"Kafamı yumrukluyorum"

10 Ekim 2018 Çarşamba 14:09

"Kafamı yumrukluyorum"

Geçenlerde İnşaat ve emlak işi yapan bir arkadaşımla sohbet ediyoruz. O gün tapuda yaşadığı bir olayı anlattı. Arkadaşım bir gayrimenkulün satışı konusunda müşterisi ile her konuda anlaşır.

Satış işlemleri için tapuya gittiklerinde memur, müşterinin kimliğine bakınca 2 tane şahit ister.
Tapudan geri dönerler ve 2 tane şahit bulurlar.
Tekrar tapuya geldiklerinde 2 şahite rağmen memur müşteriye sorular sormaya başlar;
Buraya neden geldiniz?
Hangi işlemi yaptırmak için geldiniz?
Gayrimenkulünüzün adresini söyler misiniz?
Kaç çocuğunuz var, isimlerini söyler misiniz?
Eşinizin adı soyadı nedir?
Anne-baba adınız nedir?
Yanınızda gelen şahitlerin ad ve soyadlarını söyler misiniz?
Şahitleri nereden tanıyorsunuz?
Şahitler ne işle meşguller? v.b. daha bir çok şaşırtmalı sorular sorar.
Uzunca süren sorular ve cevaplarından sonra tapuda işlem yapılır ve gayrimenkul satışı gerçekleşir.
Arkadaşıma ‘Siz her tapuya gittiğinizde böylemi oluyor?’ diye sordum.
‘Evet, belli yaşın üstünde ki müşterilerimizde işlemler bu şekilde yürüyor. 65 yaş üstü alım-satımlarda sadece tapuda değil, noterler de de bu tür uygulama yapılıyor.’ Dedi.
Şaşırdım doğrusu…
Anlatmaya devam etti; ‘Daha bu ne ki… Bazen şahit getirmemize rağmen eğer memur yada noter ikna olmazsa, şüpheli bir durum sezerse ‘Akıl sağlığı yerindedir’ şeklinde resmi sağlık raporu bile istiyor’
Bu uygulamaya daha da fazla şaşırdım.
Bir taraftan da kızdım aslında…
Uygulama biraz onur kırıcı değil mi? Sizce de.
Arkadaşım hemen yanıt verdi; “Aslında görünüşte öyle ama 65 yaş üstü alım-satımlar da bir kişi işlemi yapan memur yada noteri şikayet etse sıkıntı yaşar. Ayrıca 65 yaş üstü alım satım yapanların bir yakını işleme itiraz edip dava açsa ve o yakını hakkında ‘Akıl sağlığı yerinde değildir’ şeklinde rapor alsa satış iptal olur. Ve arada yaşanacak sıkıntıları sen düşün.”
Son söylediklerinden sonra yapılan işleme her ne kadar hak versem de yine de 65 yaş üstü insanı kendi yerime koyduğumda üzülmedim değil.
Sohbet uzadı gitti…
Bu yaş meselesi biraz sonra siyasete yöneldi.
65 yaş üstündeki bir vatandaş gitti bir yere genel müdür oldu…
Günde yüzlerce evraka imza atıyor…
Attığı imzalara biri çıkıp ‘Bu kişinin akıl sağlığı yerinde değildir’ diye itiraz etse…
Gidip hastaneden ‘Akıl sağlığı yerindedir’ diye rapor alıp sunmak zorunda kalacak.
Günde iki imzaya itiraz gelse o genel müdürün zamanı hastanede ‘Akıl sağlığı yerindedir’ raporu almakla geçer.
Hele birde çıkıp “Evde kendimi tokatlıyorum, kafamı yumrukluyorum” diye ifadeler kullansa yandı adamcağız.
“Kafayı yemiş bu adam” derler…
Sağlıklı bir insan kendini niye tokatlayıp kafasını yumruklasın?
65 yaş üstünde başarılı yöneticiler de var…
O yüzden her 65 yaş üstünde ki insana ‘akıl sağlığı yerinde midir, değil midir?’ diye bakmamak lazım.
Her ne kadar bazılarının akıl sağlığı yerinde olsa bile başka sağlık problemleri yaşasalar da…
Mesela ABD Başkanı Tramp… İnsanlar yaşına bakmadan onu başkan yaptı…
Sadece ABD’yi değil dünyaya yön veriyor… Ama pantolonundan peçete düşüyor…
Siyaseten saygı duyduğum rahmetli Bülent Ecevit, Süleyman Demirel ve Erdal İnönü gibi isimlerin son dönemlerini her kes hatırlar.
600 sene dünyaya hükmetmiş bir milleti temsil eden devlet başkanı ya elinde bastonu ile yürüyor yada koluna 2 kişi girmiş ayakta tutmaya çalışıyor.
O insanları çok sevsem de, çok saygı duysam da koltuk değnekle yada başkalarının yardımı ile ancak ayakta durabilen birinin ülkem adına beni temsil etmesine gönlüm razı olmaz.
İnsanlar güzel hatırlanmak için nokta koymasını bilmeli.

Yorumlar

Gölge etme başka ihsan istemez

1 Ağustos 2018 Çarşamba 12:49

Gölge etme başka ihsan istemez

AK Parti’de iki dönem Zonguldak Milletvekilliği yapan Fazlı Erdoğan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından iki dönem sonra aday gösterilmedi.

AK Parti’de iki dönem Zonguldak Milletvekilliği yapan Fazlı Erdoğan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından iki dönem sonra aday gösterilmedi.
Fazlı Erdoğan milletvekili olmadan önce ekonomik açıdan dibe vurmuştu. Milletvekili olunca şansı birden açılıverdi(!) O’nun milletvekilliği döneminde Zonguldak ekonomisi adeta çöküş yaşadı. Haliyle sorumlu olduğu Ereğli ilçesi de. Yüzlerce sac tüccarı, nakliyeci, işadamı iflas etti. Ama o aynı dönemde servetine servet kattı. Karayollarının bariyer ve aydınlatma direkleri ihaleleriyle Allah ona “Yürü ya kulum…” dedi.
Milletvekilliği dönemi yerelde hep kavgalarla geçti. Belediye başkanıyla kavga etti, kendi teşkilatıyla kavga etti, sivil toplum kuruluşu yöneticileriyle kavga etti, gazetecilerle kavga etti. Kavga edecek kimseyi bulamadığında kendisiyle aynanın karşısına geçip kavga etti.
Hatırlar mısınız, Fazlı Erdoğan milletvekilliğinin son dönemlerinde partisinin ilçe başkanı Erol Şahin’i görevden aldıramayınca ayrı bir teşkilat kurmuştu. İş bankasının olduğu bina da kurduğu teşkilatın başına şimdilerde AK Parti Zonguldak İl Başkan Yardımcısı olan Ali Kemal Karaca’yı koymuştu.
2011 yılında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kalemi kırılan isimler arasında yer aldı. Bir ara Abdullah Gül hareketi için yapılan toplantılarda ön saflarda boy gösterdi. Bu hareket yemeyince Fazlı Erdoğan rotasını yine terse çevirdi, hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmeye çalıştı.
2011’den sonra yapılan birçok seçimde bir-iki yerde poz vermek dışında ortalarda görünmedi. Son genel seçimlerde ‘Çok çalışıyormuş’ havası vermeye çalıştı kendisine.
Seçimden sonrada Zonguldak milletvekillerinin dibinden ayrılmamaya gayret ediyor.
Şimdilerde Ereğli Belediye başkanlığına aday olmak için kendisine yol yapıyor.
Geçenlerde katıldığı bir radyo programında ‘Tecrübelerim var’ demiş.
Ereğli’de Fazlı Erdoğan’ın servetine servet katma noktasında büyük tecrübeler edindiği biliniyor da hizmet noktasında hangi tecrübe ve deneyimleri var çok merak ettim doğrusu.
İşin ilginç tarafı Fazlı Erdoğan son yıllarda inşaat sektöründe de faaliyetini artırmaya başladı.
Acaba diyorum; Fazlı Erdoğan’ın belediye başkanı olma düşüncesinin altında inşaat sektöründe de servetine servet katma düşüncesi mi var?
Sonuç itibariyle bu konularda tecrübeli.
Hakkını teslim etmek lazım; Kentine olmasa da kendine hizmet etmeyi iyi bilir.
Hoşçakalın!..

Yorumlar

Sen misin her seçimden birinci çıkan?

22 Mayıs 2018 Salı 11:13

Sen misin her seçimden birinci çıkan?

Nihayet partilerin aday listeleri açıklandı. 24 Haziran 2018 seçimlerine giderken listeler 25 Mayıs günü kesinleşecek.

Listelerde en büyük şoku AK Parti’nin adaylarına bakınca yaşadık. Şoku yaşamamızın nedeni Hüseyin Özbakır ile Faruk Çaturoğlu’nun listede olmaması değil Ereğli ve Alaplı’dan hiçbir ismin göstermelik 4 yada 5. sırada olsa yer almayışıydı.
Diğer partilere baktığımızda Ereğli’den Ünal Demirtaş Zonguldak birinci sırada, MHP’de Ereğli’den Abdullah Bekar ikinci, Fehmi Nuhoğlu 3. sırada, İYİ Parti’de Ereğlili Batu Müftüoğlu 2. Sırada, Havva Çiçek 4. Sırada, Saadet Partisi’nde Gökhan Göktaş 2. sırada yer aldı.
AK Parti’de Kilimlili Polat Türkmen 1, Çaycumalı Ahmet Çolakoğlu 2, Beycumalı Hamdi Uçar 3, 4 ve 5’tede yine merkezden kadın ve gençlik kolları başkanları yer aldı.
Zonguldak’ta toplam seçmen sayısı yaklaşık 450 bin.
Ereğli ve Alaplı bölgesinin toplam seçmen sayısı yaklaşık 160 bin.
En son referandum da Zonguldak’ta birçok ilçede hayır sonucu çıktı. Ereğli ve Alaplı’da ise evet çıktı. Ereğli ve Alaplı’da AK Parti kurulduğu günden bu yana hiçbir genel seçim yada referandum kaybedilmedi. Son olarak 2014 yılında yerel seçimler de kazanıldı ve belediye AK Partili oldu.
Soru şu; Tüm bunlara rağmen AK Parti Ereğli ve Alaplı’ya neden bir temsilci vermedi?
AK Parti seçmen sayısı olarak 2 milletvekili çıkaracak rakama ulaşan Ereğli ve Alaplı’yı gözden mi çıkardı?
Kimileri “Yok efendim Ereğli ve Alaplı’da çok kavga var, o yüzden vermediler” yorumunu yapıyor. Bu görüşe inanmak mümkün değil.
Dahası AK Parti’nin bu kararı ya akıl tutulması yada MHP’nin önünü açmak için bilerek yapılmış.
Bunun başka bir izahı olamaz.
AK Parti’nin bu adaylar ve sıralaması sadece bir partiye yarar oda; MHP. AK Parti teşkilatları ve gönüllüleri Ereğli ve Alaplı’da bu duruma mutlaka tepki verecektir. Tepkinin miktarını seçim sonuçlarında göreceğiz. AK Parti seçmeni Cumhurbaşkanlığında yine Recep Tayyip Erdoğan’dan vazgeçmez ancak milletvekilliğinde tercihini MHP’den yana pekala yapabilir.
AK Parti Zonguldak Milletvekili adayı Polat Türkmen “Artık mesafeler kısa, biz telafi ederiz” babından konuşmalar yapmış. Polat Türkmen’in toparlayıcı bir rol üstleneceğinden hiç kuşkumuz yok. Fakat Kilimli Ereğli arası 1,5 saat. Ereğli temsil edildiği milletvekili ile bile hizmet almakta zorlanırken, Zonguldak ve ilçeleri arasında adaletsizliğe uğrarken şimdi nasıl olacak bu iş?
Elbette AK Parti adaylarının “Biz telafi ederiz, biz tüm Zonguldak’ın milletvekiliyiz” babından açıklamaları olacaktır. Ancak bunun fiiliyatta karşılığı bulunmadığını biliyoruz.
İyi Parti ise özellikle MHP’den geçen teşkilat mensuplarını şoka uğrattı. İYİ Parti ilk sıraları belirlerken solcu adaylara öncülük verdi. Dolayısıyla ülkücü yada merkez sağdan gelen isimleri listelere koymadı. İYİ Parti’nin bu listesi de MHP’ye yarar.
Yani hem AK Parti hem de İYİ Parti’nin belirlediği aday ve sıralamaları MHP’ye yarar.
MHP 2015 Haziran seçiminde bir milletvekili çıkarmıştı. 1 Kasım’da ise çıkaramamıştı. Şimdi ise ortak kanı MHP’nin bir milletvekilini kesin çıkaracağı, ikinci milletvekilini ise çıkarabileceği yönünde.
MHP’nin ikinci milletvekilini çıkarması tamamen çalışmalarına bağlı.
AK Parti’nin 3. Milletvekilini çıkarması ise Ereğli ve Alaplı’ya bağlı.
Bu bölgede en büyük güç (AK Parti açısından) şu anda Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal’da. Bu seçimde Uysal’ın göstereceği performans AK Parti’nin başarısını etkileyecektir.
Uysal, 2015 seçimlerinde olduğu gibi bu seçimde de geri planda kalırsa Hamdi Uçar’ın işi zora girer.
Uysal bu seçimde de ‘Çalışıyormuş’ gibi yaparsa hem kendi geleceğini hem de Hamdi Uçar’ın geleceğin tehlikeye sokar.
Hoşçakalın…

 

Yorumlar
  • Kadir bozkurt
    22 Mayıs 2018 Salı 21:17

    Polat bey toporlayabirmi bilmem fatih çakır gibi akşam ilçe başkanısın deyip sabah tahsilin yok deyip hemşericilik oynarsa köyleri bilmeyenüyeyi delegeyi bilmeyenleri

  • Nurgūl karaca
    22 Mayıs 2018 Salı 14:35

    Yazida Ereğli temsil edildiği milletvekillerin den bile hizmet alamazken diyo demek ki neymiş hizmet almak için kilimli, ereğli, merkez farketmiyomuş

  • Eregli li biri
    22 Mayıs 2018 Salı 12:03

    Yazını harikulade. Koskoca eregliye takan maalesef bir ak parti göremedim. Listeyi kim yaptıysa eregli alapli düşmanlığı var anlaşılan

Sonuçsuz bir seçim

16 Nisan 2018 Pazartesi 18:50

Sonuçsuz bir seçim

Kdz. Ereğli TSO seçimleri dün yapıldı. Kesin sonuçlar 20 Nisan 2018 Cuma günü belli olacak.

Kesin olmayan sonuçlara göre ise Arslan Keleş grubu 9, Sertan Yalçın grubu 8 ve Niyazi Özcan grubu ise 3 meclis üyesi kazandı.
Gruplara bakıldığında Niyazi Özcan’ın liderliğini yaptığı ekibin inşaat grubunda Arslan Keleş ile ittifak kurdukları hemen göze çarpıyor. Yani Arslan Keleş grubundaki bazı isimler kendi grubundaki arkadaşları yerine Niyazi Özcan grubundakilere çalışmış.
En fazla rekabet 6. ve 4. Grupta yaşandı. 6 grupta Sertan Yalçın ile Arslan Keleş grubu arasında iki, 4. Meslek grubunda ise bir oy fark var.
Bu sonuçlar ışığında hiçbir grup tek başına yönetimi belirleyecek sayıya ulaşamıyor. Dolayısı ile seçim sonuçları kesinleştikten sonra ikinci kez bir ittifak gerekecek. Burada kilit rolünde olan Niyazi Özcan’ın lideri olduğu ekipten seçilen inşaat grubunun hangi yönde hareket edeceği.
Genel kanı Niyazi Özcan’ın liderliğini yaptığı ekipte ki inşaat grubundan seçilen meclis üyelerinin Arslan Keleş grubu ile birlikte hareket edeceği yönünde. Fakat 21 Nisan 2018 Cumartesi günü toplanması beklenen mecliste sürpriz sonuçlarda çıkabilir.
Matematiksel olarak birçok olasılık görünüyor.
Sonucu Cumartesi günü hep birlikte göreceğiz.
Fakat asıl sorun meclisin bu kadar parçalı olması. Bu kadar parçalı bir meclisten güçlü bir yönetimin çıkmayacağı endişesi.
Temennimiz tüm grupların Ereğli menfaatleri uğruna birlik ve beraberlik içerisinde olması. Lakin pratikte bunu Ereğli gibi bir yerde başarmak çok zor.
Seçimlere bile üç grup halinde gidilen Ereğli’de başarılamayan tek şey birlik ve beraberliği sağlamak. Bu kültür Ereğli’de maalesef bu güne kadar hiçbir konuda sağlanamadı.
Şimdi bir fırsat var.
Umarım Cumartesi günü bir başlangıç olur.
İnşallah bu sefer Ereğli için güzel bir sonuç çıkar.
Hoşçakalın…

 

Yorumlar
  • esat sarı
    25 Nisan 2018 Çarşamba 08:50

    yeni yazınızı bekliyoruz vedat bey. sayın tso başkanına ve arkadaşlarına ilk fırsatta arkadaşını satana ne deniz diye sorar mısınız. :)))))))

Batan gemiye binenler...

30 Aralık 2017 Cumartesi 12:58

Batan gemiye binenler...

CHP’de Zonguldak il kongresi 6 Ocak 2018’de gerçekleşecek.

Kongrenin aylar öncesinden özellikle Ereğli’de çok ilginç gelişmeler yaşandı.
CHP Kdz. Ereğli İlçe Teşkilatı’nda mevcut Başkan Sertan Ocakçı tek aday olarak kongreye gitti ve kazandı. Bu süreçte milletvekili Şerafettin Turpçu ve Eski Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ile birlikte çalıştı.
Ereğlili Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş’a ise sırtını döndü, görmezden geldi.
Sertan Ocakçı aslında kurtlar sofrasında arada kaldı.
Bir tarafta trilyonlarca lira borç batağına sağlanmış Şerafettin Turpçu, diğer tarafta koltuğunda iken yaptığı kendi hataları yüzünden Ereğli’de seçimi kaybetmiş Halil Posbıyık. İkisininde ortak noktası Kemal Kılıçdaroğlu’na bayrak açan isimler olması.
Şöyle bir bakacak olursanız; Şerafettin Turpçu iflası nedeniyle tüm Zonguldak’ı mağdur etmiş, CHP Genel merkezi ve TBMM’ye hakkında birçok haciz dosyası gitmiş, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na bayrak açıp muhalefetin yanında yer almış bir isim. Açıkça ticari ve siyasi olarak itibarı yerle yeksan olmuş bir siyasetçi. Bu kadar olumsuzluğa rağmen Ereğli ilçe örgütünün Genel Başkan ve parti içerisinde daha fazla itibarı ve saygınlığı olan Milletvekili Ünal Demirtaş yerine kayığı yarıya kadar su almış Şerafettin Turpçu ile yola çıkmasını nasıl değerlendirmek gerekir?
Ereğli ilçe kongresini Şerafettin Turpçu ve Halil Posbıyık kazandı.
Sırada 6 Ocak’ta yapılacak Zonguldak İl Kongresi var.
Belki burada da Şerafettin Turpçu’nun işaret ettiği yada destekleyeceği aday il başkanı olacak.
Bundan sonraki hesap ne?
Genel başkanlık…
Şerafettin Turpçu daha önce Muharrem İnce ile hareket edip Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na bayrak açan isimler arasında yer aldı.
Muharrem İnce büyük olasılıkla bir daha genel başkanlık yarışına girmeyecek.
Şimdilerde muhalefet Fikri Sağlar’a bel bağlamış durumda.
CHP’de Genel Merkez kongresinde Kemal Kılıçdaroğlu tek aday olarak çıkacaktır.
Fikri Sağlar aday olmaya çalışabilir.
Peki, Şerafettin Turpçu sizce bu durumda ne yapar?
Aslında Şerafettin Turpçu’nun hedefi ne Ereğli kongresi nede il kongresi.
Asıl hedef genel başkanlık için oy kullanacak 12 delegeden 10’unu kendisine yakın sağlam isimlerden belirlemek.
Usta siyasetçi Şerafettin Turpçu rolünü öyle güzel oynadı ki hem Sertan Ocakçı’yı hemde Halil Posbıyık’ı kullanıldı.
Sırada il başkanı var.
Turpçu Ankara’da kaybettiği itibarını Zonguldak’ta bulmaya çalışıyor.
Bakalım batan gemiye daha kimler binecek?
Bunu hep birlikte izleyip göreceğiz.

Yorumlar