Babal, 15 Temmuz Darbe Girişimi hakkında açıklamada bulundu

15 Temmuz 2019 Pazartesi 16:19

Babal, 15 Temmuz Darbe Girişimi hakkında açıklamada bulundu

Eğitim Bir Sen Kdz. Ereğli Şube Başkanı Ziya Babal, aradan geçen 3 yıla rağmen 15 Temmuz darbe girişiminin halen daha ciddiyetini kavrayamayanlar olduğunu söyledi.

Eğitim Bir Sen Kdz. Ereğli Şube Başkanı Ziya Babal, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. “15 Temmuz!u unutmayacağız” diye beyanlarda bulunup bu konularda hiçbir adım atmayanların adeta tiyatro oyunu sahnelediğini dile getiren Babal, “15 Temmuz’u senede bir kez takvim yapraklarında görünce hatırlayanların 15 Temmuz’u unutmak gibi bir sorunları elbette vardır. Bu tiplere, unutmamalarına yardımcı olmak için her 14 Temmuz’dan bir gün sonrasının 15 Temmuz olduğunu bir ipucu olarak hatırlatmak istiyoruz” şeklinde konuştu. Babal yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Şüphesiz her milletin tarihinde son derece önemli bazı dönüm noktaları vardır. Bizim için İstanbul’un Fethi, Çanakkale ve istiklal savaşı,15 Temmuz direnişi bu noktalardan bazılarıdır. Üç yıl önce yaşadığımız hain FETÖ darbe kalkışmasının üçüncü yıldönümünü milletçe bir kez daha idrak etmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle o gece ardına bakmadan, gözünü kırpmadan, kısaca hesap yapmadan ölümün üzerine yürüyen ve tüm hesapları bozan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarken, gazilerimize de en içten saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. Üzerinden 3 yıl geçmesine ve yaşanan bunca ihanete rağmen hala olayın ciddiyetini kavrayamayan, önemsemeyen ve tiyatro diyenler olduğu gibi, bu konuda ikiyüzlü davranan, FETÖ sözcüğünü ağzına almadan güya darbecileri kınayıcı beyanatlarda bulunan aymazların varlığı da başka bir gerçek maalesef. “15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız” deyip de bu yönde hiç bir icraat ortaya koymayanların,15 Temmuz’a “tiyatro “ diyenlerden daha dürüst ve vatansever olduğunu kim iddia edebilir. 15 Temmuz’u senede bir kez takvim yapraklarında görünce hatırlayanların 15 Temmuz’u unutmak gibi bir sorunları elbette vardır. Bu tiplere, unutmamalarına yardımcı olmak için her 14 Temmuz’dan bir gün sonrasının 15 Temmuz olduğunu bir ipucu olarak hatırlatmak istiyoruz. Ancak 15 Temmuz’u adeta her gün yaşayan ve iliklerine kadar hisseden vatanseverler için bugünü unutmak diye bir tehlike söz konusu olamaz. Bu ülkede, soldan sağa, doğudan batıya her kesimden ve her görüşten vatansever insanlar artık “iyi darbe-kötü darbe“ ayrımı yapmadan ve tankları balkondan alkışlayan dönmelere inat, her türlü darbeye birlikte karşı koymayı, vatanını namusundan aziz bilmeyi öğrenmiş durumdadırlar. Dahili ve harici düşmanlarımız bunu bu şekilde not edebilirler. 
“Su uyur düşman uyumaz” sözünden hareketle yaşadığımız olaylardan ders çıkarmamız ve uyanık olmamız gerekirken, özellikle vatan millet sakarya nutuklarını çok seven, sorumluluk sahibi bilumum zevat-ı kiramda bu hassasiyeti göremediğimizi üzülerek belirtmek isteriz. Karnı tok, sırtı pek ve tuzu kuru olanlara inat, tıpkı Nene Hatunlar, Sütçü İmamlar gibi vatanımıza kastedenlere karşı simitçisinden şoförüne, ayyaşından polisine kadar sokakta yürüyen baldırı çıplak bilumum vatan evladı, göğsünü siper ederek bu hayasız akını durdurmuş ve Merhum Akif’in “KORKMA” çağrısına uygun olarak ölüme meydan okumuştur. Bundan sonra da FETÖ ile mücadele edecekse gene bu insanlar edecektir. Havayı iyi koklayan, şartlara göre şekil alan ve ajandasında fetö ile mücadele diye bir gündemi olmayan siyasi kadrolarla bu mücadeleyi sürdürebilmek neredeyse imkansızdır. Genel merkezden taşra teşkilatlarına kadar sendikamızın bu hususlarla ilgili duruşu da, görüşü de kamuoyu tarafından çok iyi bilinmektedir. Eğitim Bir-Sen Karadeniz Ereğli temsilciliği olarak başta Sn. Cumhurbaşkanımızın duruşu ve genel merkezimizin görüşü istikametinde aziz şehitlerimizin hatırasına sahip çıkma hassasiyetimizi ısrarla sürdürüyoruz. Bu duruşumuzdan rahatsız olanların her türlü susturma ve yıldırma girişimlerine rağmen doğru bildiklerimizi söylemeye ve bu uğurda gerekirse bedel ödemeye devam edeceğimizi vurgulamak isteriz. Darbe akşamında sokakları, sabahında ise “ Darbeye hayır” mitingi ile Kızılay Meydanını dolduran ve hainlere meydan okuyan bir sendikanın temsilcileri olarak, 15 Temmuz’u 16 Temmuz’da unutan yıldönümü törencilerinden olmayacağız. Bu vatanı bize emanet eden dedelerimizin ruhunu incitecek her girişime ve oluşuma aynı inanç ve cesaretle karşı duracağız. Bugün aziz milletimiz şehidi ve gazisi ile alnı açık başı dik bir şekilde bu kutsal topraklarda var olmaya devam ediyor. Ama milleti arkadan hançerleyip kaçanlar ise, kilise gölgesinde, çan sesleri eşliğinde melum ve mahsurlar. Rabbim, yeryüzündeki tüm mazlumların umudu olan milletimizi korusun.” 

Yorumlar

Gülüç Belediyesi 15 Temmuz şehitleri için kuran okuttu

15 Temmuz 2019 Pazartesi 16:09

Gülüç Belediyesi 15 Temmuz şehitleri için kuran okuttu

Zonguldak’ın Ereğli ilçesine bağlı Gülüç Belediyesi tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü nedeniyle şehitler için Kur’an-ı Kerim okutuldu.

Gülüç Belediyesi tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Site Camii’nde anma programı düzenlendi. Yaz Kur’an kursuna katılan öğrenciler tarafından camide şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu, dualar yapıldı. Programa katılan Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş vatanın bölünmez bütünlüğü için canını hiçe sayan kahraman şehitlere Allah’tan rahmet diledi. 15 Temmuz direnişinin ülkemizin bölünmez bütünlüğüne kasteden hain bir işgal girişimi olduğunu belirten Demirtaş “15 Temmuz gecesi başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere kahraman asker ve polislerimiz ile milletimizin dik duruşu sayesinde darbe girişimi püskürtülmüştür. Ülkemizi bölüp parçalamak isteyen iç ve dış güçler dün Çanakkale’de, Sakarya’da nasıl derslerini almışsa 15 Temmuz geçeside derslerini almışlardır. Şu çok iyi bilinmelidir ki Türk milleti tarih boyunca hürriyetinden ödün vermediği gibi bundan sonrada vermeyecektir. Ülkemize terör örgütleri ile diz çöktürmeye çalışanlar bu emellerine asla ulaşamayacaklardır. Ben bu vesile 15 Temmuz gecesi ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü için hayatlarını kaybeden kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Kahraman Gazilerimizi de şükran ve minnetle bir kez daha saygıyla anıyorum” dedi.
Başkan Demirtaş, programın hazırlanmasından dolayı görevli imam hatipleri ile Kur’an Kursu öğrencilerine teşekkür etti.

Yorumlar

Caddeye çıkmak isteyen tır sürücüsü trafiği birbirine kattı

13 Temmuz 2019 Cumartesi 15:39

Caddeye çıkmak isteyen tır sürücüsü trafiği birbirine kattı

Zonguldak kent merkezinde ara sokaktan ana caddeye çıkmak isteyen tır sürücüsü trafiği birbirine kattı.

Edinilen bilgiye göre bugün öğlen saatlerinde tır sürücüsü Şemsi Denizer sokaktan Gazipaşa Caddesi istikametine dönmek isterken sıkıştı. Tır'ın döndüğü sırada caddede uzun araç kuyrukları oluştu. Dakikalarca tırın dönmesini bekleyen araç sürücüleri kornalarına basarak tepki gösterdi. Tırın Gazipaşa Caddesi istikametine dönmesiyle trafik normale döndü. 

Yorumlar

Ünsal ailesi yardım bekliyor

13 Temmuz 2019 Cumartesi 14:12

Ünsal ailesi yardım bekliyor

Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde geçtiğimiz ay yaşanan yangında evleri ve içerisindeki eşyaları hasar gören Ünsal ailesi kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor.

Alaplı ilçesine bağlı Kocaali köyünde 2 Haziran 2019 tarihinde akşam saatlerinde yangın çıktı. Elektrik kontağından çıkan yangın çatı katını ve içerisindeki eşyaları tamamen kullanılamaz hale getirdi. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile alt kata sıçramadan söndürüldü. Evde oğlu, gelini ve üç torunu ile birlikte yaşayan 58 yaşındaki Gülizar Ünsal, maaşından kredi kullandığı için eline her ay yaklaşık 300 TL geçtiğini ve bu parayla geçinmeye çalıştıklarını anlattı. 

“Aldığım 300 TL ile çocukların ihtiyaçlarını karşılayamıyorum” 
Yaşadıklarını anlatan Gülizar Ünsal, “Yangın ayın ikisinde, yarın arife olacaktı akşam saatlerinde başladı. O sırada gelinim ve oğlum boya yapıyorlardı, ben de çocuklarla ilgileniyordum. Işıklar söndü, gelinim çay demleyecekti. Işıklar nereden söndü diye dışarıya çıktım yukarı baktım, ateşin merdivene yaklaştığını gördüm. ‘Hava çocukları al dışarıya çık yanıyoruz’ dedim. ‘Can kurtaran yok mu? İtfaiye haber verin yanıyoruz’ dedim kendimi yerden yere attım ama emeklerim hep gitti. Yangında kızımın emanet eşyaları, kendi eşyalarımız, ikişer tane olmak üzere kesin motorlarımız, tırpan motorlarımız her şeyimiz yandı, kül oldu. Bütün emeklerim yandı. Evin durumu yukarısı yandığı için sular evin içine aktı. İki, üç kez gelin halıları yıkadı. En son kendi imkanlarımızla veresiye evin üzerine usta çağırıp şap döktük. Yağan yağmur da imkanı yok duramazdık. Ev sağlam değil, gece uyurken deprem olsa uyanamayız, çoluk çocuk içinde kapan gibi kalırız. Yetkililerin yardım etmelerini şu evi yapıp bizi bir dertten, çileden kurtarmalarını isterim. İnşallah yardım ederler duacı olurum. Oğlum da çalışamıyor, şu anda çok mağdur durumdayız. Geçen ay aldığım maaş 300TL’yi tamamlamadı. O maaşımda çocukların ihtiyaçlarını karşılayabildim. Kızım 50 TL verdi, onunla çocuklara sür ve bisküvi alıp geldiler” dedi. 

“Daha kötü bir olay olmadan evimiz yapılsın istiyoruz” 
Kdz. Ereğli ilçe merkezinde kiralık bir evde yaşayan ve ailesinin çok mağdur olduğunu anlatan Serhat Ünsal’da evlerinin yıkılma tehlikesi bulunduğunu ifade etti. Ünsal konuşmasında şu sözlere yer verdi; “Yangından kurtuldular ama ev kullanılamaz hale geldi. Ev tehlikeli evin betonu çökme aşamasına geldi. Riskli evde ailem kalacak yerleri olmadığı için, oturduğumuz ev bizi karşılamadığı için ben kirada kalıyorum. Annemin aldığı 300 TL maaş torunlarına dahi yetmiyor. Yetkililere sesimizi duyurmak istiyoruz, lütfen sesimizi duysunlar. Aileme yardımcı olmalarını istiyorum. Evimizin tekrardan yapılması gerekiyor ancak ailemin buna durumu yok. Daha kötü bir olay olmadan evimizin yapılmasını istiyorum. Bu ev kırk yıllık bir ev.” 
Evi yanan Ünsal ailesinin komşuları 75 yaşındaki Mustafa Demircan’da ailenin yangında mağdur olduğun u söyledi. Demircan, “Tabii bunların burada ilaçlama motorları, kesin motorları, güneş enerjisi, falan vs. bunların durumları bu. Bunların illaki yardıma ihtiyacı var. Artı burada bunların yardım yapılmasını yetkililer bilir. Gelip buraya baktılar yangın nedeninin elektrik kaçağından olduğu söylediler, olay bu” diye konuştu. 

Muhtar Karadağ: “Devletimizden yardım bekliyoruz” 
Kocaali Köyü Muhtarı Önder Karadağ’da yangın sonrası devlet yetkililerine yardım için müracaat ettiklerini ancak şu ana kadar bir sonuç alınamadığını vurguladı. Ailenin gerçekten mağduriyet içerisinde olduğunu belirten Muhtar Karadağ şunları söyledi: “Biz gerekli bilgileri zaten kaymakamlığımıza bildirdik. Şu anda ailenin durumu da ortada mevcut, evi yapacak durumda değiller. Biz devletimizden bunlara yardımcı olmalarını talep ediyoruz. Maddi ve manevi olarak biz devletimizden bu aileye yardımcı olmalarını önemle rica ediyoruz.” 
Ünsal ailesi yangın nedeniyle yaşadıkları mağduriyetten kurtulmak için devlet yetkilileri ve hayırseverlerden gelecek yardımları bekliyor. 

Yorumlar

113 yıllık kömür iskelesi kentin tarihine ışık tutuyor

13 Temmuz 2019 Cumartesi 13:54

113 yıllık kömür iskelesi kentin tarihine ışık tutuyor

190 yıl önce kömürün bulunması ile birlikte endüstri kenti unvanını alan Zonguldak'ta, yerin metrelerce altından çıkan kömürün seri bir şekilde gemilere yüklenilmesi için 113 yıl önce kurulan yükleme iskelesi adeta kentin tarihine ışık tutuyor.

Kentin önemli simgelerinden birisi olan iskelenin tarihine uygun şekilde projelendirilerek turizme katkı sağlaması bekleniyor. 
Uzun Mehmet'in 1829 yılında Zonguldak'ta taşkömürünü bulmasıyla birlikte başlayan kömür üretimi günümüze kadar devam etti. 5 bini aşkın maden şehidinin verildiği kent, 190 yıldır endüstri kenti unvanını elinde bulunduruyor. İngiliz ve Fransız şirketlerinin de yerin metrelerce altında 'Karaelmas' olarak bilinen taşkömürünü çıkartmasıyla birlikte kent limanında yıllardır kömür hareketliliği yaşandı. 
Maden ocaklarından çıkartılan kömür, kent merkezine kurulan demiryolu ile limana ulaştırıldı. Buradan da gemilere yüklendi. İlk etapta kısıtlı miktarda kömür yüklemesi yapılabilirken, kömür ihtiyacının artmasıyla birlikte seri yüklemenin yapılabildiği yükleme iskelenin inşası tamamlandı. 
Limana kurulan iskele uzun yıllar limana gelen kömürlerin seri bir şekilde gemilere yüklenmesi işlevini yerine getirdi. Sonraki süreçlerde teknolojinin gelişmesi ile birlikte iskele kullanım dışı bırakıldı. 

Koruma altına alındı 
İskele, TTK tarafından yapılan başvurunun ardından taşınmaz kültür varlıkları listesine alınarak koruma altına alındı. Yapı, 2009 yılında taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildi. İskele, Liman Caddesi'ni gezen ziyaretçilerin ilgisini görüyor. İstanbul'da bulunan Kız Kulesi'ne benzetilen yapının tarihine uygun olarak projelendirilerek daha çok turizme katkı sağlaması bekleniyor. 
113 yıllık yapının tarihçesini İHA'ya anlatan tarihçi ve maden mühendisi Ekrem Murat Zaman, şöyle dedi: 
"Kömürün üretilmesi kadar depolanması, taşınması yani ulaştırılması ve yüklenmesi de önemli. Bu bir yükleme sistemi. Hep tarihi özelliklerini koruyabilen kentlere büyük kentler, tarihi kentler denir. Burada bir tarih var. 1851 yılında İngilizler tarafından ilk yatırımlar yapılıyor ama Fransızlar 1896'dan sonra geliş nedenleri bu gördüğünüz limanı şu mendirek kısmını yapmak. Yani kömürün naklinden söz ettik ya taşımayı sağlamak. Ocaklardan üretilen kömürü harmanlarda stoklayıp, o kömürü yükleme istasyonlarından yükleyerek ki o zaman sadece deniz yolu ile yüklemek söz konusu. 1906 yılında gördüğünüz seri yükleme sistemini yaptılar. Ki onunla bile açıkta yüklenme, koylarda yüklenme, hepsinin denizden yüklenme kapasitesi 800 tondu. Günlük yükleme kapasitesi 800 tondu. Türkiye'nin bugün geldiği noktaya gelmesini sağlayan Türkiye'nin ekonomik enerjisidir benim gözümde Zonguldak. O nedenle bu yapılar önem kazanıyor. Yani Zonguldak'ta liman var, o beş ayaklı köprüsü olan Fevkani köprüsü, bu tesisler o nedenle önem kazanıyor. Bu nedenle bunlar koruması gereken yapılar. Bu iskele koruma altında. Koruma yasası var. 2009 yılında 1190 sayılı koruma yasası ile korunmuş. Tek başına koruma kararları da yetmiyor. Korumak tek başına anlam ifade etmiyor. Zaman içerisinde koruma kararlarına rağmen de yapılar yıkılıyor. Ama kafalarda kent korunması esasında doğru kavram. Bu korunması gereken yapıların başında benim görüşüme göre bu liman gelir. Beş ayaklı kesintisiz şehir trafiğini sağlayan, demir yolu naklini sağlayan Zonguldak'ın göbeğinde, Zonguldak'ın planını oluşturan köprü gelir. Bu gördüğünüz yapı gelir. Bu yapının ve liman gibi tesislerin korunması Zonguldak'ın geleceğini aydınlık hale getirecektir. Bunların yıkılması Zonguldak'ın özelliklerini, endüstri kenti olma niteliklerini ortadan kaldıracaktır. Burada yapılmış bir kaç proje var. Tabi ki bu yükleme sistemi aslına uygun olmasa bile bir yükleme olarak en azından tanımlama yapılabilmesi, tanıtılması gerekiyor." 

Yük gemilerinin ardından Denizgülü'ne ev sahipliği yaptı 
Uzun yıllar yük gemilerine kömür yüklenen iskele, İstanbul şehir hatları işletmesinin hurdaya çıkardığı Büyükada vapuruna ev sahipliği yaptı. Yüzer lokantaya dönüştürülen vapura Denizgülü ismi verildi. Bir süre sonra çayevine dönüştürülen vapur, yaşı ilerlediği için söküldü. Bir dönem aslına uygun olarak restorasyon çalışması yapılan şarjöman (yükleme iskelesi) kentin simgesi olarak ayakta durma başarısını sürdürüyor. 

Yorumlar