Ağacı işleyen adam... Tasarımları Avrupa'da birinci oldu...

8 Mayıs 2017 Pazartesi 16:46

Ağacı işleyen adam... Tasarımları Avrupa'da birinci oldu...

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde mobilya iç mekan tasarımı öğretmeni Hamit Oktay Fennibay, atıl durumda olan ağaç parçalarını işleyerek süs eşyası haline getiriyor. Avrupa’da girdiği bir yarışmada eserleriyle birinci olan Fennibay, yaptığı birbirinden ilginç tasarımları Cehennemağzı mağaraları önünde sergiliyor.

Kdz. Ereğli Teknik ve endüstri Meslek Lisesi’nin Ağaç İşleri Bölümü’nde öğretmenlik yapan Hamit Oktay Fennibay kurumuş ve hurdaya çıkmış odun parçalarına çeşitli şekiller vererek mumluk, saksı, vazo, heykel, çerçeve gibi birbirinden ilginç süs eşyaları ortaya çıkartıyor. Ağaçlarla eğleşerek çok güzel zaman geçirdiğini ve ortaya çıkan eserlerin de kendisini mutlu ettiğini anlatan Fennibay amacının bu işi daha fazla kişiye öğreterek yaymak olduğunu söyledi.
Avrupa’da daha önce katıldığı bir yarışmada Türkiye adına birincilik kazandığını dile getiren Fennibay şunları söyledi: “Mobilya iç mekân tasarımı öğretmeniyim, 1993’ten beri Ereğli’deyim. Dersimin dışında, boş vakitlerimde burada kurumuş, ömrünü tamamlamış ağaçları işleyerek, çalışmalarda bulunuyorum. Çok zevkli bir çalışma. Bu iş benim ata mesleğim, farklı çalışmaları görünce ‘Ben de acaba bunları yapabilir miyim?’ diye düşündüm. Benim amacım sadece bunları yapmak değil bu işi Türkiye’ye yaymak. Ereğli bu işte bir merkez olsun istiyorum. Öğrenmek isteyenler için ileride bir organizasyon yaparak, herkese bu işi öğretmek isterim. Bu konuda becerisi olan herkese bu işi öğretmek yine amaçlarım arasında. Ben ağaçlarla eğleşerek, vaktin nasıl geçtiğini bile anlamadan ürünlerimi tasarlıyorum. Değişik parçalar var, bu parçaların hemen hemen yüzde yüze yakınını ömrünü tamamlamış ağaçlardan yapıyoruz. Bir parktaki kuruyan ağaç, dal ya da ormanda kuruyan bir ağaç olabilir, arkadaşlarım bana getiriyor bu ağaçları. Bende parçalarımı değişik değişik üretiyorum. Parçalar tasarım yaparken şekilleniyor ve hemen olmuyor. Bir sene de iki senede biten parçalar olduğu gibi bir ay ya da bir günde biten parçalar da var. Malzemeye göre ya da parçaya göre süresi değişiyor. Ben bu konuda yurtdışına da gittim, orada da gördüm ve takip ediyorum. Kanada’da Amerika’da İngiltere’de. Özellikle İngilizler merkez konumunda, herkes garajlarında yapıyor, çoluğu, çocuğu, kızı, kadını, yaşlısı herkes bunlarla uğraşıyor. Onlara bizlerde gıptayla bakarak, acaba biz de ülkemizde bunları yapabilir miyiz diye düşünüyoruz” dedi.
Avrupa’da arkadaşları ile birlikte hazırladığı meyvelik projesinin birincilik kazandığını anlatan Fennibay, isteyen herkese bu sanatı öğretebileceğini ifade etti.

Etiketler:

ereğli , ağaç , işleme , süs , Hamit Oktay Fennibay ,

Yorumlar

Halk Eğitim'in ressamları ustalarına taş çıkarttı

25 Nisan 2017 Salı 12:04

Halk Eğitim'in ressamları ustalarına taş çıkarttı

Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu(HEM) tarafından açılan resim kursuna katılan kursiyerlerin, yıl boyu yaptıkları eserler için sergi düzenlendi.

Atatürk Kültür Merkezi Sergi Salonunda görücüye çıkan eserler büyük beğeni topladı.
Sergiye Kdz. Ereğli Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Ereğli Belediye Başkan Yardımcı Ayhan Atay, İlçe Milli Eğitim Müdürü Numan Korkmaz, şube müdürleri, kurs öğretmenleri, kursiyerler ve sanatseverler katıldı.
İnsanların duygularını, düşüncelerini, olayları beceri ve düş gücü kurarak ifade etme araçlarından birinin resim olduğunu vurgulayan Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Numan Korkmaz, resimin diğer sanat dalları gibi tarih boyunca var olduğunu söyledi.
Korkmaz konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Sanatçı yaratıcı kişiliğini, üslubu ve özgünlüğü ile birleştirdiğinde ortaya çıkan sanat eserleri bir kültürün yaşayan en önemli varlıkları olmaktadır. Daha güçlü ve sağlam bir toplum olabilmemiz için kadınlarımızın da erkekler kadar, ekonomi, politika, kültür ve sanat hayatına katılmaları gerekmektedir. Bu nedenler kadınlarımız, daha iyi eğitim, daha kaliteli sağlık hizmetleri ve daha iyi istihdam koşulları ile kendine ve ailesine faydalı, bilinçli birer birey haline gelmelidir. Burada amaç her bireyin kendi varlığını gösterip, toplumun her safhasında yer alabilecek, kendine olan özgüvenini geliştirecek, ekip çalışmasını kavrayabilecek, gerektiğinde bağımsız iş yapabilme gücüne sahip olacak, kendi emeğinin hakkını verecek, ayakları üzerinde durabilecek bireyler kazandırmaktır. Kursiyerlerimizin ve kurs öğretmenlerimizin sabırla ortaya koyduğu bu sanat ürünleri titiz bir çalışmanın eseridir. Halk eğitim merkezi çalışmaları hayat boyu hayat boyu öğrenmenin devam ettiğinin en güzel örneğidir. Bu resim sergisinde emeği geçen başta ilçe Kaymakamımız Nazım Madenoğlu olmak üzere, ilgili şube müdürlerime, halk eğitim merkezi müdürü ve yardımcılarına, teşekkür eder, usta öğreticilerimizi ve kursiyerlerimizi başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ederim. Bizi yalnız bırakmayan değerli konuklarımıza en içten saygı ve sevgilerimi sunarım.”
Kdz. Ereğli HEM Müdürü Zuhal Efe ise resim kursuna katılan tüm kursiyerlere teşekkür etti.

Etiketler:

RESSAM , HALK EĞİTİM ,

Yorumlar

"Geçmişten bugüne kadar mirasımız"

20 Nisan 2017 Perşembe 13:38

"Geçmişten bugüne kadar mirasımız"

Zonguldak Alaplı ilçesinin Büyük Tekke köyünde bulunan "Seyyidler” türbesi ziyaretçi akınına uğruyor.

Alaplı Kaymakamı Saim Eksioğlu , Büyük Tekke Köyünde bulunan türbedeki zatlara ait kabri ziyaret etti. Alaplı Büyük Tekke bölgesi içerisinde bulunan ve çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda kişinin ziyaret ettiği "Seyyidler" Türbesini yakından inceleyen Kaymakam Eskioğlu'na Ereğli Anadolu İmam Hatip lisesinde edebiyat öğretmenliği yapan Osmanlı tarihi araştırmacısı Recep Çetin de eşlik etti. Her yıl çok sayıda kişini katıldığı yemeklerin yapılarak ikram edildiği bu bölgedeki türbeyi ziyaret eden Eskioğlu ve Çetin, türbelerin durumları hakkında bilgi aldılar. Alaplı Kaymakamı Eskioğlu, türbenin tanıtılması için görüşmelerin süreceğini ifade etti.
Kaymakam Eskioğlu, "İçeriden ve dışarıdan gelen misafirlere gösterebileceğimiz nadide türbelerimizden bir tanesidir. Eski özelliğini kazanması gerekir. Osmanlı tarihi araştırmacısı Recep Çetin Hocamızla bugün hem türbeyi ziyaret edelim hem de yerinde görelim dedik. Anadolu’muzun her köşesinde ben kaymakam olarak görev yaptım. Hemen hemen her yerde benzer bir tarihe saygılı, hem dinimize diyanetimize saygı çerçevesinde bu tür Türbelerin ihyasıyla ilgilendik. Çünkü bunlar gerçekten geçmişten bugüne kadar mirasımızdır, önemi ve değeri vardır. Anadolu'nun hem Türkleşme ve Müslümanlaşma süreci içerisinde yüzyıllar boyunca gelip İslam dinini yaymaya çalışan, yaşatmaya çalışan çok büyük zatlar bulunulmuştur. Burada bugün Alaplı Çevresindeki Tekke Köyümüzün böyle bir Zatın bu Sandukalar bulunduruyor olması vatandaşımızın da buraya sahip çıktığını gösteriyor. Köy Muhtarlığı ve Derneğimiz Köyde bu işe önem ve değer veriyorlar. Sayın Valimiz Ali Kaban başta olmak üzere ilgili ve yetkili olan Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz, Kültür Turizm Müdürlüğümüz, İl Müftülüğümüz ve İlçede bizler el birliğiyle buranın ihyası için ve tanıtılması için üzerimize düşen her görevi yapacağız” dedi.

Osmanlı tarihi araştırmacısı Recep Çetin de türbe hakkında bilgi vererek şöyle dedi:
"Alaplı ilçesi Büyük tekke köyündeki Seyid Mustafa Türbesi, Alaplı Tarih boyunca Osmanlının ilk döneminden beri, Orhan Gazi döneminin Türkleştirdiği ve İslamlaştığı bir bölgedir. Alaplı’nın geçmiş yıllarda, Osmanlı döneminde görevlendiren yönetici ayarlarından biri olan Sait Mustafa Fakıh adında bir zatın türbesidir. Yörede yaşanan çatışmalarda “ilk” şehit olan kişinin bu türbedeki zat olduğu rivayet olarak biliyoruz. Hatta o olaydan çok uzun yıllar sonra yine o şehidin bir yakını köye gelmiş (araştırma yapmak üzere) ve iddiaya göre bulduğu mezar taşına göre, bu benim büyük dedem demiş ve yine başka bir iddiaya göre de köyde kalmış ve türbedeki ikinci mezar da o kişiye aitmiş. Ama biz bir şekilde o kişilerin “seyyid” olduğu bilgisini sıkça duyduk. Bu türbe, 7-8 yıl kadar önce yeni haliyle yapıldı. Daha önce ahşap ve kötü bir durumdaydı. Türbe yapım tarihi hakkında, 250-300 yıl kadar geçmişi olduğuna dair bilgi aktarımının olduğunu duyduk . Alaplı’nın bir çok köyünde peygamber soyundan gelen isimler var. Daha önce tespit ettiğimiz yıllarda, Mezar Taşların 1830 Yıllara ait olduğunu gördük.bu Mezar Taşları incelediğimizde onlarında sait olduğunu gördük."

Etiketler:

SEYYİDLER TÜRBESİ , ALAPLI ,

Yorumlar

Pehlivanlar yağlanıp sezonu açtı

19 Nisan 2017 Çarşamba 18:02

Pehlivanlar yağlanıp sezonu açtı

Alaplı Aktif Gençlik Spor Kulübü yağlı güreş takımı kış kampını tamamlayarak sezonun ilk yağlı antrenmanına çıktı.

Alaplı Aktif Gençlik Spor Kulübü takım güreşçileri 14-15-16 Temmuz 2017 tarihleri arasında yapılacak olan 656. Tarihi Kırkpınar Yağlı Pehlivan güreşleri için hazırlıklarını sürdürüyor. Başarılı bir kış dönemi kampı geçirdiklerini vurgulayan Alaplı Aktif Gençlik Spor Kulübü Başkanı Hüseyin Uğuz, “2017 yılının ilk yağlı güreşleri için sporcularımız kispet giyerek çayıra çıktılar. Kış dönemini salonda çalışma yaparak geçirdik. Havaların ısınmasıyla birlikte çayırda çalışmalara başladık.Alaplı güreş sahasında yaklaşık 50 sporcumuzla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yıl Ramazan ayından sonra yapılacak olan Tarihi Kırkpınar yağlı güreşlerine yaklaşık 50 sporcuyla katılacağız. Aramıza genç arkadaşlarımızda katıldı. İdmanlarımız havalar güzel gittikçe sürdürmeye devam edeceğiz. Bu yıl Kırkpınar'da mutlaka madalya kazanmayı hedefliyoruz. Hazırlıklarımızı da buna göre sürdürüyoruz. Güreşe büyük destek veren Alaplı Belediye Başkanımız Nuri Tekin'e, Alaplı Belediye Başkan Yardımcımız Fikret Aydın'a, güreş ağamız Burhan Alper'e sonsuz teşekkür ediyorum”diye konuştu.

Etiketler:

yağlı güreş , pehlivan ,

Yorumlar

"Sanatçılar bu konağı pas geçmeyecek"

19 Nisan 2017 Çarşamba 15:41

"Sanatçılar bu konağı pas geçmeyecek"

Restorasyon çalışmaları ile birlikte sanatçı oteli haline getirilecek.

Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu tarafından pansiyon olarak kullanılan tesis; tarihi yapısına uygun olarak yapılacak restorasyon çalışmaları ile birlikte sanatçı oteli haline getirilecek. Sanatın ilelebet kalacak bir değer olduğuna vurgu yapan Vali Ali Kaban, "Zonguldak'ı hala sanat üzerinden okuyamıyoruz. Hep üretim üzerinden okuyoruz. Bir bakıyorsunuz kömürü daha ucuz geldiği anda üretimin bir değeri kalmıyor" diye konuştu.
Zonguldak Valisi Ali Kaban; beraberinde BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, TTK Genel Müdür Vekili Ercan Gebeş, TSO Başkanı Metin Demir ve İl Özel İdaresi temsilcileri ile birlikte Üzülmez Mahallesi'nde bulunan pansiyonda incelemelerde bulundu. 1941 yılında sosyal tesis olarak faaliyete geçen bina, bir süre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nca huzurevi olarak kullanıldı. Tesis, TTK Üzülmez Müessese Müdürlüğünce pansiyon olarak işletilmeye devam ediyor.
Üç katlı tarihi binanın merdivenleri de ahşaptan oluşuyor. Binanın tarihi dokusuyla her bir odasının sanatçılar için tahsis edilebileceğini anlatan Vali Kaban, Knidos Kültür ve Sanat Akademisi ve Portakal Çiçeği Sanat Kolonisi'nden sonra Üzülmez'deki binanın faaliyete geçeceğini aktardı. Kaban, şöyle devam etti:
"Daha önce ülkemizde muhtelif yerlerde hatta iki yerde birisi Knidos'ta var. Bir de Sapanca'da Portakal Çiçeği diye iki tane sanatçılar için özel olarak yapılmış, onların gelip kaldıkları ve buralarda eserlerini verip bu eserlerini oraya bağışladıkları bir sistem var. Burası da İnşallah üçüncüsü olacak. Burayı biz sanatçı konuk evi ve çalışma atölyeleri olarak düşünüyoruz. Ülkemizdeki bir çok güzel sanatlar alanında çaba sarf eden, emek veren sanatçımızın bu kadar coğrafyayı, bu kadar güzel bir tarihi pas geçmemesi için bizim onları tutacağımız, konuk edeceğimiz bir yere ihtiyaç vardı. O anlamda Rumbaki Konağı iyi bir yer olarak gözüktü. Hali hazırda bir tür otel gibi, konuk evi olarak kullanılıyor. Burayı üniversitemiz de hakikaten çok değerli çalışmaları olan Ali Azkar Çakmakçı hocamızın da içinde bulunduğu sanatçılardan oluşan bir vakıf kurup, bu vakfın kullanımına verecek tarzda Özel İdaremizle birlikte bir çalışma planladık. Burası aynı zamanda Üzülmez Kültür Vadisi'nin tepesinde yer alan bir yapıdır. Bunu özellikle de gerek Rumbaki Konağı adını koruyarak devam ettirmek durumundayız. Türkiye böyle birlikteliğin etnik yapısıyla, kendi durduğu yerin iç içe olduğu bir dünyayı ifade eden bir ülke. Burada her bir odada yaşayan sanatçılarımızdan o vakıf kendisi bunu yapacak, tahsis edecek o sanatçılarımız değişik tarihlerde gelecekler. Başkaları gelecek kalacak. Onlar burada ürünlerini verdikten sonra vakıfa bağışlayacaklar. Vakıf da bunları modern sanatlar müzesinde ya teşhir edecekler veyahutta gelir sağlamak amacıyla onları satarak varlığını devam ettirmeye bakacaklar. Zonguldak'ın gerek turizm, gerek sanat alanında bir türlü yerini bulamadığı, hak ettiği yeri bulmamıza vesile olur diye düşünüyorum. Zonguldak'ı hala sanat üzerinden okuyamıyoruz. Hep üretim üzerinden okuyoruz. Bir bakıyorsunuz kömürü daha ucuz geldiği anda üretimin bir değeri kalmıyor. Sanatın öyle bir şeyi yok. Sanat ilelebet kalacak bir değer."

Etiketler:

sanat konağı , vali Ali Kaban , rektör Mahmut Özer ,

Yorumlar