Abalı’da ‘Evet’ Coşkusu...

14 Nisan 2017 Cuma 19:42

Abalı’da ‘Evet’ Coşkusu...

AK Parti Karadeniz Ereğli İlçe Teşkilatı, Pazar günü yapılacak olan halkoylaması çalışmalarını yoğun bir program içerisinde sürdürdü.

AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Fatih Çakır, beraberindeki partililerle birlikte dün ilk olarak Çaylıoğlu halk pazarını ziyaret etti. Çaylıoğlu’nda büyük bir ilgiyle karşılanan Çakır, esnafa ‘bereketli kazançlar’ temennisinde bulunarak, Anayasaya değişikliğini öngören halkoylamasında ‘Evet’ desteği istedi. Çaylıoğlu’nun ardından Kandilli beldesine geçen Çakır ve partililer, burada da büyük bir coşkuyla karşılandı. Çakır, partisinin Kandilli Belde Teşkilatı tarafından hazırlanan programda kalabalık bir vatandaş topluluğuna hitap ederek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne destek istedi.

AK Parti İlçe Seçim Koordinasyon Merkezi tarafından hazırlanan programların dünkü bölümü Uzunmehmet Mahallesi Abalı Camii önünde yapılan mitingle tamamlandı.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol, AK Parti Ereğli İlçe Başkanı Mehmet Fatih Çakır, bazı yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri, kadın ve gençlik kolları yönetimi ile Uzunmehmet mahallesinde düzenlenen mitinge vatandaşlar da büyük ilgi gösterdi.
Mitingin açılış konuşmasını yapan AK Parti İlçe Başkanı Çakır, geçmişte yaşanan koalisyon dönemlerinin darbeleri de beraberinde getirdiğini ifade ederek, bu süreçlerde ülkenin uğradığı zararlardan söz etti. Çakır konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “2002’de AK Parti iktidara geldi, krizlerle boğuşan Türkiye’de nefes almaya çalıştık. Sağlık alanında Devlet Hastaneleri ile SSK Hastanelerini birleştireceğiz, herkes eşit sağlık hizmeti alacak dedik. Ayağa kalktılar, bugün hayır diyenler o gün de hayır dediler. Bunlar zaten bu devletin, milletin yararına ne yapılsa hep hayır dediler. Hastaneleri birleştirdik. Sağlık sistemi çöker dediler. Çöktü mü? Çökmedi, hamdolsun dörtdörtlük gidiyor. Kendilerini yalnız hisseden engellilerimiz vardı. Hem engellilerimize, hem yaşlılarımıza, hem de bunlara bakanlara ekonomik destek veriyoruz. Allah’a hamdolsun engelli ve yaşlılarımızı topluma kazandırdık. Türkiye’de uçaklara sadece zenginler binerdi, ama artık otobüs bileti fiyatına uçakla seyahat etme özgürlüğü var. Cumhuriyet tarihinde, 80 yılda yapılan karayolundan daha fazlasını 15 yılda yaptık. Artık vatandaşımızın bir kıymeti var, bir değeri var. Eskiden IMF geliyordu, Başbakanlarımıza ayar veriyordu. Borç alan, emir alır. Allah’a hamdolsun IMF’nin parasını verdik, ülkemizden gönderdik. Artık özgürüz. Milli ordu, güçlü ordu, güçlü Türkiye diyorduk; bir insansız hava aracımız yoktu. Amerika’dan, İsrail’den istihbarat desteği bekliyorduk. Siz bakın orada terörist var mı diyorduk. Varsa yok dediler, yoksa var dediler, gittik boş dağlara taşlara bombaları attık, hem ekonomik anlamda paralarımız gitti hem de terörün belini kıramadık. 30 bin şehit verdik. Doğuda karakollarımız vardı, bir saldırıda delik deşik olurlardı. Her saldırıda 30-40 şehit verdiğimiz AK tütün karakolunu hatırlıyoruz. Ama bugün ekonomik durumumuz iyi olunca kale kollar yaptık, hepsi savunmalı. Şimdi hiçbir kale kolumuza saldıramıyorlar. Artık Türkiye başkalarının yazdığı senaryolarda figüranlık, yardımcı roller oynayacak bir ülke değil; kendi yazdığı senaryolarda başrol oynayacak bir Türkiye’dir Allah’a şükür.Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bize neyi getirecek? Çift başlılık olan her yerde mutlaka restleşme olur. İşte o restleşme olduğu gün onu çözmek çok daha zor. Bugünden aynı Muhtar gibi, aynı Belediye Başkanlığı gibi kesintisiz 5 yıllığına, tek başına iş başına Cumhurbaşkanı getireceğiz. Hem de en az yüzde 50+1 oy ile. Bundan sonra koalisyonlar seçimden önce yapılacak. Göreceksiniz, eğer Cumhurbaşkanı sağcı ise yardımcılarından biri yada kabinesinde solcular da olacak. Artık tam anlamıyla bütünleşeceğiz. Bu bir yönetim sistemidir, bundan sonra koalisyonlar olmayacak. Sizlerden sandıklardan güçlü bir ‘Evet’ çıkararak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne sahip çıkmanızı istiyoruz.”

UYSAL: “GELSİNLER DE KARADENİZ’E DÖKSÜNLER!”

Mitingde konuşan Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, “Biz inanıyoruz ki ülke genelinde ‘Evet’ oylarıyla sandıklar patlayacak.” dedi.Uysal, “Ülkesini ve vatanını seven, devletin bekası için çalışan herkese teşekkür ediyorum. 16 Nisan çok önemli. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, inşallah sizlerin ‘Evet’ oylarıyla sandıktan geçecek. Buna eminiz. Bu yüzden biz belediye olarak sizlere yüzme kursu açmıyoruz, sizlere bot, sandal almıyoruz, hadi gelsinler de Ereğli’de Karadeniz’e döksünler. Evet çıkacak, Türkiye kazanacak. Bizler yüzme derslerimizi 16 Nisan’dan sonraya erteledik. Hiç kimse denize düşmeyecek. Sizler, vereceğiniz ‘Evet’ oylarınızla Milletvekillerini ve hükümeti seçmeye var mısınız? Gençlerimiz, çocuklarımız çok heyecanlılar. Abalılar, bugünden çocuklarınızı hazırlayın. Meclis gençleşsin, 70 yaşındakilerden kurtulalım. Vesayet odakları kalksın diye ‘Evet’ diyor muyuz? İstikrar için, büyük Türkiye için, gelecek nesiller için, koalisyonlardan kurtulmak için, güçlü hükümet için, bugünkü sorunları torunlarımıza bırakmamak için ‘Evet’ diyor muyuz? Biz inanıyoruz ki ülke genelinde de ‘Evet’ oylarıyla sandıklar patlayacak. Bizler Fatih Sultan Mehmet’in torunlarıyız. Fatih Sultan Mehmet, 21 yaşında İstanbul’u fethetti, bir çağı kapattı bir çağı açtı. Bizler bundan dolayı 18 yaşa ‘Evet’ diyoruz, gençlerimize güveniyoruz.Bizim ülkemizin karışmasını ve yerinde saymasını isteyen vesayet odaklarına, Avrupa’ya, PKK’ya, FETÖ’ye, bizim ileri gitmemizi istemeyenlere karşı bizler sandıkta ‘Evet’leri patlatacağız. 16 Nisan’da sandığa gidip ‘Evet’e basarak bütün dünyaya, bütün mazlumlara ‘Evet’ ile cevabımızı vereceğiz. Tek millet için ‘Evet’ mi? Tek bayrak için ‘Evet’ mi? Tek vatan için ‘Evet’ mi? Tek devlet için ‘Evet’ mi? Ereğli ‘Evet’ diyor, Türkiye ‘Evet’ diyor. Sizler olduğunuz müddetçe bizleri kimse yenemez, kimse bize boyun büktüremez” dedi.

Uysal’ın miting alanını dolduran vatandaşlara yönelttiği tüm sorular, hep bir ağızdan yüksek bir sesle ‘Evet’ şeklinde yanıtlandı.

ÇATUROĞLU: “ÜLKEYİ TERKETMEK ZORUNDA KALACAKLAR”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Milletvekilleri Muharrem İnce ile Hüsnü Bozkurt’a yüklenen Milletvekili Çaturoğlu, CHP’lilerin sürekli yalan söylediklerini öne sürdü. Çatoroğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “CHP Genel Başkanı, ‘15 Temmuz bir tiyatrodur, oyundur, planlı darbedir’ diyor. Bu ifadeler, 80 milyon Türk ulusuna hakarettir. 250 şehit verdik, 2 bin 500 gazimiz var. İnsan şehitlerimizin kanından, gazilerimizden utanır. Ama bunlarda utanma yok. Bunların işleri güçleri yalan söylemek. Akşam yatıyorlar, saban türlü türlü yalanlarla insanları nasıl kandırırızın hesaplarını yapıyorlar. Kasetle gelen Kılıçdaroğlu’nun yeni bir kaseti çıktı. Darbe gecesi, havaalanında tanklara selam dura dura kaçtı gitti. ‘Otellere almadılar bizi’ diyor. İnsan biraz utanır. Bu ülkede, bir partinin genel başkanını almayacak otel olmaz. Sonra da ‘Bakırköy Belediye Başkanının evine gittik’ diyor. Kaçtık demiyor. Darbeyi önceden biliyordum demiyor. Kendisi daha önce katıldığı bir TV programında, Cumhurbaşkanımız için ‘kaçacak, gidecek’ demişti. İnşallah 16 Nisan’da sizlerin vereceği ‘Evet’ oylarıyla Kılıçdaroğlu ve teröristler ülkeyi terk etmek zorunda kalacaklar.Bir tanesi de çıkmış ‘Biz hayır çıkacağından eminiz ama ya evet çıkarsa’ diyor. Samsun’a gideriz, Amasya’ya gideriz, Sivas’a gideriz, İzmir’den onları denize dökeriz diyor. Adama çüş derler, çüş. Bu millet gâvur mu? Bu millet düşman mı? Bu millet kurtuluş savaşını yapmadı mı? Bu milleti denize dökecek kuvvet daha anasının karnından doğmadı. Ama sen bekle Hüsnü Bozkurt. 17 Nisan sabahı biz Karadeniz’in kenarındayız, İzmirliler Ege’nin kenarında, Antalyalılar Akdeniz’in kenarında, gel bakalım kim kimi denize döküyor. Biz 80 milyonu sevgiyle kucaklıyoruz. Evetçi de bizim, hayırcı da bizim. Hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğunu dilinden düşürmeyen bu mihraklara diyoruz ki madem ki sandıkta vatandaşın iradesi tecelli ediyor, o zaman sandıktan evet de çıksa hayır da çıksa başımızın tacı olması gerekmez mi? Ama bunlarda hazımsızlık yok, bunlar demokrasiyi kendilerine göre tarif ediyorlar. Kendi zihniyetleri iktidardaysa demokrasi var ama bu millet iktidardaysa demokrasi yok. Buna son vermek için sizleri 16 Nisan’da sandığa davet ediyoruz.”

KOALİSYONLARA, KAVGALARA VE KAYIPLARA TAHAMMÜLÜMÜZ YOK

‘Cumhurbaşkanı bir partiden, Başbakan başka bir partiden olursa ne olacak? Bu kavgayı kim önleyecek?’ diyorlar. Adamlar okumamış, okusalar böyle konuşmazlar. Çünkü 16 Nisan’dan sonra yeni sistemde Başbakan olmayacak. Başbakanın yetkilerini Cumhurbaşkanına vereceğiz ve dolayısıyla böyle bir kavganın olması mümkün değil. Kavga şu anda var, biz bu kavgayı bitirmek için 16 Nisan’da vatandaşlarımızı sandığa çağırıyoruz. Halkoylamasından Evet çıkacağına eminiz. Evet çıktığında ne olacak? İki başlılık ortadan kalkacak. Başbakan-Cumhurbaşkanı kavgası ve o kavgaların ülkemize maliyeti ortadan kalkmış olacak. Bunlar diyorlar ki ’15 senedir ülkede istikrar var, niye bozuyorsunuz?’ Peki yarın ne olacak? Bu ülkenin başına kaç yılda bir Recep Tayyip Erdoğan gibi biri gelir? Recep Tayyip Erdoğan’ın görev süresi bitince ne olacak? Yine kaos, yine kargaşa ve yine kayıp. İşte bizim bunlara tahammülümüz yok. Onun için huzurlarınızdayız. 16 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kabul edildiği takdirde –ki edileceğine eminiz Allah’ın izniyle- koalisyonlar son bulacak. Ülkemizde koalisyonlar zamanında bankaların içi boşaltıldı. 2002’de görevi devraldığımızda, bankaların 17 milyar görev zararı vardı. Niçin? İşte bu koalisyonlardan dolayı. İtalya baş edemedi koalisyonları yasakladı, Fransa yarı başkanlık sistemine geçti. İşte bizde 16 Nisan’dan sonra inşallah ebediyen koalisyonları kaldırıyoruz, hayırlı uğurlu olsun. Biz, bizden öncekilere göre başarılıyız ama dünyaya göre yapacak daha çok işimiz var. Ülkemizdeki milli geliri artırmamız lazım, işsizliği çözmemiz, terörü bitirmemiz lazım. Bunun için güçlü iktidarlara ihtiyacımız var. Ülkemizde ne zaman tek partili güçlü iktidarlar olduysa ülkemiz sıçramaya geçmiştir. Örnek olarak rahmetli Adnan Menderes ile Turgut Özal dönemlerini ve şimdi de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan dönemini gösterebilirim. İşte bunu şansa bırakmamak için, bu sistemi kurumsallaştırmak için sandıklara gidiyoruz.
‘Tayyip Bey iyi-kötü idare ediyor, ya bu millet bir serseriyi seçerse ne olacak?’ diyorlar. Şuna emin olun ki Türk seçmeni, dünyadaki en seçici seçmendir. Hiçbir zaman deliyi, serseriyi seçmez. Seçtikleri kendine hizmet ettiği müddetçe tekrar seçmiştir ama kendine yamuk yaptığını gördüğünde ise sandığın dibine gömmüştür. Bu seçmen, 7 Haziran’da bize de bir ayar verdi. ‘Ey AK Partililer, biraz şımardınız. Yürüyüşünüz değişti, kendinize dikkat edin. Vatandaşla hasbihal edin, vatandaşın dertleriyle daha fazla dertlenin. Size yüzde 40 veriyorum ama iktidar yapmıyorum’ dedi. Şefkat tokadı vurdu, tokadın kuvveti biraz fazla kaçtı, neredeyse yıkılıyorduk, neredeyse ülkemiz 15 Temmuz’da bir koalisyona yakalanacaktı. Cumhurbaşkanımızın büyük basireti sayesinde koalisyon olmadı da tekrar seçime gittik, bu millete ‘aman’ dedik, af diledik, tekrar bize güvendiler ve sandıkları patlatırcasına oy vererek tek başımıza iktidar yaptılar. Allah hepinizden razı olsun. İşte tüm bunlardan dolayı sandıklarda güçlü bir şekilde ‘Evet’ demeye ihtiyacımız var. Biz ‘Evet’ çıkacağına eminiz ama ülkemizin dimdik ayakta durabilmesi için, harici ve dahili düşmanların ülkemize yan gözle bile bakmamaları için yüzde 55 olsun, yüzde 60 olsun, yüzde 65 olsun, yüzde 70 olsun. Fazla mal göz çıkarmaz. 16 Nisan’da sizleri sandıklara davet ediyoruz. Geleceğimiz için, çocuklarımız için, gelecek nesiller için, ülkemiz için ‘Evet’ diyoruz.”


Etiketler:

faruk çaturoğlu , fatih çakır , hüseyin uysal ,

Yorumlar

Teknoloji fakültesi olmazsa,4 yıllık yüksek okul...

14 Nisan 2017 Cuma 19:27

Ereğli Haber

Teknoloji fakültesi olmazsa,4 yıllık yüksek okul...

AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu; son günlerde basın yer alan “Devrek’e var Alaplı’ya yok” haberi ile ilgili Zonguldak kamuoyuna bir açıklama yaptı.

Milletvekili Çaturoğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Bizde, rektörümüzde verdiğimiz sözümüzün ve müjdemizin arkasındayız. Alaplı İlçemize dört yıllık Yüksekokul mutlaka açılacaktır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Bakıyorum da CHP Alaplı İlçe Başkanı ve bazı çevreler sanki okul açılmayacak diye neredeyse zil takıp oynayacaklar. Bu ne utanç verici bir durumdur. Rektörümüz ile yapmış olduğumuz görüşmede; “Teknoloji Fakültesinin nüfus kriterine takılsa bile Alaplı’ya Teknoloji Fakültesi gibi 4 yıllık eğitim veren ve teknoloji fakültesinin bütün bölümlerini ihtiva eden Teknik Bilimler Yüksekokulunun kuruluş çalışmalarının süratle devam ettiğini ifade etmişlerdir.” Görüldüğü gibi adı ister Teknoloji olsun isterse Teknik Bilimler olsun Alaplı’mıza mutlaka 4 yıllık yüksekokul kurulacaktır. Ayrıca Alaplı'ya açılacak olan 4 yıllık yüksekokul ile Devrek'te açılacak olan iki yıllık adalet meslek yüksekokulu arasında hiçbir bağ bulunmamaktadır. Yani Alaplı'ya açılacak olan okulun Devrek'e kaydırılması söz konusu dahi değildir. Böyle bir ima veya beyanda bulunmayı asla ve asla ahlaki bulmuyorum.”

 

Etiketler:

Faruk Çaturoğlu , beü ,

Yorumlar

Bakan Özlü'ye davullu zurnalı muhteşem karşılama...

14 Nisan 2017 Cuma 13:37

Bakan Özlü'ye davullu zurnalı muhteşem karşılama...

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü referandum çalışmaları kapsamında Yığılca’ya ziyaret gerçekleştirdi. İlçe girişinde davul ve zurnalarla Yığılca Belediye Başkanı Muzaffer Yiğit, İlçe Kaymakamı M. Furkan Sancaktutar, Ak Parti İlçe Başkanı Kerem Yalçıner, İGM üyeleri, teşkilat üyeleri ve kalabalık bir halk toplulukla karşılanan Bakan Özlü’ye Belediye Başkanı Muzaffer Yiğit tarafından çiçek takdim edildi.

Karşılamanın ardından kalabalık bir araç konvoyu ile ilçe turu atan Bakan Özlü, halka seslenmek üzere Yığılca Belediyesi Sosyal Tesisleri’ne geçti. Burada yoğun bir dinleyici kitlesine hitap eden Bakan Özlü, Ak Parti hükümetlerinin gerçekleştirdiği icraatları anlattı. Özlü konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yolumuzun projelendirilmesinin ardından ihalesi de yapıldı. 3 adet viyadük eklemesi ile birlikte yolumuz iki yıl içerisinde tamamlanacak. Yığılcalı hemşerilerim merak etmesinler. Biz bu yolun takipçisi olacağız. Sadece yol için değil. Yığılca bizim için önemli bir yer. Siz bize sahip çıktıkça ve biz bunu gördükçe daha azimle Yığılca için çalışıyoruz. Sizlere bir sürpriz haberim daha var. Yürüttüğümüz görüşme ve çalışmalar sonucunda 2018 yılında Yığılca’da doğalgaz çalışmalarına başlıyoruz. Yani 2018 yılında Yığılca’ya doğalgazı getiriyoruz. Böylece Düzce’de doğalgaz olmayan ilçe kalmayacak.”
Yığılca Belediye Başkanı Muzaffer Yiğit, Yığılca ilçesi olarak referandumda en yüksek yüzde oranıyla Evet diyeceklerinin sözünü verdi. Yiğit, “Sayın Bakanıma ilçem adına öncelikle gerçekleştirdikleri ziyaret için teşekkür ediyorum. Bakanımız bizler için büyük bir kazanım. Sağ olsun hangi projemiz olursa olsun, Ankara’da takipçisi oluyor. Halkımın merak ettiği bir konuya da ben açıklık getirmek istiyorum. Turizm Vadisi projesi için DSİ ile yaptığımız görüşmeler olumlu geçti. Sayın Bakanımız Dr. Faruk Özlü Bey bu projeye çok büyük değer veriyor ve önemsiyor. İnşallah onun bu özverili çalışması ve projelerimizi sahiplenmesi ile birlikte ilçemiz Yığılca yakın bir zamanda bölgemizde bir numara olacak. Ayrıca bu referandumda da ben şahsım adına Sayın Bakanıma söz veriyorum. Yığılca ilçesi olarak bu referandumda yüksek yüzde oranıyla “Evet” diyeceğiz ve Türkiye’de sıralamada birinci olacağız. Bugün burada ki kalabalık, ilgi ve alaka da bunun en büyük göstergesidir” dedi.
Bakan Dr. Faruk Özlü halka seslenişinin ardından Yığılca Belediye Başkanı Muzaffer Yiğit ile birlikte başkanlık makamına geçti. Belediye Başkanı Muzaffer Yiğit’in makamında gerçekleştirilen ziyaretin ardından, Bakan Özlü Yığılca Ziraat Odası’na geçerek burada Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Yılgın ile bir araya geldi. Ziraat Odası ziyaretinin ardından Yığılca programını tamamlayan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü Yığılca’dan ayrıldı.

Etiketler:

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü. Yığılca , Belediye Başkanı Muzaffer Yiğit ,

Yorumlar

Çaturoğlu Alaplı Kılçak Köyü'nde ...

14 Nisan 2017 Cuma 13:07

Çaturoğlu  Alaplı Kılçak Köyü'nde ...

AK Parti Zonguldak Milletvekili Çaturoğlu; 16 Nisanda yapılacak referandum çalışmasına Alaplı Kılçak Köyü'nde devam etti.

İlçe Yönetimi, İl Genel Meclisi ve belediye meclisi üyelerini de yanına alarak Alaplı Kılçak köyüne giden Çaturoğlu, burada Kılçak Köyü Muhtarı ve Alaplı Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Uysal ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı.

TÜRKİYE'NİN HIZINA HIZ, GÜCÜNE GÜÇ KATACAĞIZ

Kılçak köyünde yaptığı konuşmada Türkiye'yi 15 yılda 3 kat büyüttüklerini ifade eden Çaturoğlu Anaysa değişikliği ile beraber hızlarına hız katacaklarını söyledi. Çaturoğlu konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Türkiye'yi 15 yılda 3 kat büyüttük. Şimdi yeni sistemle yani 16 Nisanda oylayacağımız Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ve Anayasa değişikliği ile 15 yılda başardıklarımızı çok daha kısa süre zarfına sığdıracağız. Türkiye'nin hızına hız, gücüne güç katacağız. Ana Muhalefet Partisinin yani CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu; 15 Temmuz kontrollü bir darbe girişimidir iddiasında bulunmaktadır. “Kontrollü darbe girişimi” iddiası hem vicdanen hem siyaseten ahlaksızca bir iddiadır. Şehitlerimize, gazilerimize, aziz milletimize hakaret niteliğindedir. Şehitlerimizin ruhunu sızlatacak bir ölçüsüzlüktür. Çirkin bir imadır, hastalıklı bir bakışın ürünüdür.  15 Temmuz hain darbe girişimine “kontrollü darbe girişimi” demek FETÖ’yle aynı dili kullanmaktır. FETÖ’nün dümen suyuna girmektir. FETÖ’yle işbirliği yapmaktır. Bu çirkin iddiayı dile getirmek vatansever CHP seçmenlerine de haksızlık etmektir. Vatansever CHP’li seçmen kardeşlerimizi bu iddianın sahibi kılmaktır, Kılıçdaroğlu’nun kendi seçmenine bile izah edemeyeceği bir büyük yalandır. Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un “denize dökme” söylemi bu millete tepeden bakmalarının, bu milleti hor görmelerinin açık seçik bir örneğidir. CHP yöneticilerinin bu millete ne kadar yabancılaştıklarının bir kanıtıdır. Bütün o uzlaşmacı söylemlerine rağmen, içlerinde millete tepeden bakmanın kibri yatmakta ve ilk fırsatta da açığa çıkmaktadır.Hüsnü Bozkurt’un söylemi de sadece diğer partilere gönül vermiş seçmenlere değil, vatansever CHP’li seçmen kardeşlerimize de bir hakarettir. 16 Nisan’da Evet oyu çıktıktan sonra, milletine yabancılaşmış bu siyasetçiler artık koltuklarını koruyamayacaktır.Demokrasi sandıkta başlar ve sandıkta tecelli eder. Sandık namustur. Sandığa gidip oy atmak ve sandığa sahip çıkmamız gerekmektedir. Seçmenin gönlünü kazanamayan oyunu da kazanamaz. Unutmayalım, halk oylaması sandıklar kapanıp oy sayma işlemi bitene kadar devam eder.Akşamın bu saatinde bizleri dinleme zahmetinde bulunduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah hepimize kolaylık, güç ve başarma azmi versin"

Çaturoğlu burada yaptığı konuşmanın ardından Kılçak Köyünden ayrıldı.

Etiketler:

Faruk Çaturoğlu , EVET , REFERANDUM ,

Yorumlar

"Evet demek için çok sebebimiz var"

14 Nisan 2017 Cuma 12:33

"Evet demek için çok sebebimiz var"

Mahalle mahalle gezen, çarşı-pazar dolaşıp vatandaşlara Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini anlatan Kdz.Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal; “Evet demek için çok sebebimiz var. Barış ve refah dolu bir ülke için, yeniden diriliş, yeniden şahlanış için 16 Nisan’da bir kez daha ayağa kalkıp; ülkemizi bölmek, parçalamak isteyenlere, Türkiye’de kaos isteyenlere karşı, güçlü bir Türkiye için Evet’te birleşelim” dedi.

Kdz.Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, propaganda döneminde ilçedeki 31 mahalleyi gezip, çarşı-pazar dolaşarak vatandaşlara Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini anlattı ve Evet için destek istedi.
Başkan Hüseyin Uysal, gezilerinde yaptığı açıklamalarda özetle şunları söyledi;
“KOALİSYON DÖNEMLERİ BİTİYOR”
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle şuna kavuşacağız. Sandığa gittiğimiz zaman hem ülkemizi yönetecek, ülkemizin başı olan Cumhurbaşkanını seçmiş olacağız, hem de meclisin vekillerini seçmiş olacağız. Aynı gün ikisi de seçileceği için ertesi gün hükümet kurulmuş olacak. Yani koalisyon dönemleri bu sistemde artık bitiyor, tek başına iktidara gelen bir hükümet oluşuyor. Bundan dolayı da siyasi bir istikrar geleceği için ben sizlerden Evet demenizi istiyorum. Bugün 50 yaşına gelen, bu ülkede yaşayan koalisyonları görmüş, darbeleri görmüş olan zaten hiç düşünmeden bu sisteme evet der.
 “EVET ÇIKMASIN DİYE UĞRAŞANLARA BİR BAKIN”
Bu ülkeyi parçalamak isteyenler, Evet çıkmasın diye karşısında duruyorlar. Evet çıkmasın diye uğraşanlara bir bakın. Kandil,PKK-PYD, Fetö, Deaş hep bir ağızdan Evet çıkmasın diye uğraşıyorlar. Batı, Türkiye’nin bir adım ileri gitmemesi için Evet’in karşısında duruyor. Parçalanmamak için, ülkemizin bütünlüğü için, birlik ve beraberliğimiz için daha güçlü bir ülke için bu coğrafyada güçlü irade, güçlü hükümetlerin olabilmesi için bu sisteme ihtiyacımız var. Eski sistem iyiydi diyenlere söylüyorum. 60’da niye darbe oldu, 80’de niye oldu, bir gecede Cumhurbaşkanı bir anayasa kitapçığı attı, sabah kalktın 10 bin dolar borcun 20 bin dolar olmuş. Çok geçmişe gitmeyelim, 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımızın kişisel uyumları olmasaydı bugün burada konuşabiliyor muyduk. Onun için ‘Evet’ dememiz lazım.
“GENÇLERE ‘VATANI KORU’ DİYORSUN, SEÇİLMESİNE NİYE KARŞI ÇIKIYORSUN”
18 yaşında gencimize ‘vatanı koru’ diyorsun da, niye seçilmesine karşı çıkıyorsun. Dünya ülkelerine imrenerek bakıyoruz, gencecik başkanlar, bakanlar var. Peki, bizim ülkemizde niye olmasın? 18 yaşındaki genç hayal kurar, kendine hedef koyar. Milletvekili olmayı arzu ederken dürüst, temiz, çalışkan, ahlaklı olacak. Daha çok çalışacak daha üretken olacak. 22-23 yaşında doktorumuz var, mühendisimiz var. Onlara kendimizi emanet ediyoruz, köprü, ev yaptırıyorsun ama milletvekili olmaz diyorsun. 18 yaşın kazanımları çok fazla. Seçebilirsin dediğine, seçilebilirsin denmesinde ne zarar var. 18 yaş, bu milletin gençlerine onların anne babalarına güven demektir. İşte onun için sadece bu düzenleme için bile ben Evet derim.
“SEÇİM YORGUNU TEK ÜLKEYİZ, KURTULMAMIZ LAZIM”
Seçim yorgunu tek ülkeyiz, artık bundan kurtulmamız lazım. Seçimlerin 5 yılda bir yapılmalı. Birileri hep ‘halk doğru karar veremez’ dedi. Vesayet odakları bu ülkeyi koalisyonlara, darbelere açık etti. Rahmetli Türkeş zamanından başlayan, Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Muhsin Yazıcıoğlu, hepsi bu sistemi dillendirdi. Şimdi 16 Nisan önümüzde bir şans var. 15 Temmuz’da gördünüz, ‘Halk bilmez’ diyenler evinde oturdu, bizim vatandaşımız tanka tokat attı, eliyle durdurdu, mermilere göğsünü siper etti. Bu halk her şeyi seziyor ve biliyor. 10. Büyük ekonomiye kavuşmak için, barış ve refah dolu bir ülke için, yeniden diriliş, yeniden şahlanış için 16 Nisan’da bir kez daha ayağa kalkıp, ülkemizi bölmek, parçalamak isteyenlere, Türkiye’de kaos isteyenlere karşı, güçlü bir Türkiye için Evet’te birleşelim.
 “EVET’LE, TEK OYUN KURUCU MİLLET OLACAK”
Sistem değişikliğinin vatandaşa yansıması nasıl olacak? Millete ne faydası var diyenler var. Öncelikle Millet tek oyun kurucu olacak. Yürütmenin şekillenmesi, bir kısım güç ve vesayet odaklarının isteği ile değil direkt milletin isteğiyle gerçekleşecek. 16 Nisan’da Evet’le kriz, kaos ve belirsizlikler geride kalacak. Durmadan kurulan-yıkılan hükümetlerle zaman kaybedilmeyecek, karar alma süreçleri hızlanacak ve dolayısıyla ülkemizin önüne çıkmış fırsatlar heba edilmemiş olacak. Bütün bunlar, bir anlamda imkan demek, iş demek, aş demek ve özgürlük demek olacak.
“KUTUPLAŞMALAR AZALACAK”
16 Nisan’da Ülkemizin geleceği için partililiği, parti görüşünü bir kenara bırakalım, renk, desen bir kenara bırakalım, hangi görüşe sahip olursak olalım, gelin vatanımız için, ülkemiz için Evet diyelim. Bu ülkenin şahlanışını, dirilişini, ayağa kalkmasını isteyen büyük-küçük herkes hep birlikte Evet dememiz lazım. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle 5 yılda bir seçim olacak ve 2 seçimi bir arada yapacağız. Cumhurbaşkanını ve Milletvekillerini aynı anda seçeceğiz. Bu akıl, uyum, uyumlu olmak ve kutuplaşmamayı gerektirecek. Çok önemli elimizde bir fırsat. Bu sistem kutuplaşmaları azaltacak. Çünkü eğer hükümetin başında olmak yüzde 50+1 oy almak istiyorsan, benim değişik görüş, inanç, kültür her kesimi kucaklamam gerekecek. Herkesten oy almam gerekecek. Bu sistem böylece siyasetin dilini de yumuşatacak. Tek adam eleştirisi yapanlar var. Bir kere milletin yüzde 50+1 oyunu alarak iktidar olana tek adam denmez. Evet derseniz, bu sistem milletin gönlünü kazanamayarak başarısız olanları tasfiye edecek, siyasete yeni yüzler gelecek.
“CUMHURBAŞKANIMIZIN DERDİ GELECEK NESİLLER”
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, mevcut sistemle seçime girse kaybeder mi, her zaman seçilir. Peki o zaman neden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olsun istiyor, çünkü onun deyimiyle damdan düşen anlar. Cumhurbaşkanımızın derdi, gelecek nesillerin bugünkü dertleri yaşamaması. Güçlü bir Türkiye ve gelecek nesillerimiz için Evet’lerimizi artırmalıyız.
EVET DERSEK BAKIN NE OLACAK..
İSTİKRAR: Yeni sistemle kalıcı istikrara kurumsal garanti verilecek. Son 15 yılda ülkemizde istikrar sağlandı ama bu kalıcı değil, bu partiye ve kişiye bağlı bir istikrardı. Yeni sistemle bu garanti altına alınıyor, kalıcı hale geliyor.  
ETKİLİ İDARE: Vatandaşımız hızlı işleyen bir idareye, bürokrasiye 'evet' diyecek. Daha az bürokrasi, daha hızlı büyümeye 'evet' diyecek. Kararnamelerle hızlı düzenleme imkânı olacak.
VESAYETE SON VERİLECEK: Vesayetin tasfiye süreci tamamlanacak. Meclis'in doğrudan belirlenmesi ile milli irade güç kazanacak. Cumhurbaşkanlığı milletin makamı olarak tescillenmiş olacak. Vatandaşımız yüzde 69'la "ben seçeceğim cumhurbaşkanını" dedi. Eksik kaldı. Eksik unsurlar tamamlanıp bu süreç bitmiş olacak. Güçlü yasama, güçlü icraat olacak.
 REFAH: Ekonomide olduğu gibi güvenlik politikalarında da hız katacak. Terörle mücadele, huzura güç verecek. Kurumsal yenilenmeyle bu sürece katkıda bulunacak. Refah seviyesi yükselecek.
 MECLİS: Meclisimizin ve milletvekillerimizin güç kazandığı bir sistem olacak. Yasama yetkisi artık Meclis'te. Hükümetler tasarı gönderemeyecek. Kanunlarla ilgili her şey Meclis kontrolünde olacak. Meclis ilk defa HSKY'ya üye seçecek. Hem Cumhurbaşkanı hem de Meclis'e seçimleri yenileme imkânı verilecek. Halkın temsil gücü artacak.
 BİRLİK-HUZUR: Birlik ve huzur pekişecek. Seçimi kazanmak için yüzde 50'nin oyu gerekiyor. Merkez siyaset güçlenecek. Devlet değil milletin merkezi güçlenecek. Siyasetçiler kendilerini farklı kesimlere açılmak zorunda hissedecek. Siyasette uzlaşma, diyalog kültürü gelişecek.
GÜÇ KATACAK: Sadece içerde değil, dışarıda da Türkiye’ye güç katacak. Fırtınalı bir dönemden geçiyoruz. Bölgemizde sınırların yeniden masaya koyulduğu bir dönemden geçiyoruz. Bu fırtınalı dönemden en az hasarla çıkmamız için güçlü bir devlete sahip olmamız gerekiyor. Bugün  Türkiye karşıtı olan ülkeler hepsi neden 'Hayır' kampanyasına destek veriyor, hiç düşündünüz mü? Çünkü güçlü  Türkiye onlara bağımlı kalmaz. Güçlü  Türkiye onlar ne derse kabul etmez. Bundan korkuyorlar.

Etiketler:

evet , hüseyin uysal , referNDUM , KDZ EREĞLİ ,

Yorumlar