırlardır çeşitli projeler geliştirilmesine rağmen maalesef bir türlü gereken adımlar atılamadı. Zonguldak bana uzak değil. Zira rahmetli babam Rize’den çıkıp buraya buradan Sakarya, oradan İstanbul’a göç etmişti. Bu şekilde anlatırdı bize hayat hikayesini. Biz de Batı Karadeniz’i cazibe merkezi haline getirecek böyle bir projeyi, Başbakanlık dönemimden itibaren çalışıyorduk. Hepsini kararlılıkla aştık ve nihayet kazmayı vurduk. Filyos Limanı Projesi’nden söz ediyorum. Türkiye’nin 3. Büyük limanının inşaatına 2016 yılı aralık ayında başladık. Karadeniz’in çıkış kapısı olacak olan bu liman önemli bir alternatif olacak. Limanla entegre şekilde kurulacak demir yolu bağlantısıyla Güney illerimize Ortadoğu’ya ulaşım imkanı getiriyoruz. Filyos Limanı’nın sadece alt yapı bedeli 655 trilyon. Üst yapı ile rakam zaten tırmanıyor ve katrilyonu yakalıyor. Hedefimiz 2019 yılı ortasına kadar alt yapıyı bitirmek. Üst yapıyı da yap-işlet-devret ile tamamlamak. Ardından endüstri ve sanayi merkezi haline gelecek. Filyos Limanı projesi bu bölgede tam 12 bin kişilik bir istihdamın oluşmasını temin edecek. Zonguldak’a yaptığımız hizmetler sadece bununla sınırlı değil. Geçtiğimiz 14 yılda şehrimize 14 katrilyonluk yatırım yaptık.”

“İşçi alınsın” sloganı atan madencilere kızdı
Erdoğan konulması sırasında “İşçi alınsın, üretim artsın” şeklinde sloganlar atan maden işçilerine kızarak “Sloganik şeylerle bizim konuşmalarımızı kesmeyin. Ben buraya geldiğimden bu yana 3 bin 3500 kişi aldık. Eleman almakla üretim artmıyor. Biz her şeyi düşünürken ülkenin menfaatini de düşüneceğiz. Olayı bazı fitne unsurlarının girmesiyle slogana dönüştürmeyeceğiz. Çünkü bu ülke hepimizin. Hep beraber bu ülkede ekmek sahibi olacağız. 3 bin - 3500 kişi buraya alan benim. Bana slogan atmayın. Bunu başkalarına yapın” şeklinde tepki gösterdi.

Zonguldak’a yapılanlar, yapılacaklar
Erdoğan konuşmasında Zonguldak’ta açılışını yapacağı yatırımlar ile yapılması düşünülen yatırımlardan da bahsetti. Erdoğan şunları dile getirdi; “Yolların yanı sıra pek çok tünel yaparak coğrafyası zor bu bölgede ulaşımı kolaylaştırdık. Zonguldak ve Ereğli’ye birer çevre yolu kazandırılması ile ilgili çalışmalar sürüyor. Bu günde Zonguldak’ta toplam yatırım bedeli 130 trilyon olan 35 ayrı projenin toplu açılış törenini yapıyoruz. TOKİ, kapalı yüzme havuzu, Kız imam hatip lisesi, dere ıslahları var. Belediyelerimizin çeşitli projeleri var. Üniversitemizin sosyal tesis ve fakülte binaları var. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Şimdi önümüzde Türkiye’nin 80 vilayetiyle birlikte Zonguldak’ın geleceğini de aydınlatacak tarihi bir fırsat var. 16 Nisan’da sandık başına gidip tercihimizi ortaya koyacağımız anayasa değişikliği için hazır mıyız? Bu değişiklikle Türkiye Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamların birleştirerek daha güçlü ve daha icracı bir yürütmeye sahip oluyor. Mecliste yasama yetkisini tamamen uhdesine alarak, çalışmalarına devam ediyor. Bundan sonraki ilk seçimde önümüze aynı anda iki sandık gelecek. Birinde Cumhurbaşkanını ve dolayısıyla onun kuracağı hükümeti seçeceğiz. Diğer sandıkta ise milletvekillerimizi belirleyeceğiz. Bu mesele parti meselesi değil. Ülkemizin ve milletimizin meselesidir.”

Erdoğan, Kılıçdaroğlu için “Acayip yalan söylüyor”
Konuşmasının büyük bir bölümünde muhalefete ve CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na yüklenen Erdoğan “Ana muhalefetin başındaki zat ne diyor. Diyor ki Cumhurbaşkanı gelecek bir defa bütün parlamentoyu feshedecek. Böyle diyor mu? İnandınız mı? Böyle bir parlamentonun feshi diye bir şey asla söz konusu değil. Tam tersine daha güçlü bir parlamento var. Milletvekili sayısı 600’e çıkıyor. Güçlü parlamento ile birlikte eğer Cumhurbaşkanı bir seçim yenileme kararı alacak olursa hem milletvekili seçiminin yenilenmesi demektir. Hem de Cumhurbaşkanlığı seçiminin yenilenmesi demektir. Ben yenileme kararını aldım, parlamento seçim yenileyecek Cumhurbaşkanı yerinde kalacak. Yok, öyle bir şey. Bu öyle kolay bir şey değil. Tutmuş acayip yalan söylüyor. Bıktım bunun yalanlarından Şimdi diyor 400 muhtar var. Yarın sabah 16 Nisan seçim yapıldı 17’sinde muhtarlıklar kapatılacak. İnandınız mı? Ama inananlar var. Bu zatın muhtarlarla işi gücü yok. Zaten muhtarlara değer veren birisi de değil. Ben BM Genel Kurulunda konuşma yapıyorum. Arkadan Türkiye’de açıklama yapıyor. Diyor ki BM Genel Kurulunda muhtarlara konuşur gibi konuştu. Ey Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ın 40 yıllık siyaset tecrübesi var. Ta 20 yaşından itibaren bu işin içerisinde olmuş, gençlik kollarından itibaren bu işin içinden yetişmiş. Belediye başkanlığı yapmış, Başbakanlık yapmış ve şimdi de iki buçuk yıldır Cumhurbaşkanlığı yapıyorum. Bir kere haddini bileceksin. Sen daha BM’nin kapısını bilmiyorsun. O genel kurulda kimler olur kimler olmaz bundan bile haberin yok. Sadece seçilmişler olmaz aynı zamanda atanmışlar da olur. Ama sen sanki muhtarlara konuşuyor gibi ifadesini kullandığın zaman bu benim muhtarlarıma hakarettir. Nitekim Ankara Sincan’da 30-40 muhtar arkadaşımıza konuşma yaptı. Nitekim bir muhtar arkadaşım çıktı. Sen bize hakaret ettin dedi. Ne dese beğenirsiniz, ‘haddime mi?’ Ya akşam başka sabah başka. Şunu da bilmiyor. Şu kardeşiniz göreve geldiğinden beri Cumhurbaşkanlığı külliyesine rest çektiler ya. Sonra geldi. Ama şimdi baktım gene giderim diyor. Çünkü maalesef düşünmeden konuşuyor. Tabii kılavuzu karga olunca durum değişiyor. Sıkıntı orada. Peki, ne yaptık. Göreve geldiğimden beri her hafta 400-450 muhtarı külliyeye davet ederim. Önce içişleri bakanım konuşur. Sonra ben konuşurum. Ve sonra hepsine form dağıtılır. Sonra hepsi ekipler tarafından toplanır. Ve kendilerine sonra yemek ikram ederim. Kendileriyle il il fotoğraf çektiririm. Hediyemizi veririz ve kendilerini uğurlarız. Şu anda 16 bin muhtarı külliyede milletim adına ağırladım. Ya niye bu yalanı söylüyorsun. 17 Nisan’da muhtarlıklar kapatılacakmış. Ya şunu öğren. Bir defa kararname ile muhtarlık kapatılamaz. Zira kanunla geldiler. Kanuna gelen ancak kanunla gidebilir. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ne anayasanın ne de kanunların üzerindedir. Oku be. Oku.
Türkiye’nin artık bırakın koalisyonların kendisinin ihtimaline dahi…. Bunun son örneğini 7 Haziran seçimlerinde gördük. Hiçbir parti iktidar olacak çoğunluğu yakalayamadı. Sıkıntıları biliyorsunuz. Bu sıkıntılardan dolayı bizler de süratle hemen bir erken seçime gidelim dedik. Geçmişte koalisyonları genç kardeşlerim bilemez belki ama bizim kuşak çok iyi bilir. 1950 yılından beri, ülkemizde 48 hükumet görev yaptı. Eğer görev süreleri 5 yıl olsaydı, 4 yıl olsaydı 12 hükümet iş başında olacaktı. Ama 48 hükümet kurulmuş olacaktı. Fransa’da 11, Amerika’da 17 başkan görev yapmış. Yine bu dönemde İngiltere’de 15 hükumet, Almanya’da 24 hükümet kurulmuş. Bizim tüm derdimiz ülkemizi ve milletimizi işte bu istikrarsızlık batağından kurtarmaktır. Onlardaki istikrarın altında bu yatıyor. Bunlar ise Türkiye’de istikrarsızlık istiyor. Türkiye büyüdükçe geliştikçe, yeni yatırımlarla gücüne güç kattıkça birilerinin yüreği daralıyor. İstanbul’a bakıyorlar boğaz boyunca inci gibi dizili üç tane köprüyü görüyorlar. Şimdi nasıl söyleyebilirim ya. 15 Temmuz şehitler köprüsü yapıldığı zaman ne dedi bu solaklar. Hayır dediler. Fatih Sultan Mehmet köprüsü yapıldığı zaman ne dediler, hayır dediler. Yavuz Sultan Selim köprüsünü yaptık. Dört gidiş dört geliş. Bir de üzerinden hızlı tren geçecek. Ne dediler. Hayır dediler. Denizin altından Marmaray’ı yaptık. Üç yılda Marmaray’dan ne kadar insan geçti biliyor musunuz? 200 milyon insan geçti. Buna da hayır dediler. Dedik ki raylı sistemi yaptık. Bir de otomobilleri denizin altından geçirelim. Avrasya Tüneli’ni yaptık. Bunlar ona da hayır dediler. Osmangazi Köprüsü’nü yaptık. Ona da hayır dediler. Ula hangisine evet diyecesun. Yeni bir şeye hazırlanıyoruz. Dedemiz Fatih, İstanbul’un fethinde yaş 21 gemileri karadan yürüttü. Biz de torunları olarak denizin altından yürütüyoruz. Şimdi boğaza bir köprü daha yapıyoruz. Üç kat gidiş, geliş ve bir de tren. Şu anda onun çalışmaları devam ediyor. Ama bizim yaptıklarımızı bunlar hayal bile edemezler. Derdimiz bu. Eser üretmek. Bunların böyle bir derdi yok. Ama biz onlara rağmen yapmaya devam edeceğiz. Bak ihracatımız düştü diye seviniyorlardı. Şimdi o da yükselmeye başladı. Turizmdeki sıkıntılarımıza umut bağlamışlardı. Şimdi turizmde de kıpırdanma var. Büyüme rakamımız AB rakamının neredeyse iki katı üzerinde çıktı. Orada da hüsrana uğradılar. Son üç yıldır ellerinden gelen her aracı üzerimize saldılar. Çukurlarla terör örgütüne yol vermeye kalktılar. DAEŞ’i, sokakları teröre organize etmeye kalktılar. FETÖ’nün ordu, emniyet ve yargıdaki tüm militanlarını üzerimize saldılar. İşte 15 Temmuz. O gece benim milletim Marmaris’ten kendilerine çağrıyı yaptığım zaman sokaklara döküldü mü? Biz Marmaris’ten çağrımızı yaptık. Helikopter ve uçağımızla Yeşilköy’e indik. Üzerimizde F16’lar uçuyordu. Ana muhalefetin başındaki zat şimdi bir şey çıkardı. Bunun senaryo olduğundan bahsediyor. Ben diyorum ki Ey Kılıçdaroğlu, elinde belge varsa çık açıkla. 16 Nisandan sonraya bırakma rezil olursun. Her zaman diyorsun ki elimde dosyalar var. Elimde dosyalar var diyorsun. Çık açıkla. Bizi rezil et. Biz şu anda orduda, emniyet teşkilatımızda, devletin kurumlarında ne kadar FETÖ’cü varsa temizliyoruz. Ve temizlemeye devam edeceğiz. Çünkü bu kanser virüsünü bu ülkenin, bu devletin tüm bünyesinden temizleyip atacağız. Bunlara hayat hakkı tanımayacağız. Zira bunlar bu milleti, bu ümmeti böldüler. Bu mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Çıktılar yeni bir şey söylediler. Güya bizi Suriye’de sıkıştıracaklardı. Orada da Fırat Kalkanı ile oyunu bozduk. Şimdi yeni yeni bir oyunun hazırlığını yapıyorlar. Ceraplus ve El Bab’da terörü mahvettik. Irak’ta Sİncar’ı ile Telafer’i ile Kerkük’ü ile yeni tezgahlar kuruyorlar. Emin olun onları da başlarına geçireceğiz. Kerkükte bir defa milli bayrağın dışında orada ikinci bir bayrağın asılmasını kesinlikle yanlış buluyorum. Ve oradaki o bayrağın sahipleri şunu bilsinler ki bölücülük yapıyorlar. Ben Irak bölgesel kürt yönetimine sesleniyorum. BU yanlıştan bir an önce dön. Zira şu anda Irak merkezi yönetimi zaten onu doğru bulmadığını aldılar kararı açıkladılar. Bizler de aynı şekilde buradan uyarıyı yapıyoruz. Çünkü Kerkük kürtlerindir safsatasına biz Türkiye olarak asla uymuyoruz. Kerkük orada yaşayan Türkmeniyle arabıyla Kürdü varsa kürdüyle hepsinindir. Bizimdir diye bir iddianın içine girmeyin. Türkiye ile münasebetleri bozmayın. Hemen o bayraklarınızı indirin. Sadece Irak milli bayrağıyla orada yola devam edin. Yoksa şu andaki geldiğimiz noktadan kusura bakmayın geri adım atmak zorunda kalırsınız. Baktılar ki bizi alt edemeyecekler. Avrupa’nın göbeğinde atlarıyla itleriyle benim vatandaşımın üzerine geldiler. İşte bakanlarımız Avrupa’ya gidiyorlar. Bizim bakanlarımızı konuşturtmadılar. Salon vermediler. Bir hanım bakan, arabanın içine mahkum edilir mi? Bunlar benim aile ve sosyal politikalar bakanımı arabaya mahkum ettiler. Hani ya siz kadın haklarından bahsediyordunuz. Ya bu bir bakan. 30 metre ilerisinde bizim konsolosluğumuz var. Bizim toprağımız. Orayı bile kilitlediler. Bunlar uluslararası hukuk nedir ondan haberleri yok. Faşist diyorum, nazi artıkları diyorum rahatsız oluyorlar. İstediğiniz kadar rahatsız olun. Böyle devam ettikçe ben de böyle konuşmaya devam ediyorum. Aynısını Almanya yaptı. Şu anda Almanya teröristleri sokaklarda dolaştırıyor. Polis araçlarında teröristler dolaşıyor. Ama benim bakanlarımı konuşturtmuyor. Sonra haber gönderiyorlar. Münasebetleri düzeltelim. Dur bakalım şu 16 nisanı geçelim bakalım. Her şeyin bir bedeli her şeyin bir karşılığı var. O bedeli ödeyeceksiniz. İsviçre’de parlamento resimin önünde benim resmim. Şakağıma silahı dayamışlar. Ne diyor Erdoğan’ı öldürün. Ya nerede İsvicre’nin yönetimi. Bütün polisler odada. Polisler orada olduğu halde bunu yapıyorsunuz. Zonguldak’ın tamamına sesleniyorum. Ak Parti’ye gönül verenlere MHP’ye gönül verenlere BBP’ye, CHP’ye, Saadete gönül verenlere hepsine sesleniyorum. Ülkenizin cumhurbaşkanını öldürmesi talimatını parlamento binası önüne asanlarla beraber hayır mı diyeceksiniz. Almanya, Avusturya, İsvicre’sinde bütün bunlar olurken ben inanıyorum ki benim milletim 16 nisanda sandıkları patlatmaya hazır mı?

“54 Yıldır Avrupa’nın kapısında bekletiyorlar”
Bu topraklarda kardeşliğimizle geleceğe farklı yürüdük. Biz ayakta kaldıkça onlar sendeliyor. Bölgemizdeki operasyonların meşruiyeti de yol açtığı kayıpları her yerde tartışılıyor. Terörü maşa gibi tutanlar o maşanın ellerini ısıtmaya başladıkça ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bak ne oldu. Vatikan’da gelip toplandılar. AB üyesi bütün ülkelerin liderleri Vatikan’da papa ile bir arada oldular. Hepsi oturdular ve Papa onlara nasihat çekti. Orada Ortodoks var, Proteston, ateist var. Ama beraber oldular. Çünkü bunlar tek millet. Ama 54 yıl Türkiye’yi kapılarında beklettiler mi? Hala bekletiyorlar mı? İşte 16 Nisan bunun için çok önemli. Onlar da şimdi 16 Nisan’ı bekliyorlar. Türkiye için kurulan tuzaklar eninde sonunda bunların başına geçecektir. Tarih boyunca bu ülkenin istikrar ve istikbal mücadelesinde en ön safta yer alan Zonguldak, 16 Nisan’da sandıkları patlatarak bu mesajı verecektir.

“Kılıçdaroğlu yalanda çok kıvrak”
Zonguldak bu mesajı vermeye hazır mı? 16 Nisan’da tek millet için evet mi? Tek bayrak için evet mi? Anayasa değişikliğiyle getirdiğimiz yeni sistem ülkemiz ve milletimiz için yürek sızısı taşıyan her liderin hayalidir. Özal’dan, Demirel’e, Erbakan’dan, Türkeş’e ve Yazıcıoğlu’na kadar tüm liderler ülkenin kurtuluşunu bu sistemde görmüşlerdir. FETÖ’süyle, PKK’sıyla, DEAŞ’iyle hayır demeleri normaldir. Kim hayır diyor Kandil’dekiler hayır diyor. Bölücü Terör örgütünün başı hayır diyor, Pennsylvania’daki hayır diyor. Kandil’dekini seven onunla beraber, FETÖ’yü seven onunla beraber. Bizi seven bizimle beraber. Kılıçdaroğlu yalanda çok kıvrak. Ne diyor. Kılıçdaroğlu yalan söyleme. Bizim için demokrasilerde biz hangi oyu kullanıyorsak herkes aynı oyu kullansın diye bir kaide yok. Hür iradesiyle millet oyunu kullanır. Yeter ki dürüst olalım. Doğru anlatalım. Milleti yanlış istikamete sevk etmeyelim. Onun için Kandil’deki hayır diyor, İmralı hayır diyor, Pensilvanya hayır diyor. Daha bir kere sen PKK’yı lanetleyemedin. Hakkari’ye gittin. Miting yapıyorsun. Bir tane Türk Bayrağı yok. Kayıtları çıkartıp yüzüne mi vuralım. Bu iş aşk işi. Yürek işi. Ama biz her yerde bayrağımızla yürüdük. Hiç taviz yok. Her yerde. Ve şimdi kimi Avrupa ülkelerinin hayır dediğini anlıyor musunuz? İşte mesele bu. Çünkü onlar geçmişte zayıf yönetimlere istedikleri gibi istediklerini yaptırıyorlar. Şimdi bize yaptıramıyorlar. 25 havalimanından 59 havalimanına çıktık. Her ilde üniversiteler. 181 üniversite. Bakıyorlar dev şehir hastaneleri kuruluyor. Bunlar da bunları rahatsız ediyor. Bizde yok sizde niye var diyorlar. Olacak olacak. İsteseniz de olacak. İstemeseniz de olacak. Şimdi biz bu sistemi daha hızlı gidelim diye. Bunları geçelim. Muhasır medeniyetlerin üzerine çıkacağız. Bunlar Atatürkçüyüz diye geçiniyorlar. Muhasır medeniyetler üzerine çıkmak için bir şey yaptılar mı? Öyle 25 günlük hükümetler gidiyor artık.

“Bunlarda haya yok”
Ya Kılıçdaroğlu işte bu kavgalar olmasın diye biz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiyoruz. Artık bizim sistemimizde Başbakan olmayacak. Dersini çalışmamışsın Kılıçdaroğlu. Dersi çalış dersi, 18 maddeyi bir oku. Okumuyor. Al işte bir tanesi çıkmış, ‘Ben hayır çıkacağına inanıyorum. Fakat ola ki evet çıkarsa, biz Samsun’dan gireriz. Amasya, Sivas, İzmir’den denize dökeriz’ diyor. Bu da CHP’nin Konya Milletvekili. Şimdi bu adama terbiyesiz demeyeceksin de kime diyeceksin. Seni bir defa Samsun’a sokmazlar. Seni Sivas’a sokmazlar, seni Amasya’ya sokmazlar. Sen kimi İzmir’den gelip dökeceksin? Sen kimsin be ahlaksız. Haddini bil, kendini bil, ceddini bil, neslini bil. Ama bunlarda böyle bir haya yok ki. Bizim kültürümüzde edep denilen bir şey vardır.


“Bizim bahtımıza düşe düşe CHP düştü”
Meclisin 600 milletvekili ile güçlendirilmesinin, yaşının 18’e düşmesinin milli iradenin aleyhine olduğunu kim öne sürebilir. Genler 18-24 yaş arasındaki gençler. Size parlamentoya gidişin önünü engellemek isteyenlere 16 Nisan’da gereken cevabı vermeye hazır mıyız? Dinamik bir meclis, gayretli bir parlamento. Bunun önünü açıyoruz. Fakat bunlar rahatsız oluyorlar. Şunu bilsinler ke 16 Nisan’dan sonra biz sizi denize dökmeyeceğiz. Sizi biz siyaset müzesine vitrin objesi olarak yerleştireceğiz. Bunlardan siyaset müzesine iyi bir vitrin objesi olur. Şaka bir yana inanın Türkiye böyle bir muhalefet anlayışını hak etmiyor. İnsan siyaset arenasına çıktığı zaman ister istemez karşısında akıllı uslu bir muhalefet bekliyor. Bizim bahtımıza da düşe düşe CHP çıkıyor. Ne yaparsınız kader bu. 16 Nisan da muhalefet anlayışı tarihe gömülüyor. 16 Nisan’da evet diyerek millete söyleyecek sözü olmadığı için hakaret edenleri sandığa gömüyor mu?”


Erdoğan konuşmasının ardından beraberindeki bakan, milletvekili ve parti yöneticileri ile birlikte Zonguldak’a yapılan hizmetlerin toplu açılışı için kurdele kesti.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun açılışın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a merhum Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş ile birlikte çekilen fotoğrafı hediye etti.
Erdoğan alanda toplanan kalabalığa çeşitli hediyeler dağıttıktan sonra Zonguldak Valiliğini ziyaret etti.

 

Yorumlar

Uysal Ereğli'yi Zonguldak'a taşıdı...

4 Nisan 2017 Salı 14:33

Ereğli Haber

Uysal Ereğli'yi Zonguldak'a taşıdı...

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Belediye Başkanı Hüseyin Uysal 200’e yakın araçla 31 mahalleden binlerce kişiyi Zonguldak il merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitingine taşıdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak Mitingi için Ereğli’de adeta seferberlik ilan edildi. Kdz.Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal görevlendirilen 200’e yakın araçla Kdz.Ereğli’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleşecek miting ve toplu açılış törenine taşıdı. Elif Otel önü ve 31 mahalleden kaldırılan araçlar, Belen’deki yeni şantiye bölgesinde toplanırken, tüm araçlara güne özel hazırlanan şapka, tişört ve iaşeler dağıtıldı. Kdz.Ereğli- Zonguldak yolu üzerinde yaklaşık 6 km uzunluğu bulan konvoy Zonguldak’a doğru ilerledi. Başkan Uysal’ın önderlik ettiği konvoy, Zonguldak şehir merkezine sloganlar eşliğinde girdikten sonra miting alanına ulaştı.

Yorumlar

Cumhurbaşkanının geleceğini duyunca 'Evet' dedi

3 Nisan 2017 Pazartesi 19:40

Ereğli Haber

Cumhurbaşkanının geleceğini duyunca 'Evet' dedi

AK Parti iktidarı döneminde milletvekili olduktan sonra büyük bir servet yapan Fazlı Erdoğan referanduma 13 gün kala ortaya çıkıp 'Evet' dedi. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Zonguldak'ı ziyaretinden hemen bir gün önce bu açıklamayı yapması manidar bulundu.

AK Parti'de iki dönem milletvekilliği yapan ve bu dönem içerisinde karayollarından aldığı ihalelerle büyük bir servet yapan Fabrikatör Fazlı Erdoğan referandum çalışmalarında ortalarda görünmezken bu gün sabah basına kahvaltı verdi. 16 Nisan referandumuna 13 kala sahneye çıkan Fazlı Erdoğan'ın tamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Zonguldak'a ziyaretinden bir gün önce 'Evet'demesi manidar bulundu. 

22. ve 23. Dönem Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan, Ereğli Cehennemağzı Mağaraları mevkisinde bulunan bir kafede düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında Türkiye’nin on yılda bir darbeler yaşadığını, darbelerin ardından istikrarsız dönemler yaşadığını belirtti. Erdoğan açıklamasında şu görüşlere yer verdi; “Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin genel faydaları nedir dersek, kalıcı siyasi istikrar,  hızlı ve etkili icraat, güçlü icraat, güvenli ve huzurlu Türkiye, güçlü meclis, güçlü temsil, birlik ve uzlaşma temeline dayanması, güçlü yönetim, güçlü meclis, Türkiye’nin bekası için toplumun önüne evet başlığı altında hükümetimiz, cumhurbaşkanımız ve MHP öncülüğünde bir adım atılmıştır. Bunun karşılığı da vardır. Bu ülke 80 milyon insanın yaşadığı, huzurlu ve mutlu fertlerin arzulandığı bir coğrafyadayız.

Zor bir coğrafyadayız. Bizi parçalamak bölmek isteyenler var. İçeride ve dışarıda. Bunların hesabını biliyoruz. Bunları bilen ülke yöneticileri, 14-15 yıllık istikrar ortamını hesaba katarak değil, bunun daha sonra da  devamı için bir adım atılmıştır. Bunun birincisi gençlere güvendir. Atatürk’ün dediği gibi, ‘Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizsiniz.’ Dünya ortalaması 20-21’dir. Türkiye’miz bunun tabanına inmiştir. Milletvekilliği sayısını daha fazla temsil, daha fazla halka dokunmak için 550’den 600’e çıkarmıştır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve meclis seçimi dört yılda bir değil, beş yılda bir yapılacak. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci dönem geliyor. Cumhurbaşkanı yenilenecekse, parlamento da yenilenecek. İkisi birbirini kontrol için biri seçime götürecekse, kendisi gidiyorsa karşı taraf da gidiyor. Cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisi yoktu. Şimdi partili cumhurbaşkanı geliyor. Dünyada bunun örnekleri çok. Amerika, Fransa gibi.

Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi veriliyor. Eğer işine gelmiyorsa parlamento kararnameyi kanunla değiştirebiliyor. Üst düzey idari görevlileri cumhurbaşkanı atıyor. Sorumlu cumhurbaşkanı geliyor. Eskiden yetkisi çok, sorumluluğu yok bir cumhurbaşkanı vardı. Bütçe hazırlama yetkisi cumhurbaşkanına veriliyor. Cumhurbaşkanının kendisine diye düşünmeyin. Onun da kurumları vardır. Onlar hazırlayacak. Meclis onaylamazsa ne olur? Ereğli belediyesinin bütçeyi onaylamaması halinde belediye çalışamaz. Meclis onaylamazsa onun da formülünü bulmuşlardır. Geçici bir bütçe yapılabilir.  Cumhurbaşkanının bütçe onaylamaması halinde cumhurbaşkanının eli kolu bağlıdır. Onun parlamentoya, parlamentonun cumhurbaşkanına güveni önemlidir. Uzlaşma bu konuda önemlidir.

Sıkıyönetim kalkıyor, olağanüstü hal yeniden düzenleniyor. Yargının bağımsızlığına tarafsızlığı ekleniyor. Yargının sivilleşmesi geliyor. Askeri yargı sivil yargı diye bir şey yok. Askeri yargı vatandaşın yargısından farklı olamaz.  Askerin rütbesine göre değil, suçun niteliğine göre sivil yargıda ifade edilecek. HSYK’ya yeni düzenlemeler geliyor. Bunların yeniden yapılanması sözkonusu”

Ülkenin bunların sonunda bir çıta yükselmesi yaşayacağını ifade eden Erdoğan şöyle devam etti: “Ülkemizin büyümesinden, gelişmesinden, köprülerin, yolların, en büyük havaalanının yapılması birilerini rahatsız ediyor. Çanakkale köprüsü, Avrasya tünelleri, karayolu, havayolu ve demiryollarında, ulaşımda dünya lideri bir ülke. Demokrasinin de arada bir kösteklendiği bir ülke olmasını arzu etmem. Ben İspanya’yı, Güney Kore’yi, Japonya’yı bilirim. Bunlarda petrol yok. Kaynak olarak gerçekten bizim ülkemizden farklı durum yok. 1960’ta milli gelir bunlarda Güney Kore’de dünya bankası verilerine göre, 165 dolar, Japonya’da 480 dolar, İspanya’da 470 dolar. Türkiye’de ise 462 dolar. Şu anda o ülkelerin hepsinde en az 25 bin dolar. Türkiye’de ise 10 bin dolar. 2003’ten 2007’ye kadar 3 bin dolardan 10 bin dolara getirdik. Ne hikmetse orada durakladık. Bizim hedefimiz de 25 bin dolardı.

Niye böyle oldu. Farklı gelişmeler oldu. Cumhurbaşkanı seçimleri tıkandı, 367 garabeti oldu, kitap fırlatma olayı oldu. Ülkemiz fakirleşti. Rahmetli Sabancı servetim bir günde yüzde 40 küçüldü dedi. Böyle istikrarsız bir ülkeye dışarıdan kimse yatırım yapmıyor. Noksanları var mı var. Buna rağmen CHP ve diğer partiler komisyonlara katılsaydı diye gönül isterdi. Bakıldı, görüldü, Cumhurbaşkanlığı sistemi fiili olarak sahaya indi. Yüzde 52 oyla seçildikten sonra. Tamamen halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olarak, 82 anayasasına göre yetkilerimi kullanacağım dedi. Birileri bunu sistem farklılaşıyor deyince MHP genel Başkanı Bahçeli bu öneriye öncülük yaptı, AK Parti de bunu değerlendirdi. Parlamentoda bu karar alındı.  

Erdoğan, “Kuvvetler ayrılığı konusunda endişeler var, kontrol mekanizması nasıl kurulacak, bu yetkiler sadece görevdeki cumhurbaşkanına yönelik istendiği konusundaki eleştirilere” ne dediğinin sorulması üzerine şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’nin yüz yıllık geçmişine baktığımız zaman yüzde 50’nin oydan fazlasını almış biri yok. Cumhurbaşkanı olarak. Muhafazakar çizgide MHP ve CHP bir araya gelip Ekmelettin beyi aday göstermiş. Demek ki MHP önceki seçimde CHP ile birlikte hareket etmiş, bugün de AK parti ile hareket ediyor. Demokrasilerde bir oy üstünlükle iktidar olunur. En iyisi bu olduğu için böyle olmuş. Bu bir siyasi anlatım biçimi olarak açık arama yaklaşımıdır. Dilerdik ki farklı argümanlarla biz Evet’i daha iyi anlatalım. Hayır diyenler de alternatifi nedir diye arasın.  Eksikleriyle birlikte geçecektir. Eksiği varsa yolda düzeltilecektir. Kalkınmayı sağlamadan beşinci senenin sonunda cumhurbaşkanının toplumdan destek alacağını zannetmiyorum.

Erdoğan, toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtladı, sohbet etti.

Yorumlar

Uysal tüm Ereğli halkını davet etti

3 Nisan 2017 Pazartesi 19:18

Ereğli Haber

Uysal tüm Ereğli halkını davet etti

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Belediye Başkanı Hüseyin Uysal 4 Nisan Salı günü Zonguldak’a gelecek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın programı öncesi mahalle muhtarları ile bir araya geldi.

Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Belediye Başkan Yardımcıları Ayhan Atay, Esra Alpago, Kdz. Ereğli’de ki mahalle muhtarları ile belediye toplantı salonunda bir araya geldi. Kdz. Ereğli Muhtarlar Derneği Başkanı Şükrü Kılıç ve 31 mahalle muhtarı ile toplantı yapan Uysal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 4 Nisan 2017 Salı günü saat 15.00’de Zonguldak il merkezinde ki programına mahallelerden katılmak isteyen vatandaşların ulaşım ve diğer ihtiyaçları ile ilgili konuları görüştü. Başkan Uysal Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarın saat 15.00’de Zonguldak’a gelerek halka sesleneceğini belirterek, Kdz. Ereğli’den de program için Elif Otel yanından saat 10.00’da vatandaşların ulaşımını sağlamak için otobüsler kaldıracaklarını söyledi. Uysal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın programına tüm Ereğli halkını davet ettiğini belirtti.

Yorumlar

Çaturoğlu ve Çakır 1 günde 15 köyü gezdi

3 Nisan 2017 Pazartesi 19:09

Ereğli Haber

Çaturoğlu ve Çakır 1 günde 15 köyü gezdi

AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu Ereğli ilçesinde köy ziyaretlerinde bulunarak CHP’nin hayır diyenlerin yanında saf tuttuğunu söyledi. Çaturoğlu “Halkımız, kimin kiminle iş tuttuğunu bizden daha iyi biliyor, ona göre de kararını veriyor” dedi.

AK Parti Kdz. Ereğli ilçe teşkilatı tarafından Ereğli ilçesine bağlı 15 köyde referandum çalışması yapıldı. AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu başka programı nedeniyle 3 köy ziyaretine katılamazken Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol, Ereğli İlçe Başkanı Mehmet Fatih Çakır, İl Genel Meclisi Üyeleri, Gençlik Kolları Yöneticileri ve AK Parti gönüllüleri yer aldı.
AK Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Çakır ilk köy olarak Aydın Köyü’nü ziyaret ederek vatandaşlara Anayasa değişikliğini hakkında bilgilendirmede bulundu. Geçmişte yaşanan koalisyon dönemleri ve darbelerden söz eden Çakır, 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasıyla birlikte koalisyonların sona ereceğini söyledi. Güçlü bir Türkiye’nin yolunun güçlü ‘Evet’ oylarından geçtiğini ifade eden Çakır, vatandaşlardan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ‘Evet’ demelerini istedi. Çakır, konuşmasının ardından köy sakinlerinin taleplerini de dinledikten sonra köyde yapımı devam eden Köy Konağı inşaatında incelemelerde bulundu, Muhtar Fikret Öztürk’ten bilgi aldı. Muhtar Öztürk, Köy Konağının köy sakinlerinin imkânlarıyla yapıldığını belirterek, İl Özel İdaresi’nden destek istedi. İl Genel Meclisi Üyesi Rıfkı Gültekin, bu konuda kendilerine yardımcı olacaklarını söyledi.

Çaturoğlu Cami duvarı için talimat verdi
Çakır ve beraberindeki partililer daha sonra İskenderli, Yazıören ve Hacıuslu köylerini ziyaret ettiler. Hacıuslu Köyü Muhtarı Recep Özsoy, burada programa katılan Milletvekili Çaturoğlu, İlçe Başkanı Çakır ve beraberindeki yaklaşık 30 kişiye öğle yemeği ikram etti. Hacıuslu köyünden Yukarıhocalar köyüne geçen AK Parti heyeti, daha sonra Aşağıhocalar köyüne geçerek burada yaşanan heyelan nedeniyle yapımı durdurulan köy camisinde incelemelerde bulundular. Milletvekili Çaturoğlu, etrafı kaya parçaları ile dolu olan cami inşaatı çevresine duvar yapılmadan çalışmaların devam etmesinin doğru olmayacağını vurgulayarak, İl Genel Meclisi Üyelerinden bu konuda çalışma yapmalarını istedi.
AK Parti heyeti daha sonra sırasıyla, Sakallar, Vakıf, Öğberler, Yeniköy, Kirencik, Aşağıkayalıdere ve Şamlar Köylerini ziyaret etti.

Ereğli-Devrek yolu çalışmalarını inceledi
Köylerde yaptığı konuşmalarda ilk olarak Ereğli-Devrek yolunda devam eden çalışmalarla ilgili bilgi veren AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, “Ereğli-Devrek yolunda incelemelerde bulunduk ve yüklenici firmadan çalışmalarla ilgili olarak bilgi aldık. Ereğli-Devrek yolunda çalışmalar hızlı bir şekilde ilerliyor. İnşallah planlandığı gibi önümüzdeki senenin sonlarına doğru bitmiş olacak. Yakından takip ediyoruz, ilgileniyoruz. Virajları ortadan kaldıran bir çalışma yapılıyor. Çalışmalar bittiğinde, inşallah Ereğli ve Alaplı İlçelerimizi Devrek ve Gökçebey İlçelerimize bağlayan bir koridor açmış olacağız” dedi.

Çaturoğlu “Hakimiyet millette olsaydı Menderes idam edilmezdi”
16 Nisan’da yapılacak olan halk oylamasına ilişkin önemli açıklamalarda da bulunan Çaturoğlu, şunları söyledi: “16 Nisan’da hep beraber sandığa gideceğiz. 16 Nisan’da, geçmişte ülkemizin üzerinde oynanan oyunlara son verecek önemli bir virajı geçecek bir seçimi hep beraber yapacağız. Çok uzun zamandan beri biz hep ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ diye kandırdılar. Ama inanın ki bu ülkede hiçbir zaman hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin olmadı. Her zaman askeri vesayet, yargı ve diğer kuvvetler, ülkemizi vesayet altında tutmaktan bir an bile geri durmadılar. Eğer kayıtsız şartsız hâkimiyet milletin olmuş olsaydı, bu milletin sevgilisi, milletin oylarıyla 3 kez seçilmiş Adnan Menderes ve 2 arkadaşı idam edilmezdi. Vesayetçiler, CHP ve onun devamı olanlar halkı kendi kendine bıraktıklarında, halkın kendisinden olanları, kendisine hizmet edenleri, kendisiyle birlikte onların inancına ve yaşam tarzına müdahale etmeyenleri seçtiğini gördüler ve dehşete kapıldılar. Dediler ki ‘biz bunları kendi haline bırakırsak CHP bu ülkede asla iktidar olamaz’. Onun için başımıza Anayasa Mahkemesi gibi, Milli Güvenlik Kurulu gibi, yetkisi olan ama sorumluluğu olmayan Cumhurbaşkanı gibi birçok vesayetçi kurumla iktidarın alanını daralttılar. 1971’de Demirel’e muhtıra verdiler. Hani halk seçtiydi Demirel’i? Halkın seçtiği hükümeti, sıkıştırmak suretiyle istifasını sağladılar. Rahmetli Erbakan hocamıza ağır hakaret ve küfürler ettiler. Adam gene gık demedi, memleketin zirvesinde kavga olmaz dedi. Ahmet Necdet Sezer, Ecevit’e kitap fırlattı olan yine bize oldu. Milli gelirimizin yarısını bir gecede kaybettik. Ecevit, bu işin faturasını oylarının yüzde 21’den yüzde 1’e düşmesiyle ödedi. Bizim milletimiz gerçekten iyi bir seçmendir. Kendine hizmet edeni görünce seçer, seçmeye devam eder; baktı ki seçtikleri kendilerine hizmet etmiyor, holdinglere, patronlara, başka ülkelere ediyor o zaman da alır sandığın dibine gömer. Peki, Cumhurbaşkanına ne oldu? 6 yıl daha görevine devam etti. Kimse hesap soramadı. Çünkü Cumhurbaşkanları şu anda sorumsuz.”

“16 Nisan’da vesayetçilere son vereceğiz”
15 yıllık AK Parti iktidarında istikrar olduğunu ancak sürekli olarak vesayetçi zihniyetin kendilerine engellemeye çalıştığını dile getiren Çaturoğlu, 16 Nisan’da vesayetçi yapıya son verileceğini ifade etti. Çaturoğlu, “2002’de milletimizin teveccühü ile AK Parti iktidara geldi ve 15 yıldır ülkemizde istikrar var. Biz de çok çektik bu çift başlılıktan. Ahmet Necdet Sezer, bizim kararnamelerimizi imzalamadı, Bakanlar Kurulumuzun üzerini çizdi. Çok cebelleşmedik ama o zamanki Başbakanımız şimdiki Cumhurbaşkanımız zaman zaman bunu ortalığa fark ettirse bile çokta ortaya dökmedi. Kan kustuk ama kızılcık şerbeti içtik dedik. AK Partinin en güçlü olduğu, en çok hizmet ettiği dönemde vesayetçi zihniyet AK Parti’ye kapatma davası açtı. Anayasa Mahkemesinin sağduyulu üyelerinin sayesinde ucu ucuna o işten yırttık. O gün o vesayetçiler başarılı olsaydı, bugün AK Parti olmayabilirdi. 16 Nisan’da inşallah hep beraber bu vesayetçilere son vereceğiz. Çift başlılık ortadan kalkacak. Koalisyonlar bitecek. Koalisyonlar, paylaşım demektir. O Bakanlık senin, bu Bakanlık benim, o banka senin, bu banka benim, partiler hizmet etmekten ziyade bölüşüm kaygısı içerisindedirler. Hani güçler ayrımı diyorlar ya işte güçler ayrımı tam manasıyla bu sistemde gelecek. Bugün yasama, yürütme ve yargı birbirine karışmış durumda. Peki, bu değişikliği kimler istemez? Küçük partiler bunu istemezler. Çünkü tek başına Cumhurbaşkanı seçme imkanları yoktur” dedi.

“Halkımız kimin kiminle iş tuttuğunu biliyor”
Türk halkının kimin kimlerle iş tuttuğunu çok iyi bildiğini ve ona göre kararını verdiğinin altını çizen Çaturoğlu, “Holding ve medya patronları da bu değişikliği istemezler. Çünkü onlar, zayıf hükümetleri kullanırlar. Bir de CHP ve diğer sol partiler bu sistemin değişmesini kesinlikle istemezler. Çünkü onlar vesayetçi kurumlar sayesinde iktidar kim olursa olsun her dönem muktedir olmuşlardır da onun için istemezler. Onlar ister istesin, ister istemesin milletimizin kararı net, oyumuz ‘Evet’ diyor milletimiz. Ülkemizin tekrar o eski muhteşem günlerine dönebilmesi için 16 Nisan’da güçlü bir ‘Evet’ oyuna ihtiyacımız var. Biz sandıktan ‘Evet’ çıkacağına inanıyoruz. Yüzde 50+1 yetiyor aslında. Ama diyoruz ki neden 50+1 olsun? Yüzde 55 olsun, 60 olsun, 65 olsun, 70 olsun, olsun ki bugün bize ayar vermeye çalışan batı ülkelerinin, dahili ve harici düşmanlarımızın boynu ebediyen düşsün. Yüzde 50+1 ile yeni sisteme geçmemiz ayrı bir yansıma yapar, yüzde 70 ile geçmesi çok daha farklı bir şekilde gözdağı verir. Almanya ile Hollanda işi gücü bırakmış Türkiye’de hayır çıksın diye uğraşıyor. 15 Temmuz’da bu ülkeyi kan gölüne çeviren FETÖ, hayır için çalışıyor. Namussuz IŞİD de hayır diyor. Tabii CHP’de hayır diyor. Bazen biz bunları anlatıyoruz, diyorlar ki ‘siz bize terörist mi demek istiyorsunuz’. Biz size terörist demiyoruz. Ama ne demişler ‘Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’. Halkımız, kimin kiminle iş tuttuğunu bizden daha iyi biliyor, ona göre de kararını veriyor. Allah izin verirse 7’den 70’e halkın sevgilisi Sayın Cumhurbaşkanımız Salı günü Zonguldak’ta halkımıza seslenecek. Tüm halkımızı bekliyoruz” diye konuştu.
Programın sonunda Çaturoğlu ve beraberindekiler köylülerle birlikte toplu fotoğraf çektirdi.

Yorumlar